2. 15 Günlük Süreç ve Hayatımın Akışı


Bir şekilde yazı yazmak isteyip kendimi frenlemenin bir anlamı olmadığını hatta anlamların içini boşalttığını düşünmeye başladığım şu son bir saatte, sahip olduğum bu duyguyu kaybetmeden önce bir şeyler yazmak istedim. Yazmayı çok özledim. Odaklanacağım diye uzun süredir bir şeyleri erteliyordum ancak artık ertelediklerimi gerçekleştirme vakti geldi. Güçlendirme döneminin ikinci 15 gününün son yarısından selamlar bu arada. Ziyarete geldim.

Muhabbete başlamadan önce ruh halinizi sokmak istediğim şarkıya buyurmak isteyenler şöyle gelsin:
Pişman olmazsınız bence...

Bir şeyler yer değişmiyor mu sizce de? Nerede olduğunu söylemek zor ama birkaç fikrim var. Mesela ayaklarım çok çalışıyor şu aralar. Şöyle bir 10 km filan daha fazla. Gerçi ona paralel olarak ellerim, kollarım filan da çalışıyor. Ama asıl yer değiştiren şey zihnimde. İnsanlarla bir düzeye kadar konuşabiliyorum artık. Hiç anlaşamadıklarımla bile. İş böyle olunca dayanıklılığım artıyor mu, yoksa sabrım taşıyor mu bilmek zor oluyor. Ancak hayatımı sürdürebilmek için bir raddeye kadar bazı durumlara dayanabilmem lazım. Eskiden olsa bir çırpıda görüşmeyi keseceğim birkaç insanla başa çıkıyorum şu aralar. Bence gerçekten zihnimde bir şeyler yer değiştiriyor. Umarım iyi anlamdadır bu.

Çok abuk bir yazı olmaya doğru sürükleniyor bu muhabbet. Aslında şu anda hayatım bu yazı gibi. Uğraşıyor, bir şeyler yapmaya çalışıyor, kendince anlamlı ama uzaktan bakınca anlaması zor bir gayret yığını ortaya çıkıyor. Yine de daha bitmiş bir resim değil bu. Tamamlanmasına çok var bence.

Biraz restorasyon işinden bahsetmek istiyorum. Sonuçta şu anda hayatımda bundan başka ilgilendiğim tek şey ağzımdaki çürükler ve yirmilik dişlerim. Ama inanın, o konu hiç de eğlenceli değil. İkinci 15 günün bitmesine son bir hafta kaldı. Böylece bir hafta sonra yeni düzenimin birinci ayı bitmiş olacak. Kutlama filan yapacak değilim ama kendimi öyle bir kaptırmışım ki, ne ara 3 hafta geçtiğini hiç anlamadım. Bu süre boyunca yaptığım şeylerin hepsi mantıklı olmayabilir. Yine de mantıklı düşünüp duygusal hareket eden biri olarak bunun tam benlik olduğuna inanıyorum. Peki ne yapıyorum? Ya da asıl soru şu olmalı, hayatımda ne değişti? Güçlendirme diye diye dilimde tüy kalmadı ama nerem güçlendi acaba diye merak ediyorum ben de. Bir bakalım bari.

  • Her sabah 6.30'da kalkmaya başladım. Zaten erken kalkardım ama genel olarak bir sebebi olurdu bunun, okul gibi mesela. Şu anda ise yaz tatilimde hayatımı, sonuna kadar yaşamak isteyeceğim şekilde yaşamaya çalışıyorum. Bu da sabah 6.30'da kalkmayı gerektiriyor.
  • Güneş daha tenimi yakmazken biraz yürüyüş yapıyorum. Ömrümün sonuna kadar yapmak istediğim tek eylem bu olabilir sanırım. Üzerine çok düşünmedim ama bence yüksek ihtimalle olur. Sabah esintisinde yürümeye bayılıyorum. Her gecenin bir sabaha uyanması benim kanımı kaynatıyor sanki. Bir saat yürüyüp dünyadaki tek insan benmişim gibi davranıyorum. Ta ki, başka insanlar da sokağa çıkana kadar... Sonra bildiğimiz hayata dönmeden onu biraz daha sürdürmeye çalışıyorum.
  • Nasıl sürdürüyorum peki? Biraz da kitap okuyarak. Yani kulağa böyle piremses hayatı gibi gelebilir (bana öyle geliyor çünkü) ancak cidden kitap okumadığım bir yaz tatilini heba etmişim gibi düşünüyorum hep. Ve bunun önüne geçebilmek için kendimi okumaya özendiriyorum sürekli. Yürüdükten sonra temiz havada biraz oturmak hoşuma gidiyor. Ben de o sırada kitap okumanın iyi bir fikir olacağını düşündüm. İyi oldu bence. Mesela elime almayacağım kitapları bitirdim bu şekilde. Kitaplığımdaki zaten elime alacağım kitapları çoktan bitirmişim çünkü. Geriye kalanları da bu şekilde bitirmeyi planlıyorum.
  • Son olarak, acayip yemek yiyorum. Öyle böyle değil. Gerçi yediğim şeylerin kalitesi ve içeriği çok değişti ama günde altı kez filan yemek yiyorum. Buna rağmen yürümekten sıkıldığımda koşmayı filan hayal ediyorum. O kadar yemekle koşulur mu bilmiyorum ama koşacak enerjim varmış gibi hissediyorum. Gerçi aldığım enerjiyi yaksam fena olmaz. Ama okul açılınca bu kadar yemek yiyemeyeceğime üzülüyorum. Bir de yemeklerimi kendim yapıyorum. Çok nadir de annem. Kendim yaptığım için birçoğu hasta yemeğine benziyor, yağsız ve tuzsuz. Yine de böylesi daha sağlıklı. Hem lezzetli olmasa zaten yiyemezdim. Bence bu şekilde devam edersem çok kilo veririm ben. 
Bunlar genel olarak ilk 15 günlük evrede yapmış olduğum, kendime koymuş olduğum hayat düzenleriydi. Düzen içinde değişim bir nevi. Çünkü her 15 günde bir öncekilerle uyum sağlayacak yeni kurallar getiriyorum kendime. Mesela yürüyüşler yüzünden kaslarım çok kasılmaya başladı. Ben de esneme egzersizine başladım. Acayip fark etti. Hatta boyum uzamış bile olabilir. Esneme egzersizi dışında da, öğlen uykusu koydum kendime. Geceleri altı- altı buçuk saat uyuduğum için gün içinde de bir-iki saat uyuyorum. Bazen daha fazla ama aslında o kadarı da iyi değil. :D Yine de zamanla çözeceğim bunu da. 

