Bu Yaz


Bugün damarımın patladığını öğrendim.

Bir hafta önce çeşitli tahliller için kan aldırdığım Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki kendini hemşire sanan insancık, teşekkür ediyorum sana. Bugün çiçeği burnunda bir hemşirenin taze bilgileriyle kolumun yarısındaki morarmanın sebebini öğrendim. Damar patlamasıymış.

Sorun yok, yaşıyorum. Haberiniz olsun, Bağcılar Eğitim ve Araştırma...

Asıl sorun damarım ya da kırk beşinden sonra damar patlatan hemşireler ya da Bağcılar filan değil. Asıl sorun yazın bitiyor olması. Yine bol miktarda kompleks içeren bir yazı. Haberim yoktu demeyin.

Yaz bitiyor demişken bunu bugünkü sağanak yağıştan çıkarttığımı sanmayın sakın. İstanbul'u bu yaz fazlasıyla seller alıp götürdü fakat hiçbiri benim yaza dair hayallerimi geri getirmedi. O yüzden kendilerine biraz kırgın olmakla birlikte söz konusu olan hayallerimi de sandıklara kaldırmayı düşünüyorum. Şayet bu hayallerin gerçeğe dönüşmesi pek zor, çünkü ben artık yetişkinisdfgh. (Olamadı, olmak da istemiyor.)

Bu yaz çok garipti. Ben çok fazla sinir krizi geçirdim ama hiç belli etmedim. Hatta kendime bile belli etmedim. Sadece aynaya bakınca salak görünen birini gördüm. Ne yapacağını, kime danışacağını bilmeyen biri. "Aileden" olduğuna inandığı kişilere derdini anlatınca "Ben ne yapabilirim?" gibi yüz kızartıcı bir cevap alan biri. Artık kimse aileden değil. Lütfen olmasın da.

Uyumakta zorlandığım gece sayısı da epey arttı bu yaz. Sanki gece uykusu hayatımda bir lüksmüş gibi oldu. Program yapmak, heyecanlanmak, ilgi duymak, karşılık almak gibi diğer lüks saymaya başladıklarımın yanına katıldı, gece uyuyabilmek. Bu konuda kendime kötülük yapıyorum. Bunu nihayete erdirmeliyim.

Lüks demişken hayaller de bir lüks müdür? Onları gerçeğe dönüştürmekten bahsetmiyorum, onları kurmaktan bahsediyorum. Hayal kurmak bir lüks müdür? Peki kimlerin lüksüdür? Üniversitelerde bölümü var mıdır? Çünkü bildiğim en iyi ve tek şey okumak da...



Yaz bitiyor diyordum... Bu yaz hiç de yaz gibi değildi bu arada. Unutulmadık tatil anıları biriktirmedim belki ama aklımda kalan birkaç hoş anım var. Edremit, Gölcük, İskeçe, Karaköy, Kartal... Fakat bu yaz esas olarak 3B ile özetlenebilir: bekleyiş, belirsizlik, bıkmışlık.

Bazen kız kardeşimin yanına gidip çok heyecanlı bir şeyler anlatmaya başlarım ama onun çok vakti yoktur. Bazen de o bana bir soru sorar ve sorduğu soru hakkındaki engin bilgilerimi paylaşmak için derin bir nefes alırım. Tam o anlarda bana, "Abla, üç sözcükle anlat!" der.

Ondan bu cümleyi duyunca genelde cevap vermeye tenezzül etmem. Çünkü bu benim için mümkün değildir. İlk defa bugün, az önce bunu başardığımı hissettim. 

Üç sözcükle; bekleyiş, belirsizlik, bıkmışlık.

Sonuçları ulaşmayan başvuruları bekleyiş. Bekleyişin sonunda elime ulaşan belirsizlikler. Belirsizliklerin ortaya çıkarttığı kaostan bıkmışlık. 

Demek ki bir şeyi ilk defa başarmam bir yılımı alıyor. Bu yaz, son bir yılın özetiydi çünkü. Bunu da ancak şimdi hissedip anlayabiliyorum. 

Bittiğine en çok sevindiğim yazım oldu. Yaz tatillerini kucak açarak bekleyen ben, güze hiç bu kadar sarılmamıştım. Gelsin de sarılayım artık!







