YÜZDE 82'Yİ BANA ANLATAN KİTAP

Etkileyici bir şeyler okuduktan sonra ne yapacağımı pek bilemiyorum genelde. Daha doğrusu içimden herhangi bir şey yapmak gelmiyor. Genelde o kadar hislenmiş ve etkisine girmiş oluyorum ki, bu saatten sonra yapacağım her eylem bana anlamsız görünüyor. Sonra ne olacaksa olsun der gibi kendimi bir şeyler yazmaya, kendimce daha anlamlı bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Tıpkı şu anda olduğu gibi.

Bir de elimden olmadan yaptığım şeyler vardır öyle durumlarda. Birdenbire yaşanıveren hâller. Bir olaydan, durumdan ya da kişiyden etkilenmişsem ,ne olursa olsun, ağlama potansiyeline sahibim. Misal, çok olağan bir baba-oğul ilişkisiyle karşılaştım. Ama bana bu ilişki öyle sempatik gelmiştir, öyle sıcak gelmiştir ki; farkında olmadan yelkenleri suya indiririm. Gerçi benim yelkenleri suya indirmem birkaç damla gözyaşıdır, hüngür hüngür ağlamam pek. Onu yapabilmek için tek bir sebebe ihtiyacım oldu şu ana kadar.

Aklıma gelen ilk örneği söylemiş olabilirim, ama aslında burada da dikkatimi çeken bir nokta var. Anne- kız ilişkilerinden pek etkilenmem genelde, genelde baba-oğul olur. Kendimi yerine koyduğum herhangi bir şey beni etkilemiyor kısacası. Anneye sahip bir kadın olarak, annemle ilişkimizin şeklinden olsa gerek. Bizim daha çok birbirini yetiştirmeye dayalı bir ilişkimiz var. Hani, kimileri arkadaş gibidir, kimileri de birbirine hürmet ettiği saygılı ve seviyeli bir ilişkiye sahiptir. Bizimki de böyle garip dokusu olan bir öğrenen-öğreten yapısına sahip. İkimiz de birbirimizi hayata karşı yetiştirmeye çalışıyoruz.

Aslında konuyu anneme değil, etkilendiğimde ne kadar beceriksiz olduğuma getirmek istiyordum. Her ne kadar sulu gözlü olmasam da, kimsenin ağlamadığı filmlerde, kitaplarda, hikayelerde gözlerim dolabilir. Duygusal kelimesini hiç sevmesem de, duygularımı doruklarda yaşadığım da doğru olabilir. Öte yandan, kendime değil de, benim dahil olmadığım şeylere ağlamam da aslında benim serseri kişiliğimin bir parçası olabilir. Bazen ben bile kendimi tanıyamıyorum.

Bu yazının çıkış noktası Kuşlar Yasına Gider romanı. Bir yıldan az bir zaman önce bir arkadaşımla çok sevdiğim Nail'de karşılaşmış ve elinde bu romanı görmüştüm. Kendini kaptırmış okuyordu. O gün bana hem mekanı hem de kitabı sevdiğini söylemişti. Daha sonra Fri ile muhabbetimizde bu kitabın adı geçmiş ve aklımda yer etmeye başlamıştı. En son Paul'ün son yazısında okuyacağı kitaplar arasında gözüme çarpmıştı. Her ne kadar satın alacağım aklımın ucundan bile geçmese de, en son Kadıköy'de servis beklerken bir kitapçıya vakit öldürmek için girdim. İşte o an, tüm bu senaryo yazıldı kaderime ve gidip geldiğim raflardan satın almaya karar verdiğim kitap buydu, Kuşlar Yasına Gider.

Bazen durup ne yapacağınızı siz düşünmeden başkaları düşünmüştür. Siz bundan bihaber hayatınızı yaşıyor olduğunuzu sanarsınız ve hatta tüm ipler de elinizdedir size göre. Fakat bu durum, aslında tüm hayatınızın %18'i için geçerli bana göre. Geriye kalana kaderin cilvesi, oyunu ya da başka bir şey de diyebilirsiniz. İşte o geriye kalan, yani biz habersizken belirlenen o %82'sinden hayatın ne olduğunu anlamaya çalışırız. Bunun yanı sıra, kendimizi tanımakla, tanımlamakla ve anlayabilmekle geçer o yüzdelik. Benim şu an yaptığım gibi. Baba ve oğulların ilişkilerine özenmem, yerine kendimi koyamadıklarıma ağlamam ve kendi seçimlerimi küçümsemem gibi. Aslında etkileniyor olmam, kendi sınırlarımla karşılaşıp kendi halime üzülemeyişimin bir ürünü. Ömrümde kendimden başka her şeye üzülebilmek olduğunu anlamam gibi. Gözleri etrafta gezdirip ne zaman ve nasıl oluveren eylemleri anlamlandırmaktır, ömrün çoğunluğu

Biraz anlaşılmaz oldu ama tam olarak bir bütün halinde anlatabilemek zor benim için. Yeni yeni anlıyorum çünkü ben de. Yenice bitirdiğim bu kitaptan yeni bir hayatı, hayatın da yeni bir anlamını öğrendim. Etkilendim. Hala da etkisi altındayım. Muhakkak. 

Yorumlar

  1. Bazı kitaplar öyle bir etki bırakıyor ki, çokça yazasım geliyor hissettiklerimi unutmayım diye.. Elimdeki kitaplardan fırsat kalsa okumak istiyorum. Yakın zamanda umarım.. Bu arada kitabevi yazına da baktım çok hoş bir yer, istanbula gidince uğramak istediğim yerler listesinde sıraya girdi :)
    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım bende de öyle bir etki bırakıyor olsa gerek ki, hep kaleme yöneliyorum sonrasında. Umarım okursunuz bir gün. :) Sizin özellikle çok keyif alacağınızı düşünüyorum Nail'den, sizin gibi çok samimi bir yer orası. :)

      Sil
  2. Hayatta ne olacağı belli olmuyor. %82 ipleri ele geçirmiş ve senin için örümcek ağını örmüş. Sana da kitabı okuyup bu yazıyı yazmak düşmüş. Bu yazıdan güzel bir kitap olduğunu çıkardım. İçindeki duyguyu anlatmak için çırpınan birinin cümleleri bunlar. Dilerim arkadaşım için de doğru seçim olur. ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle olmuş. :) Kendimi anlatamadığımı düşünsem de birilerinin tam olarak yaşadığım şeyi anlaması çok güzel bir his. Umarım arkadaşın da beğenir. Sonuçta onun sayesinde okumuş oldum ben de. :)

      Sil
  3. Okunacaklar listem ekliyorum.
    Paylaşım için teşekkürler canım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım memnun kalırsınız. Asıl ben teşekkür ederim yazımı okuduğunuz için. :)

      Sil
  4. Çok merak ettim şimdi bu kitabı, hemen listeme ekliyorum ♥

    YanıtlaSil

Yorum Gönder