FİLM DAHA BİTMEDİ

Ajandamın bitmesine 9 sayfa kalmış. Son iki yıldır kullandığım ajandam yeni yılda bitecek sanırım. İlk defa yeni bir yılda yeni bir ajanda kullanacağım. Çünkü ilk defa kendime ajanda aldım. Ahaha.

Yeni ajandadan bazı beklentilerim var. Neden acaba? Bilmem. Alt tarafı ajanda işte. Kolay yazılsın. Çok ağırlık yapmasın. Çok yük olmasın. Çok kırışmasın. Mümkünse sayfa sonlarına geldiğimde elimi zorlamasın, altına bir şey koymak zorunda kalmayayım. Ha bir de, yazdığım şeyleri güzel göstersin. Cazibesini ve çekiciliğini arttırsın mümkünse. Bu kadar. Başka bir şey beklemiyorum. 

Ajandayı genelde olarak günlük tutmak için kullanıyorum. Ne zaman ajandama yazı yazacak olsam aklıma hep Münip Engin Noyan'ın Oma... adlı kitabı geliyor. Yazar anneannesinin günlüğünden yararlanarak bu kitabı ortaya koymuş. Ben de ölmeye yakın tuttuğum bu günlüklerin kitap olabileceğini düşünüyorum ne zaman bir şeyler karalasam. Oysa bunun gerçek olma fikri bile korkutuyor beni. İznim olsa sorun değil elbette, ama buna izin vermem mümkün değil. Kendimi teşhir etmek istemiyorum. Gerçekten zeka ve duygu seviyemi öğrenmek beni korkutuyor sanırım.



Dün tez danışmanım belli oldu. Bugün de tez jürimin ilk üyesi belli oldu. O kadar mutluyum ki! Son dakika belirlenen ama çok içime sinen kişiler oldu. Çalışmalarını keyifle, aşkla ve "tam benlik" diyerek okuduğum insanlar ikisi de. Okudukça fark ediyorum bunu. Okumak, insanların iç dünyasını gösteren ne önemli bir şeymiş aslında. Oysa kendileri hakkında değil yazılanlar, ama kendi dilleriyle anlamlı bir şeyler ortaya koyma çabaları o kişi hakkında çok şey anlatıyor. Neyi önemli gördüğü, ne anlatmak istediği, neyi yazarak anlamlı kıldığı... Yazı neleri mümkün kılıyor, hayret.


Fakat bu sonuca ulaşırken kısa süreli de olsa engellere çarptım. O engeller beni bu sonuca itti. O yüzden engelleri de sevmek lazım bazen. Şu an o engellere mail atıp "üzgünüm, sizi platonik aşklarım gibi seviyorum" demek istiyorum.
⚥⚥

Nihayet ders dönemi bittiiii! Yuppi! Çok klişe sevinme nidalarım var, değil mi? Buna itiraz edemem. Pazar günü de ailemin evine yerleşiyorum. Finallere oradan hazırlanacağım. Riskli bir seçim ama kararsızlıktan iyidir. Bir ay sonra yine kürkçü dükkanına döneceğim zaten. Kürkçü dükkanının da sevilen yanları var. Dostları, kahveleri, gençlik ruhu ve ortak hisleri var. Kürkçü dükkanım neresi olursa olsun, şu son bir yılda her yeri yuva haline getirebildiğimi düşünmeye başladım. Elbette zaman, emek ve istek gerekiyor bunun için. Ama kendimde bu potansiyeli gördüm. Tabi hep o yuvayı kaybettikten sonra...

