3. Mim: Hayal Mimi

Her şey çok güzel olacak
Blog hayatına girmeden önce anlam veremediğim bir olaydı şu mimlenme. Fakat mimlenindiğimde heyecanlanıp hemen o yazıyı yazma isteğimi durduramadığımı fark ediyorum şu anda. Yani uzaktan okurken itici görünse de, aslında yazmasının zevk verici olduğunu söylemeliyim. Tanıdığınız ya da tanımak istediğiniz insanların da mimlerini okumanın ayrı bir zevkli olduğunun da altını çizeyim.

Hayallerle ilgili ve benim aslında pek bir fikrimin olmadığı bir mim bu. O yüzden sıkıcı olmamasının imkanı yok. Buna rağmen mimlemek istediğim kişiler olduğu için özellikle yazmak istedim. Bir de beni mimleyen Paul'ün bu mimle ilgili harika bir müzik listesi var, özellikle yazarken o listeyi dinlemek istedim. Size de tavsiye ederim. Hayallerle ve hayalperest olmakla ilgili bu kadar güzel şarkıların olduğunu bilmiyordum doğrusu.



1- Hayal kurmaktan hoşlandığınız bir yer ya da zaman dilimi var mı?

Bu soru, kitap okurken hoşlandığımız bir yer ya da zaman dilimi sorusu olsaydı cevaplamak eminim ki daha kolay olurdu. Ama hayal kurarken fiziksel şartlara dair özel tercihlerim pek olmuyor. Yine de eskiden uyumadan önce çok fazla hayal kurduğumu belirtmeliyim. Yani karanlık saatler ve rahat bir yatak hayal kurmam için şart değil ama tercih edilesi bir yer ve zaman dilimi olabiliyormuş zamanında. Şu anda ise yürüyüş yaparken sık sık tökezlememi dikkate alırsak sabah saatleri ve sokaklar diyebilirim. Evet, en çok sabahları yürürken hayal kuruyorum (sanırım). Ama hoşlandığım şey bu şekilde hayal kurmak mı? Emin değilim. Günün diğer vakitlerinde ne kadar sık hayal kurduğumun şeceresini daha önce hiç tutmadım. 

2- En çok nelerin hayalini kurarsınız? 

Muhtemel geleceğin? Çok mu saçma oldu? Aslında gelecekte ne olduğumla pek ilgilenmiyorum. Yani kariyer ya da evlilik ya da benliğimle ilgili pek hayal kurmuyorum. Daha çok dört gözle beklediğim bir etkinliğin nasıl geçeceğini ya da tanışmak için sabırsızlandığım kişilerle nasıl konuşacağımın filan hayalini kuruyorum. Aslında eskiden olmak istediğim çok fazla meslekvari şeyler vardı ama artık çalışmanın kendisine karşı biraz soğudum. Yani maaş için çalışma durumuna gelmedikten sonra zevk alacağım her işi yapabilirim. 

Ha, bir de her şeyin hayalini kursam bile zengin olduğumun hayalini bir türlü kuramıyorum. Kimyama uymuyor sanırım. Ara sıra gittiğim kafenin çalışanları yoğun olunca kendi servisini hazırlayan biriyim ben, kimseyi daha aşağıda görmek istemem, hele de para gibi hiçbir şeyin ölçüsü olmayan bir sebepten ötürü. O yüzden zengin değil, kendimi idame ettirsem yeter. (Hayallerden bahsediyorduk sanki?) Zengin olmak bana yakışmıyor kısacası, parasızlığın dertli hali tam benim tipim!

Bir de (hayal kurmak serbest sonuçta) insanlarla ilişkilerimin hayalini çok kuruyorum. Önceden hoşuma gitmeyen bir ikili ilişkimi düşünüp ileride benzeri başıma gelirse şöyle böyle yapacağım diye hayal kuruyorum. Bunlar romantik ilişkiler olmuyor genellikle, çünkü öyle bir hayatım yok zaten.

3- Şimdiye dek çok hayalinizi gerçekleştirdiniz mi? 

Şimdi bak sevgili mimciğim, o iş öyle olmuyor. Planlarımım listesini çıkartırım, sonra programlamasını yaparım, başladığım zaman yanına nokta, bittiğinde de tik atarım. Başarısız olmuşsam da eksi atarım. Ama hayaller için aynı şeyi söylemek çok zor. En basitinden sınavım iyi geçsin diye hayal kurarsınız, sonra iyi geçer. Ama sınıf ortalamasında en altta olduğunuzu öğrenirsiniz ya sonra, işte o zaman o hayalin gerçekleşmiş mi oluyor, yoksa olmuyor mu? Resmen çıkmaz sokak! 

