Sona Eren "Şekersiz 21 Gün"

ririninrorosu

Ne? Ne yazıyor orada? Sona mı ermiş? Cidden mi? Gözlerim yaşıyor galiba. Hayır, bir dakika bu gerçek mi cidden? Nasıl geçti, hiç anlamadım.

YALAN. Arkadaşlar kanmayın böyle şeylere. Nasıl geçtiğini bal gibi de biliyorum. Hem de her gün şafak sayarak. Fakat daha dün başlamışım hissi veriyor mu? Evet, veriyor. Yani 21 günün geçtiğini biliyorum çünkü ben yaşadım ama yine de o kadar çok olmuş gibi gelmiyor. Sanki fiziksel olarak yaşadım ama zihinsel olarak hala "şekersiz 3 gün dayanamam ben" diyen kişiyim. Ancak bitmesiyle birlikte anladım ki, yapabiliyormuşum. Bu konuda başarılı olacağımdan hiç emin değildim. Yani insan kendini bilmez mi hiç? Bilir aslında. Ama ben gerçekten emin değildim. Artık eminim.

Peki bu 21 gün nasıl geçti? Kan şekerim düşüp otobüste bayılmalar, insanların üzerine yığılmalar, evde sinirden kapıları çarpmalarla filan geçmedi çok şükür. Genelde öyle olurum ben çünkü. Hani o Amerikan dizilerinde olduğu gibi, aşırı abartılmış krizlere girdiğimi iddia etmiyorum ama şahitlerim (annem, annem, annem, kız kardeşim) diyor ki, tatlı krizine girermişim ben(!). Fakat bu 21 günde krize hiç girmediğimi söylüyor olsam da biraz yıprandım sinirsel açıdan. Bunun altında yatan sebeplere ise daha sonra değinirim belki.

Bu 21 şekersiz gün boyunca -ay durmadan böyle diyesim geliyor :D- her hafta sonu iki kase tahin-pekmez bitirmişimdir. Abartmıyorum, sadece kahvaltıda üç dilim ekmeği bana bana tahin-pekmez yedim. Doğal aldığımız için içimde bir şüphe yoktu ama dışarıdan alıyor olsaydım muhtemelen yememeyi tercih ederdim. İçine şeker katılıyor olabilir çünkü. Bunun dışında çok nadir bal yedim. Hafta bir kere filandır ama bir tatlı kaşığı kadar bile değil. Bunların dışında ilk on gün hep muz yedim :D Muzun tatlılığı bana yetiyor, başka bir şeye gerek duymadım. Ee, bunların dışında bir şey yememiş olsaydım ne iyi olurdu değil mi? Zaten dünyaları yemişim.

Çok nadir taze hurma yedim ama ikiden fazla değil. Hatta hurma yiyince sanki çürük dişim varmış gibi dişlerim ağrımaya başladı. Gerçekten çok tatlı geldi bana. Böyle "sunta" adını verdiğimiz krakerlerden çok yedim bu süreçte. Sırf atıştırmalık hissi versin diye. Gören rejim yapıyor zannetti ama rejim düşüncesine bile karşı olduğum için bunun söz konusu olmadığını açıklamaya üşendim. Hatta 21 gün boyunca işlenmiş şeker yemeyeceğimi söylediğimde insanların genel surat ifadesi "What is your problem?" şeklinde olduğu için bazılarına sadece uzattıkları ikramı yemeyeceğimi söyleyip geçiştirdim. Yine de bugün gözden geçirdiğim zaman tatlılar yanımda geçtiği halde bir kere bile dönüp bakmadığım için kendimle minicik bir gurur duyuyorum. Hisleriyle oynanmasına izin vermeyen fakir ama gururlu bir kız gibi hiçbirinin gözünün içine bile bakmadım. Aferin bana!

Peki şimdi ne olacak? 21 gün bitti ama ben şekersizliğe devam edecek miyim? Hem evet, hem hayır. Mesela ambalajlı şeyleri tüketmemeye devam etmek istiyorum. Böylece yeme alışkanlıklarımı değiştirebilirim. Bu yönde biraz problemlerim var da... Ancak kimse beni dondurma yemekten alıkoyamaz bu yaz! Galiba en çok dondurmayı özledim. Ondan sonra... Sonrası olmasa da olur, dondurma olsun yeter.

Yalnız itiraf etmem gereken iki şey var. Ekmek ve galeta yedim. Bunların içinde şeker olabilme ihtimali bile bana çok saçma göründü ama paketlerini inceleyince fark ettim ki, ekmekte ve galetada şeker varmış! Cahilliğimin yüzü suyu hürmetine bu konuda kendimi görmemezlikten geliyorum. Nereden bileyim ben ekmeğe şeker konulduğunu! Hayır, bir de tam buğday ekmeği yani...

