CHALLENGE #11'İN SONUCU: YİNE BİZE HÜSRAN...


Epeydir elim gitmiyor yazı yazmaya. Ne sadece buraya, ne de ajandama. Ama tam da böyle zamanlarda üstüne düşmek gerek. Yine de bir akış içinde gerçekleşmesi gerek tabii, öyle zorlamayla da olmuyor. Neyse. Bir zamanlar bir meydan okuma yapmaya kalkışmıştım. Onun sonucunu vermek ve bu şekilde yazı yazarken yüklerimden de bir tanesinden kurtulmak istedim. İki taşla bir kuş yani... Bir taşla iki kuş muydu yoksa o?

Bir saniye, kahve yapayım önce kendime.

Önce kuralları hatırlayalım. Yalnızca anımsamak yeterli, zira tamamen hatırlarsak utancımdan bir daha meydan okuma yapmaya girişemeyebilirim. Yine de her şeyi kanlı canlı görmek isteyenler şu yazıyı okuyabilir. Fakat bana kalırsa hiç yormayın kendinizi. Bakın şu şekildeydi aynen:

1- 45 dk kitap okuma
2- 1 saat dışarı çıkma
3- En çok iki kere youtube'a girme
4- Yazı yazma
5- En az iki öğününü kendin hazırlama

Dımdım dımdım dımdım... Doğrusu bu kadar heyecan yapmaya gerek yok. Bence kelimenin tam anlamıyla başarısız olmadım ama başarılı da olmadım. Şöyle ki, ısrarla peşinden koşmadım. Bir yandan finaller, bir yandan mezuniyet filan derken asdfg. Tamam, tamam bahane üretmeye gerek yok. Meşgul olduğuma kendimi inandırdım ve yeterince çalışmadım kısacası. Ancak yazı yazma, en çok iki kere youtube'a girme ve dışarı çıkma kurallarına sadık kaldığımı düşünüyorum epey. Hatta youtube'a artık çok çok az girmeye başladım. Yazı yazma konusunda da her gün ajandama tarih atıyorum, böylece günün en bomba olayını anlatmak zorunda hissediyorum kendimi. Tekrar okuduğum zaman "O gün ne olmuştu yea?" diye kafa patlatmak yerine günün en önemli hadisesi bana yardımcı olur böylece.

Öte yandan kabul etmeliyim ki, kitap okumayı ötelediğim ve kendi öğünümü hazırlamadığım birçok gün oldu. Kendi öğünümü hazırlamak adına sadece meyveli yoğurt yaptığım bile oldu. Durum o dereceye düşünce benim yemek yapma alışkanlığım da hayale döndü kısacası. Olsun. Günün birinde zorunlu icraate dönüşür illa ki. Şimdilik yaşasın anne yemekleri!

Yazı yazmayı özlediğimi ve beni dinlendirdiğini hatırlamak bu meydan okumanın en güzel yanıydı. Özellikle de benim için dar ama önemli bir vakitte bunu yapmış olmam daha değerliydi. Aynı zamanda şu aralar yazacak daha az şeyim olsa da yazmayı daha çok istiyorum. Mesela bloğa bir yazı gireyim bari, diye düşünmüyorum. Bloğa bir yazı yazmalıyım ve beni şaşırtmalı, istiyorum. Bu durum beni blogtan uzak tutmuş olsa da, bir noktada saçma olduğunu kabul ediyorum. Artık kendi gönlümü yapıp iyi-kötü demeden yine yazılar girerim ben. Yazmasam bile girmeden duramadığım için bloğu bedenimden bir parça gibi hissetmeye başladım. Blogcuğum, sanırım sana son gazla yürümeye başladım, haberin olsun.

İyi dağıttım, konuşasım varmış demek. Sonuç olarak ben bu meydan okumaya karşı kendimi tatmin edemedim. Gördüğünüz gibi, günü gününe not aldığım ajandama da yansımış bu durum. İyi ki bunu akıl etmişim, yoksa neyi yapıp yapmadığımı bile hatırlamazdım ben. Dolayısıyla bu meydan okuma bir daha tekrarlanmalı!

Şimdilik hoşça kalın! Kendime daha fazla kızamayacağım.

Yorumlar

  1. Bu işten en kârlı "yazı yazmak" çıktı sanırım, bence çok da iyi oldu :)
    Emeğinize sağlık, efendim, yazılarınızı bekliyoruz! :)

    YanıtlaSil
  2. Rorocum :) bene gayet te iyisin.Ben mesela kurallari hic sevmem.Kendimede kural koymayi beceremem.Beni mutlu ediyorsa yaparim etmiyorsada keser atarim :) Yazilarini bekliyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. :) Ben de yazılarınızı dört gözle bekliyorum. :)

      Sil
  3. günü gününe bir plan hazırlayıp uygulamak benim için de çok zor hatta artık çabalamıyorum bile o derece :) tabii umudun varsa bırakma devam et :) bol bol dayaz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yapamasak da imrendiğimiz şeyler vardır ya hani, benim de bu aynen öyle. Teşekkür ederim. Yazma girişimlerim umarım hiç bitmez. :)

      Sil
  4. Kendime kurallar koyamam. Koysam uyamam. Başkasının koyduğu kuralı da çok takmam zaten. :D Yine tebrik ederim ama Roro-san. Ben bu kadarını bile yapamazdım (aslında yapmazdı). Ve sanırım benim de biraz dışarı çıkmam gerek. Yatağa kök saldım. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben galiba kuralları seviyorum. Ve bunu tam da şimdi fark ettim. Başkası koyduğu zaman asileşiyorum biraz ama yine de tamamen göz ardı edemiyorum. :D Ben de artık sık sık dışarı çıkmaya başladım, normalde çok üşenirdim. Ama sinirlerim de epey yıpranıyor, evde kalmak uzun yaşamayı sağlayabilir. Ona göre bir daha düşün derim. :)

      Sil

Yorum Gönder