Şu aralar biraz da ders çalışıyorum. YDS'e bir ay kaldı. Sonra da ALES zaten. İkisine aynı anda çalışmak hem zor, hem de keyifli. İngilizceden sıkılınca Türkçe, Türkçeden sıkılınca matematik, sonra yine ingilizce. Kısır döngü şeklinde çalışmaya çalışıyorum işte. 

Üçüncü 15 günlük dönem 9 Ağustos'ta başlıyor. Bu seferki kurallardan ikisi de biraz zor olacak benim için. O yüzden şimdiden ne olduklarını söylemek istiyorum. Biraz başarır gibi olunca açıklarım muhtemelen.

Nokta koymadan önce, Almanya ve birkaç taslağı oluşturulmuş yazıyı bitirir bitirmez yayımlayacağımı belirtmek istiyorum. Verdiğim sözleri tutarken neden oyalanıyorum, hiçbir fikrim yok. Resmen kendime eziyet oluyor ama elimde değil. Yine de verilen söz tutulması gerekir. 

Bu abuk yazıya artık bir nokta koyabilirim sanırım. Yaz mevsiminin son ayının ilk yazısından, hoşça kalın!


Yorumlar

  1. Hayatının restorasyonunda sana başarılar diliyorum.:)Pat diye lafa girdim dimi.^-^
    Neyse başlangıç olarak böyle bir konuyu okuyucularına açtığın için tebrik etmek gerekir.Bir şeyleri yola koymak öyle göründüğü gibi basit değil sanırım.Bunun için kendi sınırlarını iyi bilmelisin değil mi?Bu da kendini tanımaktan geçiyor.Kendini tanıyıp zayıf yönlerine destek atarak güçlendirme yapmanı tebrik ederim.:)Bu kendimde de böyle bir plan yapmam gerektiğini hatırlatıyor lakin kendi sınırlarımı çok tanıdığıma inanmadığımdan şimdilik bunu süresiz şekilde rafa kaldırıyorum.Eğer gerçekten işe yarar ve sende bir şeyler gerçekten değişir se (ki insanın kendini değiştirmesi gerçekten zordur) buraya yazarsan sevinirim.:) böylelikle başarın belki değişmek isteyenlere bir ön ayak olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzun süredir bloğa girmediğim için yeni görüyorum bu yorumları :( Çok üzüldüm bu kadar geç cevap yazdığıma ama cevapsız kalmasından daha iyidir sanırım. İlk önce destek olduğun için çok teşekkür ederim willjace. Açıkçası gittikçe zorlaşan ve yıpratan bir süreç. Söylenildiğinden daha zor olduğunu bir ayı geride bırakmak üzere olduğum bugünlerde daha çok fark ediyorum. Umarım istikrarlı ve başarılı olurum, belki birilerine de dokunurum böylece. :)

      Sil
  2. Nereden bakarsam bakayım benim yapabileceğim bir iş değil ve bu işe girişmişsin. Tebrik ediyorum. Her anlamda yapması zor bir şey. Ben bir plan yapsam bile bunu yapabilen bir insan olamadım hiç. Sabah 6.30 da kalkmak? Evet en fazla 3 gün. Dördüncü gün alarmı kapatıp yatıyor olurum. Yürüyüş mü? Önce süreden kısar sonra tamamen bırakırım. Hiç kararlı biri olamadım. Bu yönüm hiç hoşuma gitmiyor ama değiştiremedim. Belki de çaba sarf etmedim. Ki kişiliğime baktığımda çaba sarf etmemiş olmam mantıklı.Ne diyeyim harika bir şey yapıyorsun Roro-san. Hayatının restorasyonunda sana başarılar diliyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Emin ol, ben de zaman geçtikçe kararlılığı azalan bir insanım. Ama bir şekilde bu defa motivasyonumu buluyorum zaman içinde. Umarım bu şekilde devam eder yoksa bir sonraki sabaha bırakacak gibi hissediyorum bazen. Destek olduğun için çok teşekkür ederim, kendimle ilgili bir mücadelede başkalarının desteğini almak çok güzel bir his. :)

      Sil

Yorum Gönder