CHALLENGE #8: Cinsiyet Konulu Kitaplar

İçimdeki volkan patlamadan önce biraz söndürmeliyim onu. Diğer türlü istemediğim yerlere doğru kanalize olacak, korkuyorum. Bir challenge yapalım mı? Epeydir yapmadığım ama epeydir de yapmayı istediğim için volkanı patlamadan bu şekilde söndürebilirim diye düşündüm. Bu sefer hiç de yaratıcı olduğunu düşünmediğim bir challenge fikri ile buradayım. Gerçekten hiç yaratıcı olmadı ama yeni fikirlere çok aç ve açık olduğum için öneri sunacak olan olursa buradayım.

Şu yaratıcı olmayan fikirden bahsetmeden önce bu süreci kısaca anlatmak istiyorum. İlk başta eski challenge'ların hepsini baştan yapayım dedim. Sonra her bir challenge'a bir kup buldum. Havalar soğudu diye parkta kitap okumayı, kütüphanede 7 saat durmayı ise vakit yokluğundan es geçtim. Merdivenli challenge ise gözümde en iyisi göründü ama onu zaten challenge olmasa bile çoğunlukla uyguladığımdan kendimi kandırıyor olurdum. Bu şekilde aslında size tanıdık gelecek ama konusu bakımında yeni olan bir fikri geliştirdim.

 İlk challenge'ımda üç gün boyunca 4 tane distopya konulu roman okumayı hedef alıp bu süreçte de internetle ilişiğimi kesmiştim. Sonuç olarak 3 kitap okumuş ve 3 gün boyunca internet kullanmamıştım. İlk challenge'ımda bu kadar zevk almamış olsaydım muhtemelen bu işleri çoktan bırakmıştım. Şimdi tekrar aynı şekilde keyif almak için bu fikirden yola çıkarak sekizinci meydan okumaya başlıyorum. Gazamız mübarek olsun!

1- Challenge #8 27-28-29-30 Ekim tarihleri arasında önceden belirlenmiş olan 3 tane kitap okunacak.
2- Bu tarihler boyunca internet kullanılmayacak. (İşte bu zor olacak.)
3- Seçilen kitapların hepsi cinsiyet konusuna en azından değinmiş  olacak.
4- Challenge, 26 Ekim gecesi 24.00'da başlayıp 30 Ekim 24.00'da sona erecek.

4 günde 3 kitap. Hem de ders okumalarının arasında. Bazen kafayı sıyırmış olduğumu düşünmeden edemiyorum. Neyse. Bence kolay olsaydı zaten kendimi tatmin etmiş olmaz ve kendimi zorlamadan da başarmışlık hissi duymazdım. O yüzden bu şekilde olması daha çok hakkını veriyor, başarısız olsam bile.

Seçtiğim kitaplara geleyim mi? Bunlardan ilki bir zamanlar Vartolu'nun mailiyle bana gelen ve alıntılarına şurada yer verdiğim kitap. Valerie Solanas'ın Erkek Doğrama Cemiyeti Manifestosu adlı feministliğin dibini barındıran bir kitap. Çok merak ediyorum doğrusu, bakalım neler yazmış. İkinci kitap ise Duygu Asena'nın Kadının Adı Yok adlı kitabı. Bu kitabın adını çok duymuştum ama dürüst olmam gerekirse hiç merak etmemiştim. Şimdi ise edebiyattan aldığım bir derste okumam gerektiği için kitabı edindim. Kütüphanemde varken ve zaten okumam da gerekiyorken bu challenge'ta kullanmak işime geldi. Oturup kitap aramak zor değil ama seçilen kitabı edinmek daha zor şu günlerde. Hele de Beyazıt ve Akmar gibi sabahların hali dumanken... Neyse, şimdi bir de bunun derdini yanmayayım zaten yaram derin.

Üçüncü kitap ise yine Vartolu'dan yola çıkarak bana gelen Karanlığın Sol Eli. Ursula Kroeber Le Guin'e hayran olduğu için bana kitaplarını tavsiye etmiş ve bu kitabın da cinsiyet merkezli bir kitap olduğunu anlatmıştı vakti zamanında. Artık ertelemek olmazdı. Hatta bu kitabın bir ütopya olduğunu duydum ama emin değilim, belki de karıştırıyor olabilirim. Okuyunca öğreneceğim artık.

Son olarak aslında okumayı en çok istediğim ama buraya yer veremediğim bir kitap daha var. Fakat onu hızlı bir şekilde okumak istemediğime karar verdiğim için bu challenge'ta yer vermedim. Yine de artık ertelemek istemiyorum, o yüzden bir sonraki challenge'ta yer vermeyi unutursam hatırlatın. Kitap, Kurtlara Söyle Eve Döndüm. (Okuyan varsa beni özendirsin bu arada.) İçeriğini hiç bilmiyorum aslında ama cinsiyet meseleleriyle yakın bir ilişkisi olduğunu okumuştum bir yerde. Yine de adını ve kapağını çok beğendiğim için beni kendine çekti. Okumayı dört gözle bekliyorum.

Şimdilik bu kadar. Sanırım challenge'ı istediğiniz gibi değiştirip bir yerinden tutup yapmak istemenizde özgür olduğunuzu söylememe gerek yok. Yani ister cinsiyet kısmını çıkarın, ister internet kısmını, isterseniz de kitap sayısı. Ya da hepsini birden. Orası size kalmış. Bana haber vermek düşer sadece.

Şimdilik hoşça kalın!

Yorumlar