FİLMEKİMİ, YÜKSEK LİSANS VE KAMPÜS HAYATI

Az daha ölüyordum. Biraz daha geç kalsaydım, ölmüş olacaktım. Hem de boğularak.

Yazmayı biraz daha erteleseydim, havasızlıktan ölecektim. Aslında artık ertelemiyorum da. Zamanın akışında bir türlü yazmaya vakit bulamıyorum demek, herhalde en büyük bahaneyi üfleyerek yok etme etkisi yaşatır. O zaman harekete geçip ölmekten kendimi kurtarmalıyım!

Harekete geçmek derken bunu hem zihinsel hem de fiziksel olarak gerçekleştirmeliyim. Şu aralar varlığımın sosyal tarafı çok ön planda. Okulumun açılmış olmasıyla birlikte bu sosyallik tavan yaptı ve aslında kabım da taştı. Sadece son iki haftada yaşadıklarımı toplasam son bir yılımda yaşadığım sosyalliğime denk düşer sanırım. Ancak sosyal kısmımın duralmasını beklemeden, diğer bölümleri harekete geçirirsem dengeyi sağlamış ve terazinin sosyal kısmını istediğim ayara getirebileceğimi düşünüyorum. Düşünüyorum derken, bunu yazarak düşündüm ve yineliyorum: Az daha yazmasaydım ölürdüm.

Farklı bir kampüs hayatına alışmaya çalışıyorum şu aralar. Hem mahremimi, hem de dış kapının ardındaki her şeyi bir arada tutan bir kampüs. İlk defa bunu deneyimlediğim için biraz zaman alacağa benziyor ancak sorun etmiyorum. Çünkü bunu hep merak ediyordum. Acaba nasıl olacak? Gerçi cevabı az çok tahmin ediyorum. Yabani bir canlıyım sonuçta.

Filmekimi kaçtı bugün. Açıkçası geçen yıla göre daha az hevesli ama bağımı da asla koparmak istemediğim bir program filmekimi. Bana ilk ve son aşkımı hatırlatan, onu anmak için bir tören niteliğinde olan, dolayısıyla sadakatimi de ölçen bir program. Demek sadakatim kazara elden gidebilecek kadar bozuk bir temele sahipmiş. Yine de filmekimi benim için özel oluşunu kaybetmedi. Bir tanecik bile olsa bilet bulursam kaybettiğim sadakatimi geri kazanmak için çabalayacağım.

İstediğim ve programıma uyan biletlerin bir çırpıda tükenmesi aynı zamanda kaderin bir oyunu da olabilir tabii. Belki de ilk aşkıma karşı olan bu sadakatimi artık geride bırakmalıyım. Sonuçta elimde sadakatimden başka bir şey kalmadı; ne saygı, ne sevgi. Yine de hala hulyalarla hatırladığım anlar varsa, sadakatimi hakkeden bir şeyler de vardır orada. O yüzden sadakatimi filmekimine yatırırken, ilk aşkımı da geçmişime gömmeye karar verdim. Bana zamanın öğretilerinden biri...

Filmekimi bir yanda şöyle dursun, ekim ayı da hoş geledursun. Daha ben eylülle hasbihal edemeden ekimin kapımı çalması beni şaşırttı. Zamanı artık ne mevsimlerle, ne de aylarla ölçebiliyorum. Yalnızca birlikte "an"ı yaşadığım insanlar ölçütüm olarak bana yardımcı oluyor. Onun da kaybolup gitmemesi için şu aralar fazla fazla mesai harcıyorum. Umarım kimsecikler kaybolmaz.

Okulumu pek bir sevdim. Düzelteyim, okulumun içindeki insanları pek bir sevdim. Okul deyince aklıma daha çok idarisi geliyor doğrusu. O konuyla ilgili olarak şu anda yorumsuz kalsam da, bu tür şeylere karşı memnun olmak her zaman zordur. Kötü yanlar her zaman daha çok göze çarpar, iyi yanlar da yokmuş gibi saklanırlar. Oysa idari, yönetim, hiyerarşi ve bir şekilde otorite kabul edilen her şey zaten kötüdür algısı zaten sevip sevmeme tercihini baştan yaptırıyor. O yüzden... Ne diyordum? Heh, okulumun insanlarını sevdim. Özellikle kendi bölümdaşlarımı ve birçok hocayı da. Sevmediğim demeyeyim de, daha az kanımın ısındığı hocalarım da oldu. Onlara da şimdilik mesafeli yaklaşacak gibiyim.

Bunun dışında yüksek lisansın lisanstan pek farkı yok. Daha fazla iş yükü, daha fazla sorumluluk ve öğretmen ile öğrenci arasında arafta kalmak dışında. Ne hocalık yapacaksanız, ne de öğrencilik. Hem yol gösterip hem de öğrenmeye çalışmak insana yolunu kaybettirebilir mi? Bunu yaşayıp göreceğim artık.

Bir de şunu söylemek erken olabilir ama yine de inanmak için bunu söylemeye ihtiyacım var. Hayatım yolunda. Her şey yolunda. Hatta bunu söylemek ürkekliğimi dürtse de, birçok anlamda yuva edindiğim bir yer olduğunu hissettiğimi itiraf etmeliyim. Galiba belirsiz hislerin ve belirsiz bir geleceğin kısa süreliğine son bulunması ve kazandığım uzatma dakikaları beni şu anda rahatlatıyor. Belki tüm bunlar beni daha mutlu bir insan yapmayacak ama şimdilik ömrümü uzatacak. Acaba bu iyi bir şey mi?


Yorumlar

  1. İçinde umudun olduğu hersey güzeldir bence. Deneyeceksin göreceksin. Sabredeceksin öğreneceksin :) okulu sevmene sevindm aksi taktirde yillar gecmezdi sanirim :) hersey istedigin gibi olur insallah Rorocum. .. 😘

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her şey sizin de istediğiniz gibi olsun , güzel yorumlarınız size dönsün. :) Yaşamak, gerçekten de deneye yanıla ilerleyen bir süreç. Her ne kadar çok yanılsak da, denemekte ısrarcı olmak lazım. Çok teşekkür ederim tavsiyeniz ve güzel dilekleriniz için. :)

      Sil
  2. Tüm bu mücadelenin içinde en azından "herşey yolunda" diyebiliyorsan doğru yoldasın demektir.
    Artık darısı başıma çünkü hayatımın çözülemeyen bir yumak olduğunu düşündüğüm günler yaşıyorum, umarım senden biraz feyz alabilirim. Okuldaki insanları sevmen de harika çünkü bir yeri keyifli kılan birlikte çalıştığın insanlardır. Yönetim/patronlar her zaman biraz kıldırlar maalesef.

    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bugün bu cümleyi kurmamda yardımcı olan insanlar aslında bana bir şekilde yardımcı olmaya çalışan insanlarıdı, siz de bunlardan biriydiniz. Şimdi sıra bende. Hayat düğüm haline gelen bir yumak olduğunda, ilk iş en basit görünen ipleri bulup hizaya sokmaktan geçiyor. En zoru en dipteki. Ama aslında o da basit bir düğümden başka bir şey değil. Biraz vakit, biraz da sabır karşılığında hepsinin çözüleceğine inanıyorum. :)

      Düğümlerinizden en yakın zamanda kurtulmanız dileğimle, sevgiler.

      Sil
    2. Yazdıklarını okuyunca inanılmaz şaşırdım ve çok mutlu oldum. Şu an da açıkçası ne yazacağımı bilemiyorum; o yüzden sadece teşekkür etmek istedim. Kocaman bir yüreğin var 💐

      Sil
    3. Hislerimiz karşılıklı, o yüzden şaşırmanıza hiç gerek yok. :) Teşekkür etmek bazı durumlarda burnu büyüklük gibi geliyor, o yüzden klişe bir cevapla noktalıyorum. O sizin güzel gören gözlerinizle ilgili. :) Kendine çooook iyi bakın sevgili Sibelynka. :)

      Sil
  3. Kıskandım. Kıskandım çünkü "Her şey yolunda." diyebiliyorsun. Şu an bu cümleyi söyleyebilmek benim için lütuf olurdu. Her şey yolunda gözüküyor ama çığrından çıkmış durumda.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen gözler görür ama zihin anlamaz. İşte o zaman dediğin gibi çığrından çıkan bir şeyler vardır. Zihne bir şeyler anlatabilmek zor olmasına rağmen, kesin sonuca götüren asıl yoldur aynı zamanda. Sanırım her şey zihinde bitiyor, kısacası düşüncede. Ben de tam bu yüzden bunu söylemek ve zihnime anlatabilmek istedim: Her şey yolunda.

      Umarım seninki de yakın zamanda bunu bir şekilde kabullenir. :)

      Sil
  4. Sevindim, yolunda olsun tabii. Bu festival biletleri hep böyle oluyor. Bilet almak için baya azimli olmak lazım sanırım :)
    Güzel günler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçen yıl çok azimliydim ve karşılığını da aldığımı düşünüyorum ama demek ki bu yıl yeteri kadar azimli değilmişim. Olsun. :)
      Teşekkür ederim, size de güzel günler, güzel aylar dileirm. :)

      Sil
  5. bu bilet mevzusunda biraz akışına bırakmak gerekiyor diye düşünüyorum nedense, mesela ben kendi biletlerimi ilk günün akşamına doğru aldım ve tabi ki en "büyük" filmlerdekiler tükenmişti ama bu kalmayan bilet mevzusunun benim yönlendirmesinde hoşuma giden bir şeyler var. (sanıyorum istiyorum ki hiçbir zaman seçmiş olmanın sorumluluğunu almayayım ya da minumuma indirgeyeyim)

    her şey yolunda diyebilmek çok iyi, bizlerde nedense bunu demekten çok korkuyoruz, illa bir sorun olması gerekiyormuş gibi ya da bazı sorunlar olsa bile ona takılmamak mümkün değilmiş gibi

    YanıtlaSil
  6. Demek istediğini çok iyi anlıyorum. :D Açıkçası bu sefer geçen seneki kadar peşinden koşmadığımın ben de farkındayım. Üstüne bir de biletlerin de bu şekilde sonuçlanması sanki benliğimi açığa çıkarttı diye düşünmüyor değilim. Bazen doğal akışına bırakmak lazım. Gerçi ben hep öyle yapıyorum zaten.

    Dediğin şekilde yapan insanların başında gelirim aslında ben. Her zaman içimde taşımam gereken bir dert varmış gibi davranırım. Ama şu anda şükretme vakti benim için. Bu durumda olup da şikayet edersem kendi hayatımdan hiçbir şey öğrenmemiş sayarım kendimi. Ee, kendime de azıcık saygım olsun bari. :D

    YanıtlaSil

Yorum Gönder