Hastalık Hastası



Hani bazen aç olmadığınızı bile bile canınız bir şeyler yemek ister. Daha doğrusu şöyle örnek vereyim, evde en sevdiğiniz yemeklerden bir tanesi vardır ama siz eve gelmeden yemek yemişsinizdir. İşte bu durumda verdiğiniz karar ile açgözlülüğünüzü sınıyor olmalısınız herhalde. Ya tok karnın üstüne tekrar yemek yerseniz ya da o yemeği ertesi güne bırakırsınız. İşte ben bir haftadır bu durumdayım. Örnek olarak verdim ama ciddi ciddi midemi çöp kovası haline getirdim. Öyle bir açgözlülüğüm varmış ki, ben bile hayretler içerisindeyim. Canım ne istiyorsa onu yapıyorum ama aslında canımın istediği şeyler bunlar değil. Yani bu tamamen "açgözlülük" fakat toplumun gözündeki açgözlülük. Olağan şartlar altında, insan canının istediği şeyi yaptığında mutlu olur. Öyle değil mi? Bence ben, toplumun gözünden istediği şeyleri yapıp mutlu olduğunu sanan bir insanım şu sıralar. Bunu da hasta olunca anladım.

Öyle ki, çöp kovası haline gelen midem ve zihnim artık error vermeye başladı. Hiç uyumadığım kadar uyuyup hiç olmadığı kadar mide hazımsızlığı çekiyorum. Evrenin bana uyarılarını göz ardı ettiğim için artık hasta olmayı da hakketmiştim sanırım. Ki ben, kırk yılda bir hasta olan biriyimdir. Onu da yatak döşek geçirmem, geçiremem. En fazla akşamları çorba içerim. Ne ilaç, ne doktor, ne de sürekli uyku... Hiçbirini yapacak kadar kendimi acınası hale getiremiyorum. Çünkü beni tek önemseyen hep ben oldum. Yani ne annemin, ne de kardeşimin bana bakmayacağını bildiğim için hastalığımı bir hasta olarak yaşayamadım şu zamana kadar. Buna üzülüp üzülmemeye karar veremedim şimdi... Neyse.

Sanırım zihnim yerinde olmadığı için kafamı toplayamıyorum. Dağınıklığım için şimdiden kusura bakmayın. 

Sanırım ilk defa finalleri stres haline getirmeden hafif bir çalışma ile atlatıyorum. Ancak sırf finaller olduğu için canım acayip bir şekilde bir şeyler izlemek istiyor. Sebebi ise beynimi kullanmak istemeyişim. Sanki kullansam kıyamet kopacak. Hayır, neden bu kadar direniyorum, ben bile anlamadım. Bu hâl öyle bir durum aldı ki, bir ayda bir diziyi ancak bitiren ben; birkaç film, bir dizi ve bir reality şovu devirmek üzereyim. Bunların yanı sıra, takip ettiğim youtuberların sayısı iki katına çıktı adeta. Bir de hepsi kozmetik ile ilgili ve izledikçe canım makyaj yapmak istiyor. Özel bir durum olmadıkça makyaj yapmayı düşünmem hatta mesafeli olduğum için arkadaşlarımdan sitem duyarım hep. Fakat şu halimi görseler ne derler bilemiyorum. Birkaç kere dışarı çıkarken de yaptım ama gündüz vakti parlak parlak, simli simli dışarı çıkmanın uygun olmadığını daha sonradan yaşayarak anladım. İnsan sınava girerken ne akla hizmet makyaj yapar bilmiyorum. Millet sabahlara kadar çalışmaktan mosmor göz altlarıyla okula geliyor, ben sanki eğlenceye çıkmışım gibi simlerle geliyorum. :D Çatlak bir insan olduğumu söylemiş miydim önceden? Biraz var bende...

Yazı yine bambaşka bir yöne evrildi. Hastalık diyordum... Bir haftadır her önüme konanı yediğim için midem, sebebini anlamadığım bir şekilde ateşim, rüyamda korkutmadıkları halde kocaman bir uçuğum, çenemin sağında ağrıtan bir bezem, ciğerimi hem göğüs kafesimin dibinde hem de sırtımda hissetmeme sebep olan öksürüğüm ve son olarak günde 10 saat uyumadan yataktan çıkamayan bulanık zihnim yüzünden kendimi pek iyi hissettiğimi söyleyemeyeceğim. Hani insan bazen kendini o kadar çirkin hisseder ki, aynaya bakmak istemez ya... İşte ben öyleyim aslında. Makyaj yaptığım kısmı tamamen can sıkıntısından dolayı. Yani yapınca kendimi güzel hissediyor değilim. E öyle olunca da amacına uymayan bu makyaj olayı hem suratımı mahvediyor hem de israftan başka bir şey olmuyor. Sonuç olarak, makyaj olayını bitirmem lazım. Kafada bitirirsem sorun olmaz en azından, diye umuyorum...

