TANK SEVER MİSİN?

-Tank sever misin?
+Bilmem. Bunun hakkında daha önce düşünmemiştim.

O insanı geri çevirmem gerekiyordu. Çok masumane bir soruydu bu ama herhangi bir ortaklığımızın olmadığını da apaçık ortaya seren bir soruydu aynı zamanda. Onu üzmemeliydim. Ama daha sonra, daha çok üzmemek adına o an yapmam gerekiyordu.

Nice insanlar üzdüm. Niceleri de beni... Ama hala benzer umutlarla, o sevdiğim hislere yaklaşmaya çabalıyorum. Unutmak ne güzel şey! Bu çabamıza ortak olup bizi cesaretlendiriyor. Unutmak, ne iyi şey! İyi ki var.

Birkaç gündür yalnız yaşıyorum. Sabahları yalnız kalkıyorum. Gün içinde daha az insanla görüşüyorum. Oda arkadaşımı özlüyorum. Buna rağmen bu yalnızlığın da iyi gelen bir tarafı var. Birden fazla da olabilir doğrusu. Bir kere sabahları çok erken uyanıyorum. Gün hemen başlasın istiyorum. Güneşin doğuşunu bile izledim bugün. Çok güzeldi. Yeni umutlar, yeni hayatlar, yeni çabalar verdi bana. Güne başlamak güzel olunca günü bitirmek istemiyor insan. Bitiyor ama. Olsun. Ertesi güne de az kalmış oluyor en azından.

Bir yerlerden kırılırken insan, onarmayı da öğreniyor zamanla. Yetişkin olmak biraz bu demek sanırım. Zamanında o kadar yerdiğim yetişkinliğin ilk defa güzel tarafını gördüm. Ama kendimde gördüm. Babamda gördüm. Arkadaşlarımda gördüm. En sevdiklerimde gördüm. Yetişkin olmaya aday olanlarda ve çoktan yetişkin olmuşlarda gördüm. Bir çocuk ruhlularda görmedim. Olsun. Büyüyünce belki... Olmak da zorunda değiller ki.

Şu aralar kendimi onarıyorum. Umursamazlık bu yüzden güzel. Yetişkinlikle gelen bir şey bana. Ciddiye almadan da onarıma -bakıma- girebiliyor insan. Eh, tatilin de hakkını yememek lazım. İki hafta sonra finaller başlıyor, benim için finaller tatiliyle gelir. O yüzden finallerden çok tatilin geleceğine odaklanmış durumdayım. Bu güzel haberle kendimi onarmamak mümkün mü?

Tatilde neler yapacağımı pek düşünmüyorum. Çok şey yapmak istiyorum, bir de onun listesini çıkarıp kendimi strese sokamam. Hepsini yapamazsam eğer yine kendime kızacağım, tanıyorum kendimi. O yüzden gelişigüzel birkaç hayal kurdum. Onları yaparsam ne mutlu bana. Yapamazsam da canım sağ olsun.

Soruna gelirsek eğer tankları sevip sevmediğimi hala bilmiyorum, çok değerli adını unuttuğum arkadaşım. Fakat seni sevemeyeceğimi biliyorum. Ama seni üzmek de istemiyorum. Umarım, tank seven çok iyi arkadaşlar edinirsin. Mesela ben de sessizliği, huzuru, muhabbeti, yalnızlığı sever misin diye soracağım. Öyle arkadaşlar edineceğim. Bir tane bile olur. Ah, aslında tüm arkadaşlarım öyle şu anda. Çünkü hayat, bazen bulunmayı bazen de aramayı gerektiriyor. Kimisi beni buldu, kimisine ben tutundum. Çok aramam, arayamam. Alışkanlığım değil. Fakat aradığım biri var şu anda. Onu bulduğumda soracağım.



Yorumlar

  1. Tank sever misin nedir yahu, garipsedim biraz açıkçası :D
    Başka soru mu kalmadı dediğin gibi..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biraz mı sadece? :D Bu, 4 yıl önce olmuş bir olay ve hala dün gibi aklımda. İşin asıl garip yanı, çok yeni tanıştığım biri sormuştu. O an onu üzmek bana acı verdi. Sırf kendi olduğu için. O yüzden çok garip, fakat bir o kadar da acı geliyor bana.

      Sil
    2. "Sırf kendi olduğu için"... Böyle güzel bir düşünceye sahip olman artık beni şaşırtmıyor. Keşke senin gibi düşünen daha çok insan olsa, dünyanın buna ihtiyacı var, Roro.
      Ve tatilinde başarılar, finaller zaten hemen bitiyor dediğin gibi :)

      Güneşin doğuşunu izleyemedim hiç ama, havanın aydınlanmasını bilirim erken uyanmalarla. Harika bir onarım...

      Sil
    3. Dünyanın ihtiyaç listesi çok uzun. Önemli olan kendi dünyamızın ihtiyaç listesi. Onu da tamamlamak yalnızca bize bağlı değil, ne yazık ki. Nasıl bir kısır döngü ama!

      Çok teşekkür edeirm sevgili N.G.. Aydınlanan bir hava gibi, aydınlık bir yüreğe sahipsin. Senin de bu bakış açın dünyanın ihtiyaç listesine eklenmeli, bana kalırsa. :)

      Sil
  2. Tank sever miyim bilmiyorum. Hiç düşünmemiştim. Ama seni severim Roro-san. Hiç düşünmeye ihtiyacım olmadan. :D

    Finaller he? Benim de an itibariyle iki haftam falan var. Düşunce bile mideme kramplar giriyor. Neyse bu konu tatsız kapatalım.

    Ben bu yazıda yorgun ama huzur verici bir şeyler hissettim. Mutlu etti beni sebepsizce. Belki sen yazdığın içindir. Belki de içinde barındırdıklarıdır. Daha çok yaz olur mu Roro? İhtiyacım var gibi hissediyorum.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder