CHALLENGE #4

Böyle bir başlık atmanın yollarını uzun zamandır gözlüyordum, ancak hemen bu hafta yapmayı da düşünmüyordum işin doğrusu. Fakat kafamın içine hücum eden fikirlere ve geçen yazımda bahsettiğim bazı durumlara çözüm önerilerine dair, bir programdan ziyade bir challenge yaparak kendime görev bilinciyle yapılan bir meydan okuma yapmak istedim. Adı üzerinde challenge, bu işin ne olduğunu artık beni okuyanlar ezberlemiştir. Ben yine de, "kendime meydan okuyarak; irademi zorlayacak şartlarla kendimi, kendime kanıtlama görevi" olduğunu söyleyip hatırlatmış olayım. Sonrada bu challenge fikrine ilham olanlardan başlayarak meydan okumamı anlatayım.

Geçtiğimiz hafta perşembe günü saat 10'daki dersime gitmek için bir saat önceden hazırlanmış ve 9 servisine binmek için odamdan fırlamıştım. Ne yazık ki odamdan fırlar fırlamaz yurt asansörlerinin çalışmadığı aklıma geldi ve beşinci kattan aşağıya mini mini 5 cm topuklu botlarımla takır takır adeta koşmaya başladım. Eğer 9 servisine geç kalırsam, 10 servisini beklemek zorunda olacaktım ve derse de geç kalacaktım. Şu zamana kadar bahsettim mi, bilmiyorum. Ancak bende düşme fobisi var. Yani bir yerde yol bozuksa, tümsek varsa, çakıl taşları dağılmışsa daha düşmeden "aha düşecem şimdi!" der ve düşerim. O "düşecem şimdi!" düşüncesi ile ne kadar dikkat kesilirsem kesileyim, düşmekten kendimi alamıyorum. En sinir olduğum ve alışkanlık haline gelen huyumdur bu. Yakın zamanda yaptığım tespitlere göre, başka insanları izlerken de düşüyorum. Ama bunun konumuzla bir ilgisi yok şimdi...

İşte ben öyle takır takır aşağıya inerken üçüncü katın merdivenlerinden düştüm. Ama öyle böyle bir düşme değildi bu sefer ki. Ne ben kendimi kurtarabildim, ne de kurtarılacak bir ben kalmıştı ortada. Amma velakin, düşer düşmez hemen ayağa kalkıp daha temkinli bir şekilde merdivenlerden inmeye devam ettim. Sonuçta geç kalmak istemiyordum. Bu şekilde yurdun bahçesine çıkıp servise göz kırparken bir de ne göreyim?! Eteğimin altından siyah opak çorabım beş karış yırtılmış ve bana el sallıyor. Derhal geri döndüm ve bana göz kırpan servise "adios amigos" deyip yurdun beşinci katına kadar merdivenleri çıktım. O sırada hayatın anlamını sorgulamadım, değil. Sorgulamış olabilirim. Hatta geç kaldığım derse de rest çektim ve okulun kafesine gidip kendime bir sallama yeşil çay istedim. ardından en köşe masaya çekilip öğlendeki sınavıma çalıştım...

İyi de, bunun neresinde challenge? Elbette ki hayatı sorgulama kısmında değil. Merdiven kısmında. Çorabı yırtan ve beni bir kat yuvarlatan bu merdivenlere çok hasret kalmışçasına kendime bir merdiven kullanma meydan okuması yapıyorum. Bir hafta içi boyunca her sabah yurt merdivenlerini (8 katlı) bir kere inip çıkacağım ve hiç asansör kullanmayacağım. Yuh yani! Ne alaka? diyen seslerinizi duyuyor gibiyim. İşin aslı bu olaya çok fazla içerlememiştim ama bu olaydan sonra üç gün bacak kaslarım fena halde ağrıdı. Hala da ağrıyor. "Acaba merdiven kullanmayı mı unuttum?" diye düşündürdü beni. Hem asansörün hareketsizliği teşvik edici katkısına bir boykot, hem de bacak kaslarımı çalıştıracak olan bu challenge'ın hareket etmeyi teşvik edici yan etkisini kucakladım anında. Bu challenge'ın diğerlerinden daha kolay olduğunu kabul ediyorum, ancak şu aralar kitap okumak ya da yürüyüş yapmak için uygun şartlar gerektiren bir ortamım yok. Fakat yurttan çıkıp eve döner dönmez size hain challenge'larımdan bahsedeceğim. Çünkü aklımda zehir gibi üç tane challenge var. Ölmeden mezara sokacağım kendimi...! Nihahaha!

