BEYAZLAR VE BAZI KADINLAR

Yine bir şeyler oluyor. Mart gerçekten de şaşırtmak için gelmiş olabilir mi? Erken konuşmak istemiyorum. Fakat günlerdir üzerimde farklı bir duygu dolanımı var. Arzuladığım dinginlik ve hafiflik yanı başımda sanki. Keyif alıyorum yaptığım şeylerden. Geç kalmalarım da dahil buna; çat kapı gelen misafirler de, ertelediğim ödevler de... Nedendir bilmiyorum, bilemeyeceğim de muhtemelen. Ama gitmesini istemiyorum. İlla bağlamam gerekirse sebebini bir şeye, havaya bağlayabilirim.

Güneş çok güzel battı bugün. Kız kardeşim çok güzel yemekler yaptı. Toptaş yine sadece onun kullanacağı kelimelerle cümleler okudu bana. Saçlarım yine parladı ışıkta, anlık olsa da.

Beyazlar düşmüş saçlarıma. İlk defa geçen hafta gözüme çarptı. Bugün tekrar gördüm bir tane. Anneme gösterdim. Onun bembeyaz saçlarına bakarken kendi başımdaki tek bir tele üzüldüm. Beyaz saçlar kimin hakkıydı ki? En çok kime yakıştırdık beyazları? Oysa ben beyazlarıma üzülürken, beyazlara bürünmek için hayatını ortaya koyan kadınlar tanıdım. Beyaz mıydı bu tezatlığı barındıran? Yoksa kadınlar mıydı? Belki de her ikisi...

Yeni bir şeyler sadece bende olmuyor. Etrafımda da oluyor. Bir film izliyorum. Sandığım kadar keyif alıyorum bu filmden. Bundan çok mutlu oluyorum sonra. Mutluluktan ağlıyorum. Sonra sadece filmlere ağlayabildiğim için üzülüyorum. Ama buna üzüldüğüm için ağlayamıyorum. Çünkü bir filmler, iki kitaplar. Başka bir şeye ağlayamıyorum. Ne zaman kendime karşı ağlama yetimi kaybettim ben?

Az önce Ezgi'nin sohbet videosunu izledim. Sanki ben konuşuyorum, öyle bir heyecan sardı. Onu ilk keşfettiğim zamanı hatırlıyorum. Daha doğrusu o beni keşfetmişti. O zamandan bu zamana onu tanımış olmakla gururlandım videoyu izlerken. Bazı şeylerin verdiği tat değişmeyince de insan mutlu oluyor. Hem de yüreğinin en yumuşak noktasına değmişçesine çok ama çok hoş bir his kaplıyor benliğini. Yıllar sonra hatırladığım dostlarım gibi. Hâlâ onları arayamadım. Oysa arayıp merak ettiğim tüm soruları sormak istiyorum. En azından onları hâlâ hatırlarken bunu yapmak istiyorum. Ertelemediğim bir günde, bir yarında yapacağım.

Beyza Doğuç bana sevdiğim ama artık görüşmediğim birini hatırlattı. Neden görüşmediğimi bile bilmediğim biri. Görüşmek istediğim ve özlediğim biri. Yarının birinde onu da aramalıyım. Bu şarkıyı bu sesten dinledikçe aklıma o geliyor. Bazı sesler kulağa ilk defa gelse de eski bir arkadaş gibi onlara sarılasım geliyor. Böyle hissediyorum. Peki neden bu kadar duygusal yazıyorum?


Yorumlar

  1. Çok hoşuma gitti, mırıldanır gibi yazdıklarınız.. Siz döşeğin bir kenarında bunları anlatırken, ben de başımı sallıyordum hayalimde :) Çok güzel ! Bu gelen duyguları üretime dönüştürün, kıymetli duygular. Bu arada ben bu şarkı söyleyen kızımızı hiç dinlememişim.. yorum yazarken 2. kez dinliyorum. Teşekkürler bu yayın için, iyi geldiniz bana <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorumu okuyunca sayfanın başına gelip tekrar okudum yazdıklarımı. Böyle güzel bir yorumu hakkedecek bir şey yazmamışım. Ama sanırım siz bir aynayla hem kendinize hem de gördüğünüz yere bakarak yazdınız bu güzel sözleri. Çok teşekkür ederim! Beni mutlu ettiniz. :)

      Ayrıca gerçekten de mırıldanır gibi yazmışım. Bu tespitin doğruluğu karşısında önünüzde eğiliyorum. Siz bana daha çok iyi geldiniz. İyi ki geldiniz. :)

      Sil
    2. Bu arada son yayınımda bloğunuzu tanıttım nacizane :) Daha çok okuyan olur umarım yazdıklarınızı. Sevgiler,

      Sil
    3. Çok teşekkür ederim Momentos, çok incesin. :) Benden de kocaman sevgiler.

      Sil
  2. İyi ki de yolumuz kesişmiş o zaman :) Havadan olabilir hep bir mutluluk hali, içimizde tomurcuklanıyor haliyle..
    Daha da mutluluk sarsın seni

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İçimiz tomurcuklansın, yaza çiçek açalım. :) Teşekkür ederim bu güzel sözler için! Kocaman sevgiler :)

      Sil
  3. Hep aynıyız galiba. hele yıllar geçtikçe daha fazla duygusallaşıyoruz hatta bugün blogumda bundan da bahsettim biraz. yalnızca filmlere değil artıkherşeye ağlar oldum. sevgili momentos sayesinde haberim oldu blogundan. keşke izle butonu olsaydı böylece kendi sayfamda akışta çıkıyor. sevdiğim blogları tek tek
    aramak zorunda kalmıyorum. sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah, ben tam tersi işte. Onu anlatmaya çalışıyordum. Ben ağlayamıyorum artık. O yetimi harcamışım. Sadece filmlere ve kitaplara ağlıyor olmak da çok acınası bir şey. Kendi halimiz dururken hele...

      İzle butonu sol üst köşedeki butona tıklayınca çıkıyor. Gözünüzden kaçmış olabilir.

      Sil
  4. Merhaba Momentos takip etkinliginden geliyorum. İçten yazın çok hoşuma gitti. Yüregine saglık. Yaşar'ın bu şarkısını bir zamanlar ne dinlerdim. Anılarım tazelendi. Yüreğim cız etti 😢 Sevgiler 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Saadet! Hoşgeldin. :) Yazıyı beğenmene çok sevindim. Şarkının aslını ben de severim. Bu versiyonunu da ayrı beğendim doğrusu. Sevgiler benden. :)

      Sil
  5. güzel paylaşımlarınız için teşekkürler takipteyim
    https://sevgidoji.blogspot.com.tr

    YanıtlaSil

Yorum Gönder