⚥⚥⚥

20 Aralık geldi ve geçti. Satürn, benim gezegenim, burcuma girdi. Astrologlar bir ay öncesinden başladı bunun etkilerini anlatmaya. Ders veren bir gezegenmiş, öyle diyorlar. Ben de ders dinlemeyi seven biriyim ki, okullardan elimi eteğimi çekemedim bir türlü. Ağır da hareket edermiş, etkisi hemen göze çarpmazmış filan... Bakalım, neler gösterecek bu satürn? Gerçekten buna totem gibi tutundum ve önümüzdeki 2,5 yılda büyük değişimler bekliyorum kendimden. Daha cesur, daha atak, daha çalışkan olmak gibi. Bunları neden mi istiyorum? Kendimi şaşırtmak için elbette. Kulağa pek inandırıcı gelmiyor sanki.

20 Aralık'la birlikte biraz daha enerjik olduğumu düşünüyorum. Dedim ya, totem yaptım. Bir şeyleri değiştireceğim kendimde. Gerçi mekan değiştirmek bile benim üzerimde etkisini gösteriyor hemen. Fakat bunun dışında birkaç hayal kurdum yine. Hayatıma temas etme zahmetinde bulunur belki onlar da. 

⚥⚥⚥⚥

Kulağıma tanıdık olmayan melodiler geliyor. İlk defa duyup alışmak istediğim melodiler. Gözümün aradığı, zihnimin düşünmekten kendini alamadığı... Kitap kokuyor etraf. Kahve sesi geliyor bir yandan. Öte yandan aşk şarkılarında çığlık atan bir çift. Aşık olmaya ramak kalan hayatlar, aşık olamayan ruhlar, aşksız yaşayamayan bedenler. Havada bir tat var. Bu tat bana nostaljik bir his veriyor. Farklı ama tanıdık, tanıdık ama yeni... Kar mı kokuyor?

Olmadık hayaller kurmayı bıraktım. Olamayacak hayallerle mutlu olmaya başladım. İşte bu. Mutluluğumun kaynağı bu. Öyle bir şey ki bu, içinde bulunduğum ortam bir film seti gibi hissettiriyor. Söylediklerim replik tadında, arkadan gelen gürültünün sesi kısık, baş karakter kapıdan girmek üzere. Film daha bitmedi.

Sözlerim neydi?


Yorumlar

  1. Ne desem ki?
    Hafif başlayan, sonlara doğru şiddetlenen, derinden etkileyen, harekete geçiren bir şarkı gibiydi. Bir şeyleri değiştirme adına güzel cesaretler kaptım. Sen yeşillenmek demiştin ya, ben burada en sevdiğim sonbahar kokularını aldım, Roro! :)
    Yüreğine sağlık ve Satürn'e selamlar! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazmadıklarımı, yazamadıklarımı bile okuduğun için asıl ben teşekkür ederim N.! :) Derinden etkileme kısmı biraz iddialı geldi kulağıma, ama sen yazmadığım kısımları da okuduğun için bunu en iyi sen hissedersin.
      Sonbahar kokuları hala burnumuzda tütüyor ama çimen kokusu duymaya da birkaç ay kaldı! :)
      Tekrardan ben teşekkür ederim, okuduğun ve samimiyetin için!

      Sil
  2. Umarım yeni yılda tüm dileklerini gerçekleştirirsin ve Satürn'ün misafirliğinden çok daha güçlenmiş olarak çıkarsın:) İyi yıllar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı dileği ben de sizin için diliyorum! Tüm dileklerimiz, en güzel şekilde gerçek olsun! Güçlenmiş bir şekilde nice yıllarımız olsun. :)

      Sil
  3. Ne samimi bir anlatım... Kalemine sağlık.
    Nedense ajandalarının bir gün kitaba dönüşeceği hissi var içimde. Belki bir gün paylaşmak istersin. Değerli bir kitap olacağına eminim ve o günleri görmek isterim :) Yazmak ve devam etmek adına güzel bir ders aldım okurken. Teşekkür ederim.
    Yeni bir ajanda, yeni bir yıl :) Bence anlamlı bir zamanlama olmuş :) Umarım totemin tutar ve hedeflediğin şeylere ulaşabilirsin, denemek bile güzel :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O günleri ben görmek isteyip istemeyeceğimden emin değilim şu anda, fakat benim de içimde ajandalara ve günlüklere dair öyle bir his var. :) Galiba konuşur gibi yazıyorum. Daha doğrusu aynen böyle konuşuyorum günlük hayatımda da, dolayısıyla yakın çevremdekileri de çok sıkıyorum. :D Ama okurken keyif almana sevindim. Güzel temennilerin için de çok teşekkür ederim! Umarım sen de yeni gelen her yılda arzuladığın hayallerine kavuçursun! :)

