MİM #4: AKLIMDA DELİ SORULAR

Sevgili River çok renkli bir mim hazırlamıştı şubat ayının sonunda. Tabii benim gibi mimlere pek fazla gönül vermeyip ancak bir çırğıda okumayı çok sevenler için bu mimi okumak da çok keyifli olmuştu. Şimdi üstüme düşen görevi yerine getirip River'ın sorularına kendimce cevap aramam gerekiyor, zira hem etiketlediği hem de destek vermek istediğim için bu yazıyı yazmayı bir nevi borç bilirim.

1. Almaktan asla vazgeçemeyeceğin bir şey var mı?

Bu soruya gerçekten bir cevap bulamadım çünkü sanırım her şeyden vazgeçebilirim ben. :D Bu soru çok önceden sorulmuş olsaydı kitap derdim muhtemelen. Ama artık zorda kalmadıkça kitap bile satın almıyorum. Elimde okunmamış kitapları gördükçe içim cız ediyor. O yüzden ya mutlaka edinmem gereken kitapları, ya da hiçbir yerde bulunmayan özellikle getirttiğim kitapları satın alıyorum şu anda. Ancak bu bir cevap sayılmaz bu soru için. Kısacası almaktan vazgeçmeyeceğim bir şey yok.

2. Büyük kocaman bir acı hissettin mi?

Kimi zaman. Ölümler yaşadığımda, ilk aşık olduğumu hissettiğim zamanlarda veya basiretsiz kalıp boğazımda koca bir yumruk oluştuğu her zaman o kocaman acıyı hissettim. Tutuklu kaldığımda ve basiretimin bağlandığı zamanlarda daha çok hissettim, ölümlerden daha çok...

3. Altın günlerine dair korkunç bir anın var mı?

Altın günlerinin tanımı bile korkunç anıları akla getirmiyor mu zaten? Sadece adı bile benim oradan tüymeme sebep oluyor doğrusu. Ayrıca bir tane değil, bir sürü anım var ama hepsinin sonu acıklı bittiği için anlatmasam daha iyi olur. Gerçi misafirler gider gitmez tüm sofranın tekrar kurulup ailecek o leziz yemeklerin yenmesi de altın günlerinin tek iyi tarafı olsa gerek. Ha, şuna da ayrıyeten inanıyorum: Altın günleri o ilk kapı zili çalana kadarki tüm stres her şeye yetiyor. O gün zaten bir karmaşa içinde bitiyor ama o hazırlık evresi ve stresi en korkuncu.

4. Özel bir yeteneğin olsa ne olmasını isterdin?

Özel sözcüğü her şeyi kapsayabilir, değil mi? O zaman benim sahip olacağım özel bir yetenek olsaydı ve buna ben karar verebilseydim, kesinlikle insanların benden uzak durmasını ve beni görmezden gelmelerini sağlayacak bir yeteneğim olmasını isterdim. Böylece 3-4 özel kişi dışında kimseyle görüşmeyip hayatımı daha basit bir şekilde yaşayabilirdim. Bunu gerçekten isterdim. Hala da istiyorum. En azından hayatımın belli bir dönemi için böyle yaşamak istiyorum.

5. "Etraf ne der" diye düşünmeden hareket edebilir misin?

Ederim. Ama bunu kimse anlamaz. Neden bilmiyorum, ben her zaman için etrafın ne düşündüğünü önemsemeden yaşamaya gönül vermiş biri olarak bildim kendimi. Ancak etraf her zaman tam tersini düşünmüş ve aslında hep onlara göre yaşadığımı sanmış. Günün birinde onları arkamda bırakınca da şoka girmişler. Oysa ben hep istediğim gibi davranıyordum. Ama onlar kibarlığımdan yaptığımı sanıyorlarmış. Etrafın canı ne ister bilemem ama benim canım da çok şey istiyor. Ve üzgünüm, herkes her şeye her zaman sahip olamaz.

6. Hangi mevsimi seversin?

Sıcak ama terletmeyen ilkbahar ile serin ama rüzgarsız sonbaharı severim. Genel olarak baharı ama en çok ilkbaharı. 

7. Blog yazmak sana ne kattı?

 Bana ne kattığını söylemek biraz egoistçe olabilir ama çevremdekilere çok şey katmış olabilir. Herkes gerçek yüzümü görmüş ve karşılarındaki bedenin fikirlerini yeni yeni anlamış olabilir. Kimse için değil, sadece kendim için blog yazıyor olsam da en azından insanların yanıldığını görmek bile bana epey bir şey kattı doğrusu. Konuşulmayan hisler bir şekilde burada hayat buluyor ve bu durum insanlara mesaj veriyor. "Ben aslında sandığın kişi olmayabilirim" mesajını.

