CHALLENGE #9: Yeni Bir Seri

roromiya

Ayın 15'i ne geldiğimizi fark etmemle birlikte verdiğim sözü hatırladım bugün. Challenge'la ilgili biraz kaşınmıştım galiba. Her ne kadar şu anda buna ne moralim ne de zamanım olsa da, en azından bir kere, verdiğim söze sadık kalmak istedim. Ve şu anda buna başlamazsam bir daha fırsat tanıyacağımı da sanmıyorum. O yüzden yeni bir çelınc serisine an itibariyle başlıyorum.

Bu sefer biraz daha farklı olsun istedim. Eylemlerin zorluluğundan çok sürekliliğine odaklandım. Yalnızca üç gün değil, önümüzdeki üç ay boyunca belli üç günler (15-16-17. günler) aynı çelıncı yapıp ne kadar istikrar sağlayabileceğimi görmek ve buna göre bir plan yapmak istedim. Lafı çok uzatmaya meyilliyim şu anda ama kafamı toparlayamadığım için bu böyle. Ha, bir de ne yazacağımı pek bilmiyorum. 

Sanırım istikrarlı bir üç gün boyunca kitap okumak ya da film izlemek gibi zevki de beraberinde getirecek şeyler yapmam artık çelıncın mantığıyla çelişmeye başlıyor gibi. Dolayısıyla beni zorlayacak ve istikrarsızlığıma tokat indirecek bir şey olmalı. Buradan yola çıkarak şu aralar sabahları yataktan zor kalktığım ve günümü planlarken biraz zorlandığımın altını çizmek istiyorum. Sanırım işe buradan başlayabilirim. Bakalım ne kadar düzenli bir istikrara sahip olabiliyorum (en azından kısa bir süre için)?

Diyorum ki her sabah en geç 7.30'da kalkayım, her ne kadar tatil günlerime denk gelecek olsa da. Sonra çelınc içindeki her gün en az 3 saat ders çalışayım. Tatil günlerimde ne dersi çalışacağımı gerçekten bilmiyorum, o yüzden onlarda da ders kitaplarımı okuyayım. (Bu konuda ciddiyim ve 3 saat hiç az değil.) Sonra ne yapsam? Haa buldum. Bu çelınc günleri boyunca şekersiz 21 günün hatrına şeker kullanmayayım. Yani meyve, tahin-pekmez, ekmek ve doğal bal filan dışında şekeri hayatımdan çıkartayım o günlerde. Başka? O günlerde bir de mektup mu yazsam? Evet, bence olabilir. Mektup yazmayı da hiç beceremem ama işin asıl meselesi de bu. Başka bir şey kaldı mı? Bir de o günler yoga mı yapsam? Zamanında yapmaya çalıştığımda pek bir başarısız olmuştum, bence yenileme vaktim gelmiştir. 

Bu kadar yeter mi? Yetsin bari. 

O zaman şöyle bir toparlayayım artık kafamı. Hem de listeleyince düzenli görünümü de sağlamış olurum. O hâlde CHALLENGE #9'un kuralları şunlardır:

1- Bu challenge Aralık, Ocak, Şubat aylarının 15-16-17. günlerinde uygulanmak üzere planlanan ilk challenge serisidir.

2- Bu challenge boyunca sabahları en geç 7.30'da kalkmaya, her gün 3 saat ders çalışmaya, yapay şeker içeren gıdalar tüketmemeye, her gün mektup yazmaya, ve günlük 15 dakika yoga yapmaya çalışılacaktır. Önemli olan bu istikrarı önümüzdeki üç ay boyunca belirlenen üç günde uygulamaktır. 

3- Şubat ayının 17'sinde tamamlanacaktır. 

2 maddelik çelınc kuralları gözüme az gelince 3. maddeyi uydurmuş olmama kaç puan? 

Lütfen bir dahakine fikir atın üzerime, gördüğünüz gibi son derece ihtiyacım var buna. Belki de artık bu konuda beynim kurudu. Fikir üretme çarklarım dönmüyor da olabilir. Bunama belirtilerine de biraz sahibim. Ya da sadece uykum gelmiş olabilir mi?

Neyse. Yazacak bir şey gelmiyor aklıma şu anda. Doğrusu kafamı meşgul eden başka şeyler varken buraya onlardan başka bir şey yazmayı pek düşünmem genelde. Ancak bu seferlik böyle oldu. Bundan sonraki yazı belki virgülden sonrasının devamı olur. Umarım öyle olur.

Kendinize dikkat edin. 


Yorumlar

  1. Alışkanlık kazanmak için (ya da alışkanlıklardan vazgeçmek için) challenge'lar harika oluyor ben de challenge sayılır mı bilmem ama #100DaysofProductivity olayına başladım 4. gündeyim henüz ama tamamlamaya niyetliyim. Sana da başarılar challenge'ında, kolay gelsin. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 100 gün mü? Çokmuş ya. Üretkenlik derken nasıl bir şey tam olarak, merak ettim. Bir gün anlatsana bloğunda. :) Ayrıca teşekkür ederim, sana da çok kolay gelsin. :)

      Sil
  2. Okuduktan sonra bir 'vay canına' dedim Miya-san. Uyku olayı ile bende baş etmeye çalışıyorum, şu aralar sabahladığımdan dolayı en azından yatma saatimi iki civarına indirmeyi hedefliyorum, hatta son bir haftadır başardım (gibi de. istisnalarımdan dolayı bozulduğu da oldu). Bir anda denedim olmadı nitekim, yatağın içinde boş, boş durup tavanı incelemeye başladım sıva ustası gibi. Onun haricinde belli başlı ufak hedeflerim daha vardı daha ayın başından itibaren kendime hedef koyduğum, birkaç tanesini hayata geçirdim. Bunlardan bir tanesi dille alakalıydı. Diğerleriyse yarım bıraktığım işlerle ilgili. Ben bunları bir kumbaranın içine küçük kağıtlara yazıp atmıştım, bu ay sonunda açacağım. Yaptıklarımı çıkartıp bakacağım. Hedef koyma işine senin sayende başlamıştım, başta biraz güç oluyor alışmak ama 'evet yapabilirim' diye üstesine gittikçe alışkanlık haline getirdiklerim bile oluyor. Mesela senin merdiven challenge'ın. Bu seferki challenge'ında dopdolu olmuş. Sonucu hayli merak ediyorum. Doğrusu ben de mektup yazamam, hatta toplasan, yolladıklarım bir elimin parmağını geçmez. Sanırım yazı işi benlik değil. Mektup işinden içerik açısından anlamam ama yazdıklarını okurken sevdiğimden yapabileceğine inanıyorum. ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu sefer ben de vay canına dedim kendime ama gerçekleştirebildim mi? Şimdilik buna cevap vermemeyi tercih edeyim bari. Bu arada şu kumbara ve kağıt olayını ben de mi uygulasam? Hem unuttuğum şeyleri hatırlarım, hem de daha bir zevkli olur diye düşündüm. Senin de hayallerini merak ettim ve bloğundaki yazıyı okuyup birazcık öğrenmiş oldum. Gerisini de yazarsan çok hoş olmaz mı? :))

      Sil

Yorum Gönder