Bir de bütün bu "hastalık"ların üzerine düzeni bozulan bir regle sahip oldum! Havaların soğuması ile birlikte sporu bıraktım ve anında reglim bozuldu. Şimdi bundan size ne? Bende bilmiyorum ama bu duruma üzüldüğümü itiraf etmem gerekiyor. Daha çok üzüldüğüm bir şey varsa, o da sporla verdiğim 7 kiloyu almış olmam..... (Arkadan hüzünlü bir fon müziği çalınır.) Gerçekten ama gerçekten bazen beynimi doğru kullanamadığımı düşünüyorum. Her yıl aynı şeyleri yaşıyorum çünkü. Neyse ki, finallerimin bitmesine bir hafta kaldı ve bir ay boyunca evde olacağım için şu spor konusunu tekrar ele almak istiyorum. Hatta kız kardeşimin almış olduğu yukarıda gördüğünüz dergiyi adeta sahiplendim. Yalayıp yutup sonra yine kendi bildiğimi uygulayacağım muhtemelen, olsun. En azından okumak iyidir. 

Hastalıkların hücumuna uğradığım ve iyileşmeyi sporda bulduğum şu geçiş dönemlerinde hep zorlanmışımdır. Yani her türlü geçiş dönemimde illa ki biraz kendimle kavga etmişimdir. Bu defa da kendimi toparlamak için erken kalkmamın önemli olduğunu düşüncesine dört elle sarılmış durumdayım. Ne yazık ki, dokuzdan önce kalkamıyorum. Kalktığım günlerde de bir saat ayakta durup geri tekrar uyuyorum. Tam bir miskinlik çöktü üzerime. Acilen doping yapıp dört gözle beklediğim gelen ara tatilimin tadını çıkarmam lazım. Planlanmış çeviriler, okunacak kitaplar ve yapılacak challengelar çoktan belirlendi. Sadece benim start düdüğünü çalmamı bekliyorlar. Son bir hafta! 

Bu arada bahsetmek istediğim çok şey daha var ama yazı "aldı başını gidiyor" haline girdiği için burada bitiriyorum. Unutmadan, bir sonraki yazım challenge'ın sonucu hakkında olacak. Uzun zamandır erteledim ama kısa ve öz bir yazı yazacağım.

(Sanki video çekiyormuşum gibi yazmaya başladım. Hepsi youtube yüzünden olsa gerek..........)

Hoşça kalın! 

Not: Sınavları ve finalleri olan herkese başarılar diliyorum! 

Yorumlar

  1. geçmiş olsun, ben hasta olduğumda bol bol bitki çayı içerim, hemen iyileşirim, sen de içiyorsun, sen de hemen iyileşirsin umarım. burun tıkanıklığı için nane yağı deneyebilirsin belki.

    bu ara ben de çok sık makyaj videosu izliyorum, hayatımda sadece bir kere ablamın düğününde makyaj yapmış olmama rağmen, onda da çirkin olduğumu düşünüp silmiştim hemen. makyaja ve makyaj yapanlara karşı anlamsız bir önyargı ve kinim vardı, youtuberlar sayesinde azaldı -.-

    varolmanın dayanılmaz hafifliği'ni ocak ayıyla birlikte okumaya başlayalım demiştik ama finaller :/ benim de bu hafta sınavlarım bitecek, hemen kitabı edinip okumaya başlamak istiyorum,daha birçok şey istiyorum, kısmet.

    kolay gelsin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nane yağı harika bir çözüm. Bir defasında arkadaşım sayesinde denemiştim. Kokusu çok güzeldi, tavsiye ederek hatırlattığın için teşekkür ederim. :)

      Aslında makyaj başlı başına tartışmaya açık bir konu olduğu için konuşmaya başlasam susamamaktan korkuyorum. Ama o youtuberlar insanı çok değiştiriyor, iyi mi kötü mü bilemiyorum gerçi.

      Aslında kitapla ilgili sana olduğunu sandığım birine mail attım. Ama sen değilmişsin anlaşılan. Finallerimiz aynı zamanda bitiyormuş, sanırım bende bu hafta içinde kitabı edineceğim.

      Tüm tavsiyelerin ve geçmiş olsun dileklerin için teşekkür ederim Kılıçlı Voyvoda. :)

      Sil

Yorum Gönder