      Sil
  4. Mutlu olduğun yere döndüğün/döneceğin öyle belli ki satırlarından. Bundan sonra sanki daha bir sık ve yüksek notadan yazılar gelecek senden gibi gibi...

    Ajandanın küçüğü ve çantaya sığabileni makbuldür. Ben de yeni ajandamı bugün itibarıyla açtım. Hepimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum yeni ajandalarımızın :p

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sık ve yüksek notadan yazılar... :) Ne güzel bir betimleme bu. Umarım öyle olur, açıkçası bugün yeni bir yazı girmemek için zor tuttum kendimi. Pek yüksek notadan olmayacaktı çünkü. Ama benim ruh halim zaten hep yanar dönerli. ^^'

      Ben de aynen öyle bir ajanda aldım. Lösev hazırlamış, çok sevdim. Çok teşekkür ederim bu güzel dileklerin için! :) Yeni ajanda, yeni gerçeklere gebe olacak. Umarım o gerçekler en güzel hayallerden doğar. :)

      Sil
  5. Merhaba!
    Son birkaç haftadır yazılarını takip ediyorum. Sayfanı yeni keşfettim ve çok hoşuma gittiği için bir yorum bırakmak istedim. Umarım güzel bir yıl olur senin için de ^.^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Süeda, hoş geldin! Birkaç haftadır tahammül edebiliyorsun demek yazılarıma. :) Ve buna rağmen yorum bırakmak istedin. O zaman sana bir müjdem var, bu yıla girerken büyük bir sadaka vermiş oldun. Bu yıl başına gelebilecek tüm kötülükleri defettiğini bilesin. Şimdiden güzel ve şansın seni bırakmadığı bir yıl geçireceğini görüyorum. Hayırlı olsun!

      Ve tabi ki teşekkür ederim. Gerçekten, önemli bir adım atıp seni tanımama vesile oldun. Çok teşekkür ederim. :)

      Sil
    2. Asıl ben teşekkür ederim böyle güzel yazıları okumama vesile olduğun için. Tahammül etmek de ne demek? Seve seve okuyorum :) Güzel dileklerin için de ayrıca teşekkür ederim.

      Sil
  6. Nereden başlasam ki? Söyleyecek çok şey var gibi hissediyorum. Kendimi huzurlu bir mekanda etrafı unutmuş kitap okuyor gibi hissettim. İlham veren bir kitap. İlhamlarımdan birisin Roro-san. Seni okumak bana iyi geliyor. Bu yüzden umarım o ajandalar bir gün kitap olur. Bize de okumak farz olur.

    Bu sene yine ajanda bitiremedim ama yeni bir ajanda alacağım. Bazı şeyleri yola koymak ve değişimleri temelli kılmak için gerekli olduğunu hissediyorum. Biraz daha kararlılığa ve iradeye de ihtiyacım var. Onu nereden alıyoruz?

    Ve sesi yükselen değişimi hissediyorsan Satürn falan bahanedir sadece. en fazla sana destek olabilir. Sen iste yeter. ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel iltifatlar bunlar. Ama bir o kadar da ağır. Adaletsiz bir dünya için bile fazla haksız övgü almış gibi hissettim. Fakat samimiyetine güvendiğim için utançtan kıvrandığımı da söylemeliyim. :)

      Onu almıyoruz, biz üretiyoruz Fri. Hem de organik, katıksız ve sanayi eli değmemiş bir şekilde üretiyoruz. Zor değil, beraber başaracağız. İnanıyorum ben. :)

      İşte bu. Sen de isteyince yettiğine inanıyorsan aynısını ben de sana söylemeliyim o halde. :) Sen iste yeter Fri. Evet, istiyorum ben de. Ama ben çok şey istiyorum zaten. Yine de artık daha tutumlu isteyeceğim hayattan. En çok bunu istiyorum. :)

      Çok teşekkür ederim her şey için. Yetmeyecek ama ben her şeyi dahil ediyorum bu teşekküre.

