Edremit, Can Sıkan Konular, Böyle Güzeliz

Güre
Edremit-Güre

Küçüklüğümde yazları hep Altınoluk'a giderdik. 7-8 yıl aradan sonra yine buradayım. Değişmiş, büyümüş, gelişmiş ve kalabalıklaşmış bir Edremit, pek doğal olarak. Bir şekilde eski günleri hatırlatan ama yepyeni bir duygu. Özlemiş miyim? Pek sayılmaz. Bu halini sevdim mi? Muhtemelen. Bundan sonra gelir miyim? Belki. Her ne kadar çocuk yaştaki keşiflerimiz azalmış olsa da, o huzurlu atmosferini koruduğunu görmek fena değil. Özlemediğimi iddia etsem de, bundan sonra özlemem gerektiğini hissediyorum. Çünkü bir daha buralara gelme ihtimalim çok uzak, sanki.

Aileyle tatil yapmanın güzel yanları var, şüphesiz. Ama bunları saymak beni fazlasıyla bayağı hissettireceği için şu anda buna lüzum yok. Aileyle tatil yapmanın hoş olmayan yanları da var, şüphesiz. Ama bir daha aileyle tatil yapamayacak olmanın hüzünlü ama ağlatmayan yanları var. Asıl güzel olan da bu. Çünkü bu tecrübe ederken öğreneceğim, yeni ve tadına bakılmamış bir duygu.

Biraz da sıkıcı şeylerden konuşalım. Mesela baskı uygulayan ebeveynlerin psikolojisinden... Stresin hayatlarının onulmaz bir parçası haline gelmesinden ya da kendi başarısızlıklarının (!) yansımasını çocuklarında görünce sinirlenmelerinden filan. Sıkıcı şeyler bunlar. Ama bir o kadar da sık karşıma çıkan ve elimi kolumu bağlayan durumlar. Hayır, kendimden bahsetmiyorum. Çünkü bu tür şeyler insanın başına gelince zaten üzüntü verir. Eylemden ziyade kişiye odaklanır insan o anda. Böylece acısını çıkartmak da daha kolay olur tabii. Bir o kadar da travmatik.

Benim bahsettiğim başka insanlar. Yardım etmek istediğim ama el uzatmaya korktuğum... Korkarken içimin cız ettiği ama cesaretimi asla toplayamayacağımı bildiğim durumlar. Dediğim gibi, can sıkıcı işte. Yine de sinir bozucu ve yıpratıcı olmaktan geri kalmıyor.

Bir de yıllanmış can sıkan bir konu var. Motivasyon. Motivasyon kadar yinelenen, popülerleşen ama uydurma bir ürün daha olamaz. Ürün diyorum çünkü bunun son derece ticari bir fikir olduğuna inanıyorum. Yine de önemi yadsınamaz. Özellikle de  -günümüzde- dikkat bozan bu kadar çok etken varken kişinin sürekli odaklı halde kalması da gittikçe zor. Çağın getirileri ve götürüleri denen şeyler var kısacası. Ama motivasyon çağ atlamış bir ürün aslında. Her başarılı insanın borçlu olduğu, başarısız insanın da kendinde eksik bulduğu bir ürün. Satın almak pek kolay, istikrarla korumak pek zor. Yine de satıyor mu? İş var mı? Evet, var.

Rol model almak kadar rol model olmak da zor. Şahsen ben ikisini de beceremeyenlerdenim. Ne alırım, ne olurum. Böyle güzelim kısacası. Böyle seviyorum kendimi. Benzersiz ama olağan bir yapı. Bence bana en yakışanı. Motivasyona en az borçlu olanı.

Egodan değil de, insanlara olan inancım da böyle diyorum aslında. Belki boş bir inanç olabilir ama yine de herkesin kendine ait mantrası olacağına inanıyorum. Ve aslında herkesin mantrası da kendinedir demek istiyorum. Boşverin. Biz böyle güzeliz.

