CHALLENGE #11: BOZUK DÜZENİM ELDEN GİDİYOR!

Bir kez daha ben merkezli bir yazıya hoş geldiniz. Bu sefer neyden şikayet edeceğim? Ne diye sitem edeceğim? Ya da kimi yerden yere vuracağım?

Bu sefer, birçok sefer olduğu gibi, kendimi yerden yere vurmak istiyordum aslında. Ama bu iktidarsız hâllerim beni benden alıp sinirlerimi iyice tepeme çıkardığı için kendime meydan okumak ve bir önceki yazımda bahsettiğim ben doğurmak amacıyla harekete geçmeyi daha yerinde gördüm. Bugün belki de şu ana kadar yaptığım en basit meydan okumayı yapacağım kendime. Ancak bünyem uzun zamandır kendine meydan okumayıp doğal yaşama alanında bedenini ve zihnini akışa bıraktığı için zorlanacaktır. Fakat asıl amacım her daim iradeyi istikrara bağlamak olduğu için kendime iltimas geçtiğim düşünülmesin. Sıradan özellikleri sabit ama uygulaması zor bir döneme denk gelen bir meydan okuma bu sadece.

İrade, istikrar, basit dedim. Peki bu sefer ne yapmayı düşünüyorum?

Her daim günlük hayatımın içinde olmasını istediğim bazı aktivitelere(?!) yer vermek istiyorum bu meydan okumada. Şaşırtmadım pek, değil mi? Evet, öyle. Zaten neler olduğu hemen aklınıza gelmiştir. Ben yine de bunları önce maddelere dağıtmak, sonra da hayallere dalmak istiyorum. İzninizle.

1- En az 45 dk kitap okuma: Şehir içi ve şehir dışı her türlü yolculuğumda eksik olmayan bu alışkanlığımı, gün boyunca evde olduğum zamanlar savsakladığımı hissettim. "Zaten evdeyim, her zaman okurum" inancıyla bir türlü elime kitap almadığımı gördüm. Bunun önüne geçmek için bu meydan okumada ilk görevimi buna adıyorum.

2- En az 1 saat dışarı çık: Açıklamaya pek gerek yok sanırım. Önümüzdeki on beş gün finaller dolayısıyla harıl harıl ders çalışmayı bahane ederek evden dışarı çıkmam pek düşünülemezdi. Ancak bu durum beni monotonluğa, can sıkıntısına, darlanmaya ittiği için sebebi ne olursa olsun bir saat bile olsa her gün temiz hava almayı kendime temel ihtiyaç olarak görüyorum.

3- En çok iki kere youtube'a gir: Komik biraz, değil mi? Sosyal medya araçlarının hiçbirini kullanmayınca insan youtube'da video izlemeyi abartabiliyor (bkz: ben). Öyle ki, hiç işimin olmadığı videolarda kendimi bulmam yalnızca 15 dakikamı alıyor. Kendimi o hâlde bulunca Sultanahamet'te kaybolmuş küçük bir çocuk gibi hissediyorum. "Nereden geldim ben buraya?"

4- Çok az bile olsa yazı yaz: Ajandamı önceden çok sık kullanırdım. Hem günlük niyetine hem de programlarımı kaydetmek, not etmek için çok iyi oluyordu. Ama ne zaman kendimi kaybetmeye başladım, ajandamı da bir kenara fırlatılmış olarak buldum. Şimdi onu yeniden elime alıp günlerimi nasıl geçirdiğimi değerlendirmemin vakti geldi. Bu değerlendirmelerin sonucu hep hüsran oluyor ama yine de kendimi takip etmeye çaba sarfetmek istiyorum.

5- En az bir öğününü kendin hazırla: Okul bitti, yurt hayatı çoktan bitti, dolayısıyla yemekhane-kafeterya kültürü de bitti. Hazıra konmaktansa mutfakta harikalar yaratmanın vakti geldi! Bu harikalar bir yumurta kırmaktan ibaret olsa bile, bir çoban salata yanında ev köftesi hazırlamak olsa bile. Eskiden annem mutfaktan çıksa da ben yemek yapsam derdim, şu son bir yıldır o evde olsa da bana yemek yapsa diyorum. İnsan nasıl böyle değişebiliyor?

Tek kural var: Bunları on gün boyunca her gün yapmak. 15 Mayıs'ta başlayacak olan bu meydan okuma, 25 Mayıs sabahında sona erecek. Elbette meydan okuma çatısı altında sona erecek ama umalım ki bir ömür devam eder. Tabii sadece ummakla da kalabiliriz, orası ayrı.

roro
Bu resmi ikinci kere kullandığıma göre bu mottoyu epey bir kafaya takmışım.

Şimdilik bu kadar. Kendi bozuk düzenine hayran biri olarak, onu bile yerine getiremediğimi fark etmiştim. Sebebi ne olursa olsun stresin beni bu kadar etkilemesi sinirimi bozuyor. Bunun etkisini kırmak ve biraz da dur demek için challenge'ı bahane ettim. Yoksa gerçekten de basit olduğunu biliyorum. Ve hiç de eğlenceli görünmüyor olabilir. Bundan sonrakinde daha keyifli bir şey yapacağıma söz veriyorum

Sonra görüşmek üzere.

Yorumlar

  1. :) bazen ne kafar basit şeyler bizlere yapamazmışız hissini veriyor dimi riri.Bunları rahatca uygulayabileceğine ve daha neşeli ve aktif olabileceğine eminim.Ve you tube haklarını yemek tariflerinde kullanmanı öneriyorum.Miden doyarsa kalbinde doyar :)) şaka bir yana simdiden basarılar canm.Kendine hedefler koyman çok güzel bence.Tamamen irade meselesi de olsa sen yaparsın gibi :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. :) Ayrıca Youtube konusunda haklısınız, yemek tarifleri en azından daha faydalı olur. Desteğinizi hiç eksik etmediğiniz için ayrıca teşekkür ederim. :)

      Sil
  2. Harika bir liste olmuş, efendim.
    Sosyal medyayı ben de kullanmıyorum, ancak yutup şarkı dinlemek için olmazsa olmazımdır :)
    Meydan okumanızda başarılar diliyorum! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yutup'ta şarkı dinlemek, kaybolmanın en hasırıdr. :) Teşekkür ediyorum.

      Sil
  3. Benimle beraber hayatım da raydan çıkınca buralara uğramaz olmuştum. Ririninrorosunu özlediğimi fark ettim. Ve yine bir çelınç yazısına denk geldim. Hoş bir çelınç. Keşke bende de çelınç yapacak kadar irade olsa ama ne yazık ki yok. Her zamanki gibi başarılar diyorum Roro-san. Umarım başarılı olursun 😊😊 (Not: Hesabın ismini değiştirdim. Eski ismimi hatırlamıyorum. Yeni olmadığımı belirtmek istedim 😅)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Friiiii :D Bana Roro-san diyen nadir insanlardansın, seni nasıl unutabilirim? Geri dönmene çok sevindim. Yeni bir başlangıç yapmana ise daha çok sevindim. Hayırlı olsun. :) Belki daha keyifli çelınclarda beraber oluruz bundan sonra. :)

      Sil

Yorum Gönder