Yorumlar

  1. Öncelikle geçmiş olsun, efendim.
    Yaz bitiyor doğru... Siz de sonbaharı sevin, olmaz mı? Ben öyle yapıyorum...
    Şarkı harika :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, efendim. Olur tabii ki, hatta çok da güzel olur. :) Bu şarkıyı çok severim, beğendiğiniz için de ayrıc mutlu oldum. :)

      Sil
  2. Çok geçmiş olsunn!
    Ayy bu yaz artık bitsin, kış en azından vefalı :)
    Bekleyişler biter ve belirsizlikler harika sonuçlara bağlanır umarımm.. ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu güzel dileklere içimden koca bir amiiiiin geçirdim. :) Ben hala kış insanı mıyım, yaz insanı mıyım karar veremedim. Ama her ikisi de ayrı ayrı heyecanlandırıyor doğrusu. :) Geçmiş olsun için de çok teşekkür ederim. Yüreğime umut doldurdunuz.

      Sil
  3. Haha :) o morarma yokmu morarmaaa öldürmez acitmazda öyle ama adı büyk iste damar patlaması 😂
    Ama herkes yapabiliyor canim becerememekten degildir o. Keske bana geleydin hic acıtmam ben elim hafifff 😁

    Yaz banada güzel gecmedi yaa. Tatile gidemedim... offf Yunanistana gideydim raziydim yaniiii 😂😁

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle. Sadece acıyor bir de görüntüsü dayak yemişim gibi bir etki bırakıyor, o kadar aslında. :D Ya ben sizin hemşire olduğunuzu bilsem koşa koşa gelirdim, hiç üşenmezdim. :)

      Umarım önümüzdeki günlerde daha da güzel yerlere gider, umulmadık ve unutulmadık bir tatil geçirirsiniz. Hem Esila için, hem de sizin için çok güzel anılar biriktirirsiniz. :)

      Sil
  4. Geçmiş olsun. Aslında bunu hem kolun hem kalbin için yazıyorum. O da yorgun çıkmış bu yaz.. Güzel bir başlangıç olacak bence bu sonbahar sende. Her bekleyiş elbet bir şeyle sonuçlanıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her bekleyiş gerçekten de bir şeyle sonuçlanıyor. Umarım bu seferki hem tatmin eder, hem de huzur verir. Satır aralarını okumanız bana şimdiden güzel bir başlangıç olmuş tadı verdi. :) Çok teşekkür ederim güzel temennileriniz için. :)

      Sil
  5. bu yaz benim de en çile dolu yazımdı galiba. yaz okulu tek başına mesele değilse de öğrenci evinin yol geçen hanlığının üstesinden tek başıma gelmek zorunda kalmam, arkadaşlarım ulaşılmazdı ve normal okul döneminin aksine hiçbir kültürel aktivitede bulunmamış, gezmemiş (istanbulun iğrenç sıcağını ve korkunç selleri -o doluda evimin camı kırıldı- bir kenara koymayı bile denedim) ve finaller biter bitmez salya sümük hasta olarak tamamlıyorum. teşekkürler 2017!
    senden daha çok dert yandım resmen.
    sonuç:
    a.hayal kurmak kanunen ayrıcalık kabul edilmelidir.
    b.aile kurumu yeniden inşa edilmelidir.
    c.yetişkin kelimesi sözlüklerden çıkarılmalıdır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sürekli kendi şikayetlerimi dinlemektense başkalarınınkine ortak olmak daha iyi oluyor, o yüzden bu dert yanmalara her zaman açığım. :) Ayrıca çok geçmiş olsun, o felakette Anadolu'da oturan herkes zarar gördü sanırım. Bir de bunların üstesinden tek başına gelmen ayıca üzücü. Umarım yakın zamanda da iyileşir ve kalan günlerinde daha iyi bir tatilin olur. Son olarak da yaz okulu... İstanbul'un sıcakları olmasa belki de dönem içinden daha iyi bile olabilir aslında yaz okulu.

