CHALLENGE #4 Hk.

Mail atıyormuş gibi bir başlık atıp bu yazının orijinal olmasını bekleyemezsiniz benden. Bu kadar aşağılara düştükten sonra birazdan size söyleyeceklerimle birlikte yüzünüzün alacağı ifadeyi tahmin edebiliyorum. Fazla dayanamayacağım. O yüzden kısa kesiyorum.

Çok utanıyorum... Cidden utanıyorum ama yaptıklarımdan dolayı pişman değilim. Sadece düşüncesizlik ettiğim için kendime kızıyorum. Yine de cesaretimi toplayıp bugün buraya bu yazıyı yazıyorsam gelişme var demektir. Çünkü genelde bu tür durumlar kaçmaya meyilli bir yapım var. Evet, kaçarak kurtulabileceğimi düşünen bir insanım. Ama bloğumda bunu yapamam.

Şimdi size her şeyi tüm özüyle anlatacağım. Gerçekleri duyup aslında challenge yapma şerefine layık bir insan olmadığımı öğrenince bir daha bu topraklara ayak basmak istemeyebilirsiniz. Evet, bu riski göze alıyorum.

Pazartesi Günü: Kız kardeşime Kadıköy'de kahvaltı yapmaya söz verdiğimi unutmuşum ve sabah oruç tutmakla tutmamak arasında uzun bir gelgit yaşadım. Kendisi beni çabucak ikna etti ve kahvaltı yapmak için Kadıköy'e iki saatte gelip iki saatte de güzel bir mekan aradık. Bulamayınca Baylan'a girip tatlı yiyip yollarımızı ayırdık. Yani ne kahvaltı yapabildim, ne de oruç tutabildim. Öyle saçma sapan bir iş yaptım. Ama tüm boyunca sadece bir kere yürüyen merdiven kullandım. O da unuttuğum için. Yoksa Kadıköy Marmaray merdivenlerini bilen bilir, ciğerlerimi on kata kadar güçlendirdiğine yemin edebilirim. Öyle bir tırmandım işte onları...

Salı Günü: Oruç tutuldu, asansör ve yürüyen merdiven kullanılmadı.

Çarşamba Günü: Oruç tutuldu, asansör ve yürüyen merdiven kullanılmadı.

Perşembe Günü: Bir arkadaşımın doğum günü olduğunu evvelki günden hatırladım ve sabaha kadar "tutsam mı, tutmasam mı?" ikilemi yaşadım. Ardından onunla uzun zamandır görüşmediğim için bir pasta ısmarlamam gerektiğini düşündüm. Risk alıp oruç tutmadım, çünkü müsait olmama ihtimali vardı. Ama bir şekilde doğum gününü sade fakat hoş sohbet bir şekilde kutladık. O gün oruç tutmadığıma sevindim çünkü onu mutlu ettiğime sevindim. Genelde doğum günlerini umursayan biri değilimdir ama insanları mutlu etmeyi seviyorum. Bu sefer de buna değmiş oldu.

Cuma Günü: Perşembe akşamı eve geçtiğim içim ertesi gün "nasılsa evde kahvaltıya para ödemiyorsun" deyip kendimi caydırdığımı itiraf ediyorum. Kısacası oruç tutamadım.

Yüzsüz, yüzsüz size bunları söyledikten sonra olan mazeretlerimin aslında sağlam şeyler olmadığını ve challenge'ın şerefini iki paralık ettiğimi düşünmeniz gayet normal. Bende öyle düşünmüyor değilim. Sadece perşembe günü uymadığım için pişman değilim ama diğer günlerin biraz günahı olabilir... Peki diğer şartları yerine getirebildim mi?

Merdivenlerden o 5 cm mini mini topuklu ayakkabılarla at gibi koşma becerimi epey bir geliştirdiğimi söyleyebilirim. Hatta CV'me yazmayı düşünmüyor değilim. :P Böylece günün birinde bellboy olursam belki göze çarparım... Hızlı ve topuklu olmamın yanı sıra yurdumun merdivenlerini beşinci kata kadar tek nefeste çıkabilme becerim de çok gelişti. Hatta bu beceriye market poşetlerini de dahil ettim ve ortaya çıkan sonuç muazzam... Arkadaşlar lütfen kıymetimi bilin.