İçimdeki kötülüğü geri yolladıktan sonra bu basit challenge'ın şartlarını konuşabiliriz:

1-Her sabah 6.30'da kalkıp beşinci kattan önce en yukarıya (8. kata) çıkıp sonra en aşağıya (1. kata), inip tekrar en yukarıya (8. kata) çıktıktan sonra beşinci kata, yani odamın olduğu kata geri döneceğim.

2-Okulda, evde, yurtta, metroda, metrobüste, marmarayda ya da başka hiçbir yerde asansör ve yürüyen merdiven kullanmayacağım. (Marmaray yazarken kendimi geri çekmiş olabilirim bir saniyei. Ama aklıma koydum bir kere!)

3-Tüm bu hafta içi boyunca oruç tutacağım!

Nihahaha! Oruç ne alaka peki? Bunun iki tane cevabı var. Biri çok sevgili Forever Young'ın  geçen yazıma yaptığı yorumla ilgili. Oruçla ilgili bir çelınç olabileceğini düşünmüş ve bende bundan ilham alarak bu challenge'ı ona ithaf ettim. Gerçi ne işine yarayacak bilmiyorum ama 4. meydan okumamız kendisinden ilham alınmıştır. :)

Diğer sebep ise yine aynı yazıyla ilgili olarak para biriktirmek isteyişim. Dini suistimal ediyormuşum gibi hissetsem de, bana "niyetin ibadet mi, para mı" diye çıkışsanız da; ben üç taşla bir kuş vurmakta bir sorun görmüyorum. Umarım Allah da görmez. Çünkü oruç tutarak hem kazaları halletmeyi, hem paramı saklamayı, hem de kendi irademi zorlamayı akla yatkın olarak görüyorum. Yanlış düşünüyorsam, beni bilgilendiriniz lütfen. Bende öğrenmiş olurum böylece.

Son olarak, bu challenge'ı evirip çevirip değiştirip istediğiniz hale getirebilirsiniz. İsterseniz oruç kısmını çıkartırsınız, isterseniz de yürüyen merdiven kısmını, isterseniz de süresini değiştirirsiniz. Fakat yapacak olursanız bana da haber verin. böylece deneyimlerimizi paylaşabiliriz. Pazartesi'den başlayıp cuma dahil olmak üzere beş gün sürecektir. Şimdiden kolay gelsin bana!

Sonuçlarda görüşmek üzere, hoşça kalın!

Yorumlar

  1. Merdiven kullanmaktan nefret eden bir insan olduğum için bayağı zorlayıcı geldi bu. (Hele oruçlu oruçlu.) Kolay gelsin. ^^

    -bu arada aylar önce bana pasladığın meydan okumayı yapmadığım için vicdan azabı duyuyorum. :') ama bir türlü vakit bulamadım.-

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim! :) O vicdan azabının kökübü kurutabilirsin, önümüzdeki meydan okumalara bakarız artık. :)

      Sil
  2. Roromiya... Bazı konularda idolümsün...

    YanıtlaSil
  3. altı buçukta kalmak...
    işte bu yorucu. hayatta yapamam. daha geçtiğimiz yıl arkadaşlarla birlikte çanakkale turuna hep birlikte çıkalım demiştik de, sabah beş buçuk civarı uyanıp, hazırlandıktan sonra araca binmem ile. uykum var benim, diye inip dönmem bir olmuştu. apartmanımızda asansör mevcuttur lakin bir türlü kullanma alışkanlığım yoktur, fobim filan yoktur, yine de pestilim çıksa da en üst kata kadar merdivenlere kullanarak çıkarım. yalnız gerçekten oldukça zorlayıcı geldi bana. cesaret edersem belki kalkışırım da; altı buçuk... *gözleri pörtler*
    kolay gelsin Roromiya. ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Altı buçuk kısmını değiştirebilirsin istersen. :) Her şey sana kalmış, istediğin gibi oynayabilirsin yani. Ayrıca yolculuğun başlamadan bitmiş ama hiç de pişman olmadığına göre uykunun daha değerli olduğu anlaşılıyor. :) teşekkür ederim, çok kolay değilmiş ama şimdilik idare ediyorum. :D

      Sil
  4. yazıda adımız geçiyo biz daha yeni görüyoruz piiii kalıbıma benim.
    sonucunu da okuyayım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahah :) Hiç sorun değil, sonucu da yazacağım yakında.

      Sil

Yorum Gönder