      Yazdığın sonuç üç sözcükle anlat olayını başarıyla tamamlamış gibi görünüyor bana. Altına imzamı atar, bildiri olarak da yayınlayabilirim. O derece nokta atışı olmuş.

      Sil
  6. Çok çok geçmiş olsun. Benim de damarı patlatmışlardı, hatta serumu böyle takmışlardır. Yarım saat sonra kolum davul olunca anladılar :s Hulk halt etmiş yanımda.

    Hayaller kısmı ise kalbime dokundu çünkü insanların hayallerinden vazgeçmek zorunda kalması / bırakılması kadar acı verici çok az şey var dünyada. "İyi düşün iyi olsun" demek kadar kolay bir şey değil bu, çok daha büyük, karmaşık bir şey. Ama umarım yeni gelen mevsim taze hayallerini de getirir sana...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayy size daha büyük geçmiş olsun o halde. Hem serum, hem damar... :(

      İçimi okudunuz sanki. Hayallere çok anlam yüklerim, onları yitirmemek için çok uğraştığımı sanarım ama bir şekilde kırılganlar işte. Yine de mevsimlere olan inancım beni ayakta tutuyor galiba. Dediğiniz gibi, umarım bu mevsim de taze hayaller bırakır bana ve bize. :)

      Sil
  7. Geçmiş olsun sonboharı sevin sarılın koklayın <3 Doğduğum ay olmasından yana aşık olduğum sonbahar bir başkadır

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bahar mevsimlerini bir başka severim zaten. Sizin hatrınıza, doğduğunuz ayın hatrına bu sefer koklayacağım onu. :))

      Sil
  8. Morlukla ilgili kısımları okurken içim bi' şey olmadı değil. Çok geçmiş olsun. :( Ruhsal yorgunluğun ilacını bilmiyorum ama sabrın sonu selamettir. Umarım bekleyişinin sonuçları seni memnun eder.

    Bu sene güze sarılmak istemeyen sadece benim galiba. Ama her mevsim yeni hayallere gebedir. Hayaller ise daha çok kelebekler gibidir. Yaz kelebeklerinin ömrü doldu. Güz kelebekleri kozalarından çıkacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sonuçların %80'i, yapılan işin %20'siyle oluyormuş. Bunu öğrendiğimde her bekleyişin sonunda gelen güzelliklerin çok da bir çaba gerektirmediğini düşünmüştüm. Ama o azıcık çaba aslında sabırdan, bıkılan beklemelerden ve daha bir sürü düşük enerjilerle birlikte geliyor. E madem sonuç güzel olacak, o zaman enerji akış yönümüzü değiştirirsen daha iyi olmaz mı? O zaman "amaaan boşver" demeye başlıyor insan, yani ben. :D

      Memnun edeceğine inanıyorum, çünkü inanırsam olur ilkesine güveniyorum. Mevsimler konusunda da hepsine kucak açmak istesem de en çok bahar ve yazı severim, o yüzden kendimi çocuklarına ayrımcılık yapan ebeveyn gibi görüyorum. Yine bazen umulmadık anlar çıkar ortaya ve insana gün doğar. Umarım senin için de güz öyle olur. Hatta hepimiz için. Tıpkı kozalarından çıkan güz kelebekleri benzetmen gibi. :)

      Sil
  9. Roromiya, çok üzüldüm. Geçmiş olsun. Boşver, yaz zaten cadalozun teki. Verimsizliğin gizli kardeşi. Şaka maka kime sorsam bu yaz gerek zihinsel, gerek fiziksel rahatsızlıklarla geçmiş. Bence bu artık kişisel bir mesele değil, iklim meselesi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahaha :D Belki de haklısın, artık iklimler yaz, kız yerine doğal afetlerin adını almalı bana kalırsa. Daha anlamlı olmaz mı öyle? Ayrıca teşekkür ederim, artık daha iyiyim. :)

      Sil
  10. Roromiya, çok üzüldüm. Geçmiş olsun. Bence yaz verimsizliğin gizli kardeşi, sevimsizliğin de ikizi zaten, boşver. Şaka maka kime sorsam bu yaz gerek zihinsel, gerek fiziksel rahatsızlıklarla geçmiş. Bence bu artık kişisel bir mesele değil, iklim meselesi.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder