Saat Erken Ama Hayat İlerledi

ririninrorosu
Şu aralar ilham kaynağını kaybetmiş ve motivasyonuyla başı dertte biri olarak, biraz içimi dökmek istedim. Yaza dair birkaç parça çalmak, daha bitmeden ona veda edip el sallamak istiyorum. Bunun sebebi ise sıcaklar değil kesinlikle, sadece verdiği yalnızlık hissi bir şekilde ağır gelmeye başladı bana. Hem de benim gibi yalnız kalmayı mumla arayan birine...

Yarın bir arkadaşım evleniyor. Bu yazın ikinci düğünü benim için. Düğün benim olmadığımdan kıyafet alma ihtiyacı hissetmedim ama bugün dolabıma bakınca spor ayakkabılarım ile lastik ayakkabılarım arasında bir tercih yapmam gerektiğini fark ettim. Babet bile değil yani. Gerçi topuklu giyecek halim yok ama yine de arkadaşıma biraz özenmiş gibi görünmek isterdim. Yazık oldu, öyle düşünemeyecek artık.

Aslında böyle bir düğüne ilk katılışım. Normalde düğünlere gitmekten hiç hoşlanmam. Yazın ilk düğünü kuzenimindi ve ona gitmemek için direndiysem de ailemi ikna edemedim. Yarınkine ise gitmeyi tercih eden benim. Çok yakın bir arkadaşım çünkü. Kaçırmak istemem. Sonra gerçekten kendimi eksik hissederim onun mutlu yüzünü göremediğim için.

Düğünlerden bahsedince kendimi büyümüş veya yetişkin olarak düşündüm bir anda. Ama öyle bir durum söz konusu değil, en azından ruhumda. Hala kendimle mücadele ederken bir de yetişkinler gibi etrafımdakilerle mücadele etmeye vaktim yok şimdilik. Benim tüm sorunum kendimle aslında ve bunu da ben bu hale getirdim. Başka sorunlarım da var elbette, özellikle de sevdiğim insanlarla. Ancak bunları düşünmemek ve yokmuş gibi davranmak bir şekilde yaşam biçimim oldu. Umursamazlık için yüzmeye başladığımda bunun getirilerinden çok götürdükleri oldu hayatımda ama bir şekilde sınırlarını çizdim sanırım. Şimdilik kendi çapımdan oluşan bir sınır bu. Umarım yakında genişler ve kendimden başka insanları da umursamaya başlarım. Yoksa hayatıma kalıcı birilerini almak epey zorlaşacak.

Bu arada güzel bir haber niteliğinde olan bir gelişmeden bahsetmek istiyordum. Bir yıla yakın süredir bir Editörlük Atölyesi'ne kaydolmaya çalışıyorum. Bugün başardım. Aslında uzun bir hikayesi var ama kısaca şöyle anlatayım, ilk başvurduğum zaman kontenjan dolmuştu ve ikincisinde ise hocamız hastalandığı için ertelendi. Üçüncüsü ve umarım sonuncusu olan bugünkünde ise kesin olarak kaydolduğuma dair bilgi geldi. Benim için yeni kapılar açacağını hissettiğim bu kurs, aynı zamanda ileride de ilgilenmek istediğim alanla doğrudan bağlantılı. Kursun çok kaliteli ve alanında da iyi olduğunu bilmek, beni büyük hayaller kurmaya itiyor doğrusu. Bu sebepten bu kurstan beklentim biraz yüksek ve sonrasında da iletişimimi devam ettirmeyi çok istiyorum. Umarım hissettiklerim yersiz çıkmaz ve gerçekten de bana güzel kapılar açar. 1 Eylül'de başlıyorum! :)

Yazdan bahsedecektim güya. Gerçi ilerisinden ve bugününden bahsettim. O zaman geri sayım yaparmış gibi bir de geçtiğimiz günlere bir bakış atayım. Bu yaz cidden çok hızlı geçti benim için. Durmadan bir düzen kurmaya ve üstüne eklemeler yapmaya çalıştım. Şu Süresiz Restorasyon adını verdiğinden bahsediyorum. Birinci ay bugün doldu bu arada. Aslında kendimde bir fark görüyorum ama son birkaç gündür uyumaya aç hissediyorum kendimi. 6.30'da değil de, 6'da kalkmaya başlamıştım son bir haftadır. Sanırım ondan. Belki yine 6.30'a alırım, uyumak önemli nihayetinde. Büyüme hormonlarımız çalışıyormuş, öyle diyorlar. Bir de epey kitap okudum bu yaz. Gerçi önceki senelerle kıyasladığım için böyle diyorum ama aslında yetersiz sayılır. Hiç bilmediğim sulara daldım mesela, Nilüfer Göle okudum epey. Biraz da Harper Lee. Ahmet Ümit bile okudum hatta. Tam ortaya karışık dedikleri şey oldu böylece. Olsun, yaz benim için genel olarak böyle zaten. Ortaya karışık.

Yaptığım ya da yapmaya çalıştıklarımı bir kenara koyarsam, bu yaz kendimi pek genç hissedemedim ne yazık ki. Ruhum yaşlanmış gibi. Yetişkin yaşlılığı değil ama, ihtiyar yaşlılığı sanki. Böyle sabahları tüm işlerimi halledip öğleden sonra da tüm gün uyuklayan ve elinden çayı-kahvesi eksik olmayan biri olup çıktım. Bu yıl üniversite sondayım. Bitmesini isterken bir yandan da yetişkinlere ayak uyduramayacakmışım gibi geliyor. Yaşlılar ve genç çocuklar tam bana göre. Rahat olduğum sınırlarımdan dışarı taşmaya başladım sanırım. Saat daha erken ama hayat ilerledi. Hayatıma yetişmeye çalıştığım bir yıl olacak gibi hissediyorum. Yine önyargılarımı kaldırıp pembe gözlüklerimi takıp kursumun hatrına ve yurdumun son yılına kadeh kaldırıyorum. Bu yıl mezun oluyorum.

Yeni okul projeleri başladı, sınavlara az kaldı. Yaza, tatile, hayal kurma dönemine şimdilik veda ediyorum. Hoşça kal. Seneye yine seni bekliyorum.




Yorumlar

  1. Kötü başlıyor sandığım yazı içinde güzel haberler, yeni başlangıçlar, farkına varılmamış umutlar içeriyormuşta bundan kimseciklerin haberi yokmuş gibi geldi bana. Okurken beni bile heyecanlandıran şeyler için seni tebrik ederim.. O halde bende kadehimi sana kaldırıyorum yeni başlangıçlara...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Yeni başlangıçlara... :)

      Sil
  2. Projeler, sınavlar başlıyorsa bu yaz dinlenmek iyi olmuş, takılmayın:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım gerçekten de öyle. Sağlık olsun artık. :)

      Sil

Yorum Gönder