Bu arada az evvel dedim şekersizliğe devam etmek istiyorum diye ama bugün şeker komasına girmemek için vücudum zor dayandı bence. 21 günün acısını çıkartırcasına hiç aç olmamama rağmen neler yedim, neler. Yine de yediğim şeylerden tat alamadım gibi bir his var içimde. Sanki yemesem de hiçbir şey değişmezdi ve yemesem daha iyi hissederdim gibi. Gibi değil aslında öyle. Gerçekten şeker tüketmeyince hiçbir şey kaybetmedim. Yani ciddi anlamda ne keyfim kaçtı, ne de bir tarafım şişti. Kilo filan da vermedim bu arada. Zaten öyle bir beklentim yoktu ama değişir mi ki diye de merak ediyordum, demek tükettiğim şeker bana yaramıyormuş da. Ha, esas amacı merak ediyorsanız onu da söyleyeyim: Ruh sağlığıma da pek yardımcı olmadı bence. Yani evet, "daha sağlıklı bir hayat yaşama denemesi" beni tatmin etti ancak öyle kendimi zıpkın gibi hissetmedim. Hatta biraz yıprandım derken tahammül seviyemin aşağılara inmesinden bahsediyordum. Tahammülsüz, sabırsız, biraz da huysuz oldum son hafta. Yine de güzel bir deneyimdi. Yavaş yavaş hayat felsefelerimden biri haline gelebilir bile.

Yediğim şeylerden de bahsetmek istiyordum ama bence bu yazıya bu kadar yetti. Zaten chia puding, yulaflı kurabiyeler ve meyve salatasından ibaret öğünlerimden bahsedip kimsenin ağız tadını bozmak istemiyorum. Dondurma varken hepsi solda sıfır. Fakat belki -hani olur da- canım sıkılır, daha sonra bahsederim diye açık bir kapı bırakayım ardımdan.

Son olarak forever'ın ve İkircikli'nin de şekersiz 21 güne başladıklarını biliyorum. Acep onlar ne yaptı, merak ediyorum. :) Yakın zamanda görüşmek üzere, hoşça kalın!

Yorumlar

  1. tebrikler roromiya! yazını büyük bi heyecanla okudum, zıpkın gibi hissedemeyişine ve ruh halinin değişmemesine canım sıkıldı. zıpkın gibi hissetmek için neler yapmalıyız?
    şekersiz 21 güne başladığını açıkladığın yazıda ben de çok heveslenmiştim, hatta o pazartesi başladım ve yine o pazartesi bitirdim :/ şu an evdeki adi abur cuburları bitirip yarın tekrar mı başlasam diye düşündüm. sınavlarımın olması gözümü korkutuyor. tüm gün okulda oluyorum, yemekhaneden yemek yemediğim için kantinden süt ve kekle falan idare ediyorum. alternatif bir şeyler bulmam gerek başlamak için. yediklerinden bahset lütfen sonraki yazında.
    hmm, bir de o motivasyonu hiç bulamıyorum, yattı bir balığım ben, yan gitmeliyim diye mırıldanıyorum hep.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim İkircikli. :) Zıpkın gibi hissedebilmem için sanırım benim de final haftamı bitirmem lazım önce. Şu sınavlar bir bitsin, ondan sonra ben de tekrar başlamayı düşünüyorum, istersen sen de sınavların bitmesini bekleyebilirsin. Hem iki yönlü stres yaşamamış oluruz. :D
      Yediklerimden bahsederim tabii ki, tatları tatlı değil belki ama atıştırmalık hissi verdikleri ve doyurucu oldukları için ben severek tükettim ve hala da tüketiyorum. En yakın zamanda yazısını yazacağım. :)
      Ayrıca kendine inanman ve güvenmen en büyük motivasyonun olsun. Bu konuda egoist olabiliriz bence. Mesela ben başkalarına verdiğm sözleri tutarken kendime pek güvenmem ama o sözü kendime verdiysem uğrunda daha çok uğraş veririm. Oysa insan kendi halinden en iyi kendisi anlar, ama yine de kendine kanıtlamak özgüvenine katkı sağlıyor. Bu da en azından benim ihtiyacım olan bir şey. :)

      Sil
  2. roromiyacım çoooook özür dilerim yaa... o kadar çelıncını yaptım da yazmayı unutmuşum bunca zaman :( özet geçeyim hemen. *ben ve özet geçmek...*

    çelıncın 6. günü gittiğim bi yerde çok mecburen yediğim yarım porsiyon tatlı dışında tam yaptım. (o tatlı da beni mahvetti, gece yarısına kadar rahatsız etti midemi) çelınc geneli güzel ve sıkıntısız geçti açıkçası, kendi adıma şaşkınım. çünkü tatlıya düşkün sanırdım kendimi. bir iki kahvaltı dışında bal falan da tüketmedim. akşam yatarken midem çok rahattı ama, o his çok güzel bi his.