      Sil
    2. Böyle teşekkür edildiginde de benim utançtan kıvrandığımı düşünürsek ödeştik. :D

      İsviçreli bilim adamları araştırmış, kanıtlamış. Beraber olunca başarı oranı %80 oluyormuş. Rakamlara inanmayı sevmem ama. Gel biz atasözlerine inanalım. :D

      Tutumlu istemek he. O zaman seninle tanışmayı isteyerek ben bütün hakkımı kullandım galiba ve hala istemeye devam ediyorum. Neyse canım. Biraz şımarık olmaktan zarar gelmez. Hayat yabancı değil. :D

      Sil
    3. Birlikten güç doğar! Bu muydu? O kadar çok atasözü var ki beraberlikle ilgili... Ama inanalım Fri! Beraber başaracağız. :)

      Ahaha. "Hayat yabancı değil." Çok sevdim bu sözü. Benim tanışmayı geç, o karşılıklıydı zaten. Tutumlu olmayı başka yerlerde kullanalım, bunlarda değil. :P :D

      Sil
  7. Gidip gelip bu yazını okuyorum,ancak yorum yapma cesareti bulabildim.-Bloglarda yazılanları okuyup yorum yapmaya çekinen bir ziel..
    ''O yüzden engelleri de sevmek lazım bazen. Şu an o engellere mail atıp "üzgünüm, sizi platonik aşklarım gibi seviyorum" demek istiyorum.'' bu cümleni okuduğumda hem gülüyorum hem de ne kadar doğru düşündüğünü görüyorum.Engeller ,kötü görünseler bile iyiye götürdükleri için şeye benziyorlar...Maleficent'a!
    Yazdıkların her zaman çok hoşuma gidiyor,kitap ya da benzeri bir şey bir gün düşünürsen kesinlikle okumayı isterim :') Özellikle son paragrafların,buradaki son paragrafın sanki dışarıda kar yağıyormuş ve içeride soba başında ısınıyormuşçasına sıcacık hissettirdi.
    Umarım istediğin gelişimi elde edersin,kendine iyi bak..

    -umarım yorum yapma sanatını öğrenebilirim.Yazılarında kullandığın manga parçaları fazla şirin geliyor,içimi ısıtıyorlar, şirinleeeer

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yalnız değilsin Ziel, ben de yorum yapamam her zaman. :) Gidip gelip okuman bile çok çok önemli benim için. Maleficent! Ne çok sevmiştim o filmi. İyi ki hatırlattın, tatilde tekrar izlemeliyim. Ayrıca o filmi zihninde böyle kodlaman da sıradışı. Filmi izleyen herkes bu çıkarımı yapamaz.

      Hava çok soğudui sıcak hissetmeye ihtiyacımız var. Ama bunun benim cümlelerimle olması... mümkün mü cidden? Umarım istediğin gelişimi sen de elde edersin Ziel. İçinde çok büyük bir potansiyelin olduğunu göstermekte bazen aynalar yanıltıcı olabilir, sen kendine bak sadece.

      Yorumunla beni mutlu ettiğin için çoook teşekkür ederim. Keşke o mangaları ben çizebilseydim. Fakat o zaman okumanın tadına varamazdım. İleride senin de çizimlerini böyle kullanmak isterim. Asıl o zaman gör sen şirinliği. :)

      Sil
    2. Ama ama ben çok mutlu oluyorum her cümlende ,çok samimi çok sevimli.Bugün o kadar güzel geldi ki sabah yorumunu gördüğümde.Az önce 16 kişilik testinin sonuçlarını okuyordum da acaba dedim sen de mi bir savunucusun? Çok benzediğimizi düşünüyorum,hayır düşünmekten çok hissediyorum.
      Umarım iyi günlerde ,manga çizdiğim günlerde de konuşabiliriz..

