UYKU ÖNCESİ EVLENDİRİLE(MEYE)N ODA ARKADAŞI


Bunun bir mim yazısı olması gerekiyordu.

Ama değil.

Bu, pestilim çıktı biraz ah-vah etmek istiyorum yazısı. Herkes kaldıramaz. Kaldırmasın da zaten.

İki gündür eve çok geç geliyorum. Genelde üst üste 3 kere evden okula gitmediğim için bu hafta bana epey yorucu geldi. Son dakika golü olarak grup projesi için bir yazı yazmamız gerekti ve bugün, hiç yoktan okula gittim. Tam-dört-saat-yol-day-dım......

Yine de, yazıyı yazdık ve grup arkadaşlarımla da iyi anlaşıyoruz. Açıkçası biri bizim işlerimize pek karışmıyor ama benim için sorun değil. Üniversite hayatımdaki ilk grup çalışmam ve aynı zamanda da sonuncusu. Giderayak nasıl bir seçmeli ders aldıysam grupça yapılmayan bir projeden kaçamadım. Bunlar hep kaderin oyunları işte, yoksa ben kaşınmadım.

Grup çalışmasının daha başındayız fakat umarım sonuna kadar saygıyla, sevgiyle ve iyi bir notla geçip birbirimizin yüzüne bakarak ayrılırız. Yoksa iş hayatımda takım çalışması gerektiren işlerden uzak durabilirim. Gerçi takım çalışmasına karşı olduğum söylenemez. Sadece takım arkadaşlarımla normal derecede arkadaş olabilmenin zor olduğuna inanıyorum. Yine de, God, please surprise me!

Her ne kadar deli gibi yorgun olsam da, bu yazıyı yazmam için bana güç verecek bir sebebim daha var. Yataklarımızın baş başa olduğu oda arkadaşım, nam-ı diğer Tokatlı, evleniyor. Tıpkı ilkokul zamanlarımdan bildiğim masallardaki gibi "birdenbire beyaz atlı bir prens çıktı ve..." Tokatlının gönlünü çaldı. Çok hızlı olduğu kadar çok da mutluluk verici oldu Tokatlı için. O mutluysa ben de mutluyum. Evlenmek isteyenler evleniyorsa, bunu yeterince istedikleri içindir. Şu ana kadar tecrübe ettiğim iki yakın arkadaşımda da aynı şeyi yaşadım. O yüzden kendi halime bakıp şükrediyorum ve gerçekten yapmak istediğim şeyi yapmak için daha çok istek duyuyorum. Yeterince istersem, olacak demektir.

Konu saptı, affedersiniz. Şu noktayı kaçırmamam gerekiyordu: Tokatlı, hazırlıktan beri yanımda olan ve onun yanında kahkaha atıp ağlamaktan çekinmediğim ve kararsız kaldığım her anımda onu aradığım kişiden bahsediyorum. Özel konularımı konuştuğum yegâne insanlardan biri. Ve o, artık başka biri için daha çok özel bir anlam taşıyor. Zaten özel birisi, nasıl daha çok özelleşebilir ki?

Saç-ma-lı-yor-um.

Yorulduğum için bu yazıyı şimdilik erteleyeceğim galiba. Zaten çok soru da çözemedim. Belki yaptıklarımı kontrol edersem biraz daha çözme isteği uyanır içimde. En iyisi kaçayım buralardan. Meydan okumanın bitmesine son iki gün! Bu yazıya şimdilik hazır değilim. Kızımız bir evlensin de ondan sonra duygusallaşayım. Daha evlenmeden havaya giremedim galiba.

Hoşça kalın!

Yorumlar