Sonsuz Takvim, Anime Atölyesi ve Erasmus Kartpostalı


Uzun bir yazı olması muhtemeldir, uyarmadın demeyin.

Aslında bu çeşit takvimleri oldum olası sevmişimdir ama hem ağzıma layık, hem zevkli hem de kullanışlı bu takvimlerden bulmak daha zor oluyor artık. Ajanda kullanmayı sevsem de genelde arttığı için hep bir önceki yılın ajandasını kullanırım ve tarihi kendim atmak durumunda kalırım. Bu yüzden eve gelen ajandalar aslında ait olmadıkları bir dönemde kullanılmaya mahkumdurlar bizim evde. Ancak Raif öyle bir minik ajandamsı takvim yapmış ki, hangi tarihte, yılda, asırda kullanılırsa kullanılsın hiçbir zaman eskimeyecek ve bulunduğu tarihi gösterebilecek. Kendisi de aynı dertten muzdarip olduğu için okuyucularını da es geçmemiş ve Sonsuz Takvim  adlı yazısına bu takvimleri eklemiş. Ellerine, kollarına sağlık derken dilerim ki siz de yararlanırsınız. Çok kullanışlı ve yeni takvim alımına, tüketimine son veren bir uygulama.

Şimdi takvimden bahsetmişken 2016'ya alışma evresini yaşarken dördüncü ayımıza geldiğimiz benim adıma yüzüme atılan tokat misali bir gerçek oldu. Daha geçen günkü vize kağıdıma tarihi 2015 olarak attığımı ve bunu kağıdı teslim ettikten sonra fark ettiğime değinmek bile istemiyorum. Düşünün halime, hala alışamadım kısacası. Ancak takvimimde nisana baktığımda her haftanın tıka basa dolu olmasına rağmen (üçüncü hafta dışında, adeta nefes alma haftam o benim), bir günüm var ki vizelere rağmen gitmeyi çok istediğim ve 4 saatlik oturmayı göz önüne aldığım tek gün. Biraz daha yakından bakmanız için aşağıya yakın fotoğrafını koyuyorum.

Her ne kadar yazım belli olmasa da 9 Nisan Cumartesi günü önemli bir gün olduğu o cafcaflı, fosforlu neon turuncu yazıdan belli olmuyor mu? Elimden geldiği kadar o günü kalbime kazımış olsam da takvimimde de öne çıkmasını istedim. Şimdi yavaştan yavaştan o günün anlam ve önemine değinmek istiyorum, öte yandan heyecanım ağzımdan dışarı fırlayabilir. Yaklaşık üç ay evvelsinde
 manganimetr.com anime atölyesi düzenlediğine dair bir program duyurmuştu. Bu program turkanime'de de yayınlandı. Bilmiyorum gerçi dikkatini çekti mi ama ben ilk gördüğüm anda vurulmuş ve gitmeye heves etmiştim. Şubat ayındaki gösterime gidemedim ama mart ayındakine koşa koşa gittim ve hiç ummadığım bir şekilde de geri döndüm. O gün benim için çok yoğun bir gündü, sabah tiyatro festivali için Taksim'e gitmeliydim ve bilet için girdiğim sıra yaklaşık 40 kişilikti. Sonrasında acele edip Kadıköy'e gitmem gerekiyordu, ki daha TAK nerede onu bile bilmiyordum. Fakat bilet kuyruğuymuş, tükenen koltuklarmış, bir saatlik yolmuş filan hiçbiri umurumda olmadı atölyeden çıkınca. Kalbimde kelebekler hiç uçuşmadı ama eğer öyle bir şey olma ihtimali varsa, sanırım en fazla bu kadar olabilirdi. Atölyenin yapılacağı yere girdiğimde zaten odanın ruh haliyeti beni içine aldı ve anime kokan salonda manga okuyan insanlar arasında cennete düştüğümü fark ettim. Etrafımda hiç bu tür insanlar olmadığı için orası benim için çok anlamlıydı. Biraz erken gittiğim için fotoğraf çektim, umarım biraz da olsa size de yansıtabilirim o durumu.

Eve no Jikan

Şimdi bu yarısı bile görünmeyen salonun tıklım tıklım dolduğunu ve herkesin nefeslerini tutmuş bir şekilde Eve no Jikan anime filmini izlerken aynı anda kahkahalara boğulduğunu sonrasında da filmi tartışıp derin çözümlemelerini yaptığını bir hayal edin. Olmadı değil mi? Çünkü yaşamadan tadını anlamak çok zor. Gitmeden önce beklentilerimi karşılayacağından hiç şüphem yoktu ancak orada olup bitenler beklentilerimin çok üzerindeydi. Ayrıca film de tek kelimeyle harikuladeydi. İzlemeyen varsa bir an önce izlesin derim. O günün ayrıntılı raporunu da şuradaki linkten öğrenebilirsiniz.
Asıl konuya gelirsek, o neon turuncuyla yazdığım şey şuydu: Anime Atölyesi. Yani beş ay sürecek olan bu atölye, bir sonraki gösterimini 9 Nisan Cumartesi günü yapacak. Bu defa Summer Wars filmi izlenilip sonrasında da bir saat boyunca film hakkında konuşulacak. Şuna değinmeden geçmek istemiyorum, her yaştan insanın rahatlıkla söz hakkı alıp dilediğince filme dair fikirlerini ve yorumlarını paylaştığı bir platform oluyor. Yani çekinmek ya da utanmak gibi bir durum söz konusu bile değil. Onu geçin, zaten konuşmak için can atıyorsunuz çünkü herkes sizinle aynı derecede hevesli ve heyecanlı. Şahsen böyle bir grubun var olması gözlerimi yaşartırken dudaklarımdan gülümsemem kaybolmadı. Beni bu kadar mutlu eden bu etkinliğin devamını dört gözle bekliyorum.