Kendimi bu kadar övdükten sonra artık yerebilirim. Her sabah altı buçukta kalkıp merdiven çıkmak mı? Imm, kulağa çok leziz gelse de sahurdan sonra yattığım gibi derslere zor yetiştiğim için sabah altı buçukta kalkmak yalan oldu. Oruç kısmı ise iki gün oldu ama o iki gün cidden güzeldi. Hem hiç para harcamadım, hem de merdivenlere iyice alışmış oldum. Peki bu detaylı anlatımdan sonra büyük resme baktığımızda kocaman bir başarısızlık görmüyor muyuz? Hayır, görmüyoruz. Neden? Çünkü aslında başaramamanın yollarını bulduk ama başarısız olmadık. :P Klişe ama klasik bir Edison cevabını yapıştırdıktan sonra bu challenge'ın geleceği hakkında planlarımı sizinle paylaşayım:

Bugünden itibaren, cuma gününe kadar beş gün boyunca oruç tutmaya ve asansör+yürüyen merdiven yasağına devam ediyorum. Sahur dolayısıyla sabahları altı buçukta kalkmam evren yasalarına aykırı bir durum oluşturuyor. Bu sebepten ötürü merdiven çıkma işlemini sahurda ya da akşam yatmadan önceye alarak, kendime bir nevi kolaylık ama en azından mantıksal bir çözüm sağlıyorum.

Şimdi beni taşlayabilirsiniz.

Özetle, ertelenen ve hükmü devam eden bir challenge ile karşı karşıyasınız arkadaşlar. Sanırım benden bu kadar. Görüşmek üzere!

Yorumlar

  1. aman roromiya, sen mi challenge'ın şerefini iki paralık etmişsin? yapma. benim cuma ve cumartesi challenge deneme faslıma nazaran seninki oldukça maratonlu geçmiş. cuma günü sevaptır, mevaptır dedikleri için hadi cuma başlayayım dedim. aklımdaydı da yazını okuduğumdan beri (hem tutmadığım günlerimde vardı epey bir *yanakları kızarır*) denemekte istemiştim senin challenge'larını. cuma evdeyim diye başlayayım dedim. başladım da. tabii saat üçe kadar uyuyup, evden dışarıya tek bir adım atmadığımdan benim challange yalan oldu. cumartesi desen, tamam bu sefer yapacağım dedim. o kafayla giriştim ama yine öğleye kadar uyukladığımdan hem kursum yalan oldu, hem de üşengeçliğimden yine dışarıya bir adım atmadığımdan challange titanic'e döndü. seninkini okurken "tanrı herkese roromiya'nın azmini versin" dedim. bir de hükmü devam eden demişsin, azmine hayran kaldım. tebrik ederim. ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Denedin demek? :) Çok sevindim. En azından insanın nasıl bir ruh haline büründüğünü gördün. Bir de şöyle bir şey var, bu challenge'ı yapmasan bir şey kaybetmezsin. Ama yaparsan da kazanacağın çok bir şey yok. Elbette irade kısmı hariç... :) Olsun bir sonraki challenge'lara da bekleriz. Birkaç hafta sonra kitaplı bir challenge var aklımda. :)) Ve çok teşekkür ederim!

      Sil
    2. ah, o kitaplı challenge'ı merak etmedim değil. ayrıca biliyor musun Miya-san, geçmiş challenge'larına bakarken Alice-san ile başlattığınız kitap ve park challange'ını bulmuş, ciddi ciddi düşünmüştüm acaba önümüzdeki haftalar uygulasam mı diye. tabii, daha sonra havaların serinliği gözümü korkutmuştu. ve dediğin gibi, insan iradesiyle yarış halinde oluyor. :)

      Sil
    3. O türde bir challenge yapabiliriz belki. Aklına bir şey gelirse bana mail atabilirsin, ya da bir fikrin varsa bende ortak (yancı) olabilirim. :) Her türlü fikre açığım