8. En sevdiğin dizi, film, animasyon ve kitap hangileri?

İşte en çok korktuğum soruya geldik. Enlerle aram hiçbir zaman iyi olmadı çünkü benim balık hafızalı oluşum enlerimi oluşturmama engel oldu her zaman. Yine de denemeye çalışacağım. Fakat fazla beklentiye girmeyin.

İlk olarak dizi konusunda kendime hiç güvenmediğimi tüm alem bilir. Ve hatta insanların benimle konuşmadığı/konuşmayı tercih etmediği konulardan biridir bu dizi mevzusu. Çünkü bilmiyorum, izlemiyorum ve pek de ilgilenmiyorum doğrusu. Ama hiç dizi izlemedim de, değil. Buna kaçamak bir cevap vermeyi düşünüyordum başta ama galiba lise zamanlarıma dönüp en sevdiğim olarak benimsediğim diziyi söyleyeceğim: Coffee Prince

Film ise diziden daha zor. Hani zaten az dizi izlediğim için seçim yapmak ile yapmamak aynı şeydi ama çok fazla film izlediğim için tek bir taneye indirmemin imkânı asla yok. Sadece festival filmlerini ve Uzakdoğu sinemasını düşündüğümde bile başım dönmeye başlıyor. Yok, ben asla buna karar veremem. Liste yapmaya kalksam en az 20 tane en sevdiğim film çıkar.

Animasyon konusunda da çok zenginimdir ama animasyonların da kendi içinde türleri var bence. Bunların arasından öne çıkanları bile saysam "en"ine karar vermem. "En çok" zor bir soru zaten ya... Sadece arasında kaldıklarım bile şunlar: Spirited Away, The Garden of Words, Robots, Perfect Blue, 5 Centimeters per Second... Yok anacım, karar veremiyorum.

Kitap mı? En mi? Bu sekizinci soru beni mahvetti resmen. Sevdiğim çok kitap var ama bunu biraz sallayacağım ve uzun bir süre gözdem olan Murakami'nin Uyku'sunu söyleyeceğim. Sonra Adalet Ağaoğlu'ndan Ölmeye Yatmak, Dostoyevski'den Karamazov Kardeşler, Balzac'tan Goriot Baba, Yusuf Atılgan'dan Anayurt Oteli, Mehmet Eroğlu'ndan Yarım Kalan Yürüyüş... (Karar veremiyor.)

Off, çok haksızlık yaptım. Vicdan azabından öleceğim galiba.


9. Düşlediğin hayatı yaşayabildin mi?

Daha ölmedim ki. Daha ölmediğim için bu soruyu cevaplamak biraz erken sayılmaz mı? 

10. Gece yarısı uyanıp sevdiğin birinin nefesini dinledin mi?

Hayır. Sevdiğim biri olsa bile o kadar yakınımda olacağını hiç zannetmiyorum. 

Zor bir mimdi. Kabul etmem gerek. Zaten sorulara verdiğim cevaplar o kadar muallak kaldı ki, ben bile bu sınava girmek istmezdim. Yine de River'a teşekkür ederim. Bir daha mim hazırlamasını ve bu sefer enli sorular sormamasını rica ediyorum. :D Ve bu mimi Mor Pencerem bloğuna paslıyorum. Umarım görür ve kendisi de bir yazı yazar. 

Şimdilik hoşça kalın!

Yorumlar

  1. Haha 😃 soru 7 ye ayrica bayildim Ne güzel umrsamaz cevaplardi öyle.Hep böyle kalin amannn tınlamayin zaten milleti 😃 elinize saglk gayette olmus bence 😃

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahaha. Teşekkür ederim, böyle bir yorumu hiç beklemiyordum doğrusu. Herkesin derdi kendisine yetiyor, bir de başkalarının sözleriyle dertlenmeye gerek yok sanıyorum. Okuduğunuz için ben teşekkür ederim. :)

      Sil
    2. Aa o nasıl söz.İsimden kalbimi caldiniz bi kere.Cok sirin geldi Roromiya :)) birde farkli yazan insanlari severim.Degisiklik iyidir :))

      Sil
    3. Bu kadar iltifat karşısında ezilmemek elde değil. :D Çok teşekkür ederim, ben de sizin samimiyetinize bayıldım doğrusu. İnsanı kendinize çekiyorsunuz. :)

      Sil
    4. Oyy bende cok tesekkür ederim kiiii 😘

      Sil
    5. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  2. Özel yetenek hakkında yazdıklarınız... Kendimi gördüm, efendim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yalnız olmadığımı bilmek bir nebze rahatlatıcı oldu. Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim. :)

      Sil
    2. Teşekkürler benden, efendim :)

      Sil

Yorum Gönder