Merak edenler için TAK (Tasarım, Araştırma ve Katılım) Atölyesi'nin dışarıdan fotoğrafı. Ben metrobüsle Söğütlüçeşme'de inip yürüyerek yarım saatte vardım. Rahatlıkla bulduğumu söyleyebilirim.
anime atölyesi

Heyecanımın kusuruna bakmazsınız umarım. 9 Nisan'da olacak gösterim hakkında bilgi almak istiyorsanız şuraya tıklayarak gerekli bilgileri öğrenebilirseniz. Eğer gidip gitmemek konusunda kararsızsanız gitmenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Herhangi bir konuda sorunuz olursa engin (!) tecrübelerimden faydalanabilirsiniz.

Yazıyı buraya kadar okuyabildiyseniz ne mutlu bana! Bundan sonraki kısım ise ufacık bir dostluğun yaratmış olduğu karşılıksız mutluluğu sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu dönem iki arkadaşım Erasmus ile yurt dışına eğitim için gitti. Biri İngiltere'de diğeri de Almanya'da. Almanya'daki arkadaşım Vartolu ile mektup ve mail ile sık sık görüşsek de İngiltere'deki ile ancak mesajlaşabiliyoruz. Fakat hiç ummadığım bir anda şöyle bir kartpostal aldım ve hayatımın ilk kartpostalının İngiltere'den uçarak elime gelmesi beni garip bir sevince boğdu. Bloğumla da paylaşmadan edemedim.

kartpostal
Kartpostalın ön yüzü


İngiltere kartpostalı
Kartpostalda yazılanlar doğrudan ön yüzüyle ilgili. Bu arada anonim kalmak adına yapılan acemi fotoşop olayları ile karşı karşıyasınız...

Bunun üzerine söylenecek bir şeyim kalmadı ama konuşmaya başlamışken susmak zor zanaat. Yine de takvimimdeki vizeleri kendime hatırlatır ve el mahkum deyip çalışmaya geri döndüğümü bildirmek isterim.

İyi haftalar, hoşça kalın!

Yorumlar

  1. Merhaba yazı için eline sağlık.Anime atölyesini buradan öğrendim.Böyle bir bilgiyi verdiğin için teşekkürler.^-^ Bir etkinlik varsa gitmek lazım kesinlikle.Kız kardeşimle anında gitmeye karar verdik bu yüzden.Aynı hobilere sahip insanların buluşması kesinlikle önemli.Tekrar teşekkürler ve sana da takvimindeki olayları en başarılı şekilde gerçekleştirmen dileğiyle. Ayrıca vizelerde başarılar:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel dileklerin için çok teşekkür ederim. :) Ayrıca atölyeye bende gideceğim için belki karşılaşma fırsatı yakalarız. Umarım sizde benim kadar memnun kalır ve eğlenirsiniz. Bende okuduğun ve yorum yaptığın için teşekkür ederim. :)

      Sil
  2. Bu Tak oluşumu bayağı ilgimi çekti, takip edicem hatta yazın katılmalı bir şeyler olursa katılırım muhakkak kartal şubesi evime çok yakınmış zaten onu farkettim. Ne iyi ettin de paylaştın.

    Ayrıca ben de ajanda seviyorum ama bu tip duvar takvimleri de hoşuma gidiyor. Sene başında asmıştım böyle aylık ama duvarda düzenlemek zor geldi ilk haliyle kaldı sonra. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer girişimcilikle ilgileniyorsan kesinlikle bir göz atmanı öneririm TAK'a. Hem insanları hem olanakları gayet iyi bir yer. Umarım yararlanabilirsin.

      Benim de yoğun programım olduğu zaman tercih ettiğim bir yöntem bu duvar takvimi. Ama ajanda her daim elimin altında olmak zorunda yoksa kendimi kaybederim muhtemelen. :)

      Sil
  3. Takvimi görünce nasıl da mutlu oldum :) Faydalı olabildiysem ne mutlu bana! İyi günlerde kullan, hep mutluluk getirsin sana :) ( Nisan için ben de üçgenli olanı kullanıyorum bu arada :D )

    O anime atölyesini de hiç kıskanmadım, hiç hiç! İstanbul'da değilim diye de hiç söylenmedim kendi kendime :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. "Nereden buldun, nasıl yaptın?" diye soran çok fazla arkadaşım oldu. Bunun üzerine hepsine birer yaprak çıkartıp daha fazlası için bloğuna buyurun dedim. Hazırlıklara başla. :)

      Atölye için darısı diğer şehirlerin ve özellikle İzmir'in başına demek istiyorum. Her şehre yılın her dönemi lazım böyle faaliyetler. :)

      Sil
  4. Vayy bu TAK olayı baya iyiymiş. Ama Ankara'dan biraz zor katılırım ben. Paylaştığın için teşekkürler. Seninle aynı düşünen aynı dünyada yaşayan insanlarla olmanın verdiği heyecanı da keyfi de bilirim. Umarım bir gün ben de katılırım 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım Anlara'da da böyle etkinlikler olur. Hatta belki de oluyordur ama haberimiz yoktur. :) Böyle bir keyfi paylaştığım insanların olması çok güzel, teşekkür ederim. :)

      Sil

Yorum Gönder