Şakayı bir kenara bırakırsam, hayallerimin ikinci aşaması plandır bende. O yüzden gerçekçi yaklaşma gibi bir huyum var hayallerime de. Mesela şu aralar yayınevi açmayı hayal ediyorum. Ama plan basamağına şu anda geçmiş değil. Sadece hayalini kuruyorum. Eğer ki, bir yayınevinde çalışmaya başlarsam ve işimi sevip hala aynı hayali kurarsam. O zaman plan olma basamağına yaklaşır. Fakat eğer, o anda piyango çıkar da milyoner olursam o zaman bu hayalimi planlarım da. Yani ne yazık ki, bazen hayaller parayı kovalıyor. İnanmak istemiyorum ama bu da bir gerçek benim gözümde.

Sorudan uzaklaştım yine. Üniversiteye gitmek hayalim değildi ama şu anki üniversiteme gitmek bir hayalimdi. Yani bunu gerçekleştirdim. Fakat bu sefer de yukarıda bahsettiğim sıkıntı baş gösterdi. Düşündüğüm gibi bir üniversite olmadığını gördüm fakat pişman değilim. Göreceğim varmış demek. Hiçbir şey düşündüğünüz kadar iyi olmuyor-muşu öğrenmeye başladım da denebilir. Sayısını bilmem ama gerçekleştirdiğim bir hayalim varmış en azından.

4- Henüz gerçekleşmemiş ama illa da gerçekleşecek dediğiniz bir hayaliniz var mı? Sakıncası yoksa anlat çabuk, nedir? 

Sakıncası var işin doğrusu. Hayallerimi burada ve bu şekilde paylaşmak istemiyorum. Yani zaten iki günde bir değişecek hayali burada paylaşamam, iki yıldır da kurduğum hayali çabucak anlatamam. Günün birinde huzurlu bir hayat sürmek ve dostlarımın da yanımda olduğunu bilmek en büyük hayalim. Gerçekleşmesi için beklenmeyecek bir hayal. Şu anda gerçekleştirmenin benim elimde olduğu bir hayal. Dolayısıyla bu hayal, bir plan ve aynı zamanda sonsuz bir arzu. Şu anda da bunu yapmaya çalışıyorum; bir hafta sonra da, beş yıl sonra da bunun için uğraşacağım. Ömrümü bu şekilde geçirmek istiyorum çünkü.

Sıkıcı bir yazı yazacağımı söylemiştim çünkü hayaller çok özel hayata giriyor. Elbette bir blog için özel hayatın sınırı sahibinin elindedir. Burada da anlatmaktan çekindiğim ve çekinmediğim özel hayatım var. Ancak hayaller deyince benim kafam karışıyor biraz. Hayal olarak kurduğum şeylerle, plan olarak kurduğum şeylerin bir çakışma noktası oluyor bazen. O yüzden hayalin tanımı benim için nedir, tam anlamıyla bilmiyorum. Bu yüzden de elimden geldiğince cevaplamaya çalıştığım, ortaya çömlekten ziyade çamurdan topakçıklar çıktı. Neyse, bir dahaki mime artık.

En sevdiğim yere geldik. Alice'i ve okunmak istenmeyen bir blog yazarını mimliyorum. Sakın okumayın kendisini. İkisinin de cevaplarını merak ediyorum doğrusu, o yüzden çok bekletmeyin lütfen!

Şimdilik hoşça kalın. 

Yorumlar

  1. karanlık saatler ya güzel hayal kurma zamanları oluyor ya da depresyon vakitleri sanırım

    hiç de sıkıcı değildi gayet akıcıydı, eline sağlık ve kendimi gördüm şurada:

    "Günün birinde huzurlu bir hayat sürmek ve dostlarımın da yanımda olduğunu bilmek en büyük hayalim. Gerçekleşmesi için beklenmeyecek bir hayal. Şu anda gerçekleştirmenin benim elimde olduğu bir hayal. Dolayısıyla bu hayal, bir plan ve aynı zamanda sonsuz bir arzu. Şu anda da bunu yapmaya çalışıyorum; bir hafta sonra da, beş yıl sonra da bunun için uğraşacağım. Ömrümü bu şekilde geçirmek istiyorum çünkü."

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayallerimiz istediğimiz şekilde gerçekleşsin o vakit. :)

      Sil

Yorum Gönder