    şimdi de arasıra tatlı türü yesem de şeker ve kahveme atmayı tamamen bıraktım. 10 senedir başaramadığım bir şeydi, sayende oldu :) çok teşekkürler canım. senin de alnının akıyla bitirmene çok sevindim. yenilerini bekliyoruz bu sağlıklı çelınçların :D

    bu arada umarım iyisindir, ramazanın da mubarek olsun :) öpüyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "şimdi de arasıra tatlı türü yesem de şeker ve kahveme atmayı tamamen bıraktım" ahah nasıl bi cümle kurmuşum ya. çay ve kahveme şeker atmayı bıraktım demeye çalışmıştım anlamışsındır canım :))

      Sil
    2. Ahah :D Çok teşekkür ederim forever, umarım sen de iyisindir. Senin de ramazanın mübarek olsun, ne çabuk geldi bu yıl hiç anlamadım. :)

      Sonuna kadar gidip başarılı olduğun için seni kutluyorum, çok sevindim doğrusu. Ama en çok şuna sevindim galiba: Bize zor görünen bir şeyi başardığımızdaki o tatmin olma duygusu var ya? O duyguyu yaşamak o kadar güzel ki... Galiba vücutta endorfin filan salgılanıyormuş böyle zamanlarda, ondan mıdır nedir bilmiyorum ama böyle bir mutluluk, huzur, tatminkarlık olamaz. Şu anda bunu seninle paylaşıyor olduğum için daha bir mutluyum, teşekkürler. :)

      Devamı gelecek inşallah da, önce bir ramazan mı geçse bilemedim. Belki bir çelınc yapılabilir aslında ama dur ben bir düşüneyim bunu. :D ben de seni öpüyorum, görüşmek üzere. :)

      Sil
  3. Gelecekteki kızdan geçmiştekine;
    Eylül'ün 8'in deki Riv'den, Mayıs'ın 22'sindeki Miya-san'a; merhaba.
    (abartılı selamımı görmezden gelelim lütfen) biraz önce Murakami'nin kitabı hakkında ki yazını okurken, diğer yandan da küp şeker yiyordum. evet, bildiğimiz küp şeker. çünkü sabahtan beri tutan tatlı krizim sonucu, doğrusu evde şekerlenme namına bir şey bıkramış değilim. şu bildiğimiz onlu paket halleyler harici, top kekler ve misafir şekerleri derken evde daha tatlı kalmadığını görmemle bu kezde küp şekerlere atılmıştım. acaba miya-san'ın eski yazılarında okumadığım challenge'lar var mıdır? challenge'larını okumayı özledim diye göz gezdirirken başlığı görmem üzerine bir masanın üzerinde ki şekerlikte duran küp şekerlere, birde yeniden başlığa göz attım. o yirmi bir günü nasıl başardın? tebrik ederim seni, young'u da aynı şekilde. daha doğrusu nasıl başardınız demek daha yerinde olur bu açıdan. yazını baştan sona okudum ama hâla orada yazan yirmi bir günü gördükçe şaşırmadan edemiyorum. gönülden denemek istediğim ama büyük ihtimal başaramayacağım bir challenge olur benim için. bu arada yazında -kısmen- devam ettirmeyi planladığından bahsetmişsin. devam ettiriyor musun merak ettim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tekrardan merhaba River :)
      Gerçekten sanıldığı kadar zor değildi. Hele ben de senin gibi tatlı krizlerine giren biri olarak bunu söylüyorsam inanmalısın bence. Başarmak zor değilmiş, diyorsun hatta. Bir de şu noktaya parmak basmak isterim, rafine şeker tüketmedim ama doğal şeker tükettim. Yani aslında o kadar da şekersiz 21 gün değildi. :D

      Şu anda devam ettiriyor muyum soruna ise hem evet hem hayır diyebilirim. Yani "kesinlikle yemeyeceğim" diye bir şey demiyorum ama genelde yemiyorum. Hatta son 7 haftada 3-4 kez rafine şeker tükettim sanırım, o da sütlü tatlı ve lokumarın suçuydu. Gerçi bu şekilde en aza indirgemek bile benim için yeterli sanırım. Hayatımdan tamamen çıkarmak, çok radikal olabilir diye düşünüyorum şu anda.

      Sil

Yorum Gönder