      Sil
    3. Sen söyleyince öğrendim böyle bir kişilik testi olduğunu. Hemen yaptım ve sonucum konsül çıktı. Savunucu değilmişim, hatta aynı kategoriden bile değilmişim. Ama ne var, biliyor musun? Ben de benzer olduğumuza inanıyorum. Ve muhtemelen bu testlerle ortaya çıkmayacak bir benzerlik. Biz hissettiğimize göre, testler yanılmış olmalı!

      İnanırsak olur bence. :) Çok mu klişe oldu? Olsun, inanalım biz yine de.

      Sil
  8. Roro'cum mail adresini bulamadım :) Yorum atarak sana ulaşmaya çalışıyorum :) Mutlu bir haber seni blogumda bekliyor, çekiliş sonucu yazıma bir bak oldu mu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ezgi, beni o kadar mutlu ettin ki! hala aynı şeyleri sayıklıyorum ama başka hiçbir şey düşünemiyorum inan. Şimdi ben sana bir mail atıyorum hemen, sonrada sayfama mail adresimi nasıl koyabilirim onu araştırıyorum. :D

      Sil
  9. Ne hoş bir anlatım tarzı bu böyle. Zevkle okudum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Ne güzel bir yorum bu böyle. O zevki bana da tattırdınız. Ayrıca hoş geldiniz. :)

      Sil
  10. Benimde aklıma geldi bugün, Roromiya hiç yazmıyor mu benim yan listede neden çıkmıyor yeni yazısı diye! Hey Allahım meğer takibe almşım ama oaya eklememişim :-)
    Demek sizde tez çalışmalarına başladınız! Yaşasın bir kurban daha oflayıp puflayıp bu günler ne zaman bitecek diyenler grubuna:-) Kolay gelsin. İyi anlatım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aa ben takibe alınca doğrudan oraya da ekleniyor. Sizin ayrı ayrı mı yapmak gerekiyor o zaman? Ama düşünmüş olmanız bile yeter ki zaten. :)

      Ben ne başladım diyebilirim, ne de başlamadım. :) Bizim okulda sistem biraz farklı; 3 dönem ders, 1 dönem tez şeklinde. Fakat bu şekilde asla yetişemeyeceği için önceden başlamak lazım. Biraz ders, biraz tez yani.

      Çok teşekkür ederim! Size de çok kolay gelsin. Arada aynı yolun kurbanları olarak birlikte hayıflanırız artık. :))

      Sil
  11. Ancak bu kadar dolu dolu yazılabilir herhalde... Bitirme projesini yazarken bile salya sümük ağlayangillerden olarak tez çalışmalarına başlamana sevinsem mi üzülsem mi bilemedim. o.O Çok kolaylıklar diliyorum sadece, bol bol temiz havaya ihtiyacın olacak. Bir de çikolataya ♥ Mutluluğunun formülünü de bir yerlere not ediyorum hemen, çok ihtiyacım vardı açıkçası. Bir de seni mimledim. Umarım henüz yapmadığın bir mimdir. Sevgiyle kal, güzel yazılarını dört gözle bekliyorum *-*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazmayı seviyorum. Hem de ne olursa. Tez konumu da öyle. O yüzden beraber sevinelim bence. :) Yazmak tek başına mutlu ediyor, çikolata başka günleri bekleyebilir sanırım.
      Mimi okudum, çok teşekkür ederim! Açıkçası şu aralar bir mim yazsam güzel olurdu bence de.
      Sen de sevgiyle kal. Hoşça kal. :))

      Sil

Yorum Gönder