Yorumlar

  1. Rol model olamam ama alıyor da sayılmam. Sadece bakıp ilham alırım. Bana fikir verir. Ortaokulda ve lisede de bir ödev verildiğinde herkese ne yapacağını sorardım. Tetikleyici bir etken olmadan kafamda fikir oluşmuyordu çünkü. Herkes ne yapacağını anlattıkça benim kafamda bambaşka şeyler şekillenirdi. :D

    Kendimi inşa ettiğim bu dönemde de bakıp ilham alıyorum. Gördüklerimi deniyorum. Denerken kendim hakkında daha çok şey öğreniyorum. Ben başka kazaklar giydikçe kendi tenimin gerçekliğini ve özelliklerini kavrıyorum. O zaman diyorum benim başka kazaklara ihtiyacım yok. Gerçek ben tüm çıplaklığımla güzelim. Ben böyle güzelim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle şeyler olabilir tabii ki. Benim de aklımda genelde bir şeyler şekillenir ama çevremdekilerle konuştukçao fikri geliştirirdim. Hem ödev konusunda hem de başka konularda. O yüzden o konuda fiki rlaışverişi iyi oluyor bence de :)

      Kendini inşa süreci uzun zaman alabilir ama sonucunda en çok içe sineni, seni en çok mutlu edeni ve huzuru bulacağın bir yapı ortaya çıkarmak için buna değer. Sen böyle, kendini sevdikçe zaten güzelsin. Ne kazaklara ne de ilhamlara ihtiyacın olacak, sen kendine inandığında. :))

      Sil
  2. Bildiği yoldan giden, ve kendini tanıyan insanlar, ne güzel insanlardır. Onlar böyle güzeldirler, onlar hep böyle kalsınlar!
    Kaleminize sağlık, efendim!.. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizin de değerli yorumunuz ve güzel dileklerinize sağlık, efendim! Varolunuz! :)

      Sil
  3. Bende bir tek kendime rol modelim. Kendi kendimi örnek almaya calisiyorum ki kendim olabileyim :) ay bizde edremite gitmeyi düsnyoruz. Bakalim olucakmi :) aileyle olan herseyi seven biriyimdir. Gercekten degiyor herseye.

    Cok skür rahat bir ailede büydm. Sevdigim kisiyle evlendim. Bence aileler belli bir yere kadar dizginlemelim kontrollü kontrolsüzlük olmalı yani :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanın kendi olmaya çalışması ne kadar güzel bir şey, değil mi? :) Umarım Edremit'e gider ve çok güzel vakit geçirirsiniz. Gerçekten doğallığıyla çok güzel bir yer. :)

      Aile çok önemli ama bir o kadar da insanın elini bağlayan bir hale gelebiliyor özelliğine göre. Yani kafaların uyuşması önemli bir nokta. :)

      Sil
  4. Ahh o baskı uygulayan ebeveynlerden çok var etrafımızda. Ben de şuna inanıyorum, insan çok az değiştire biliyor kendini. İnsan neyse odur:) Anlatsan da öğretsen de bir çoğu sadece kendi bildiği doğrularla yaşıyor. Bilmiyorum kendi gibi yaşamak güzel de, bazen yalnışları düzeltmek için birilerini dinlemek işe yaraya bilir sanki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yazık ki insanın değişmesinin zor olduğuna ben de inanıyorum. Gerçi zor olduğu için de bu kadar değerli bir şey. Tecrübelerden edinilen bilgiler önemli, ama o tecrübeyi kimin yaşadığı ya da kimden dinlenildiği de önemli. Çünkü özdeşleştirdiğimiz kişileri daha iyi dinliyor ve daha çok önemsiyoruz. İnsan işin içine dahil olunca her şey biraz daha karmaşık hale geliyor, öyle değil mi? :)

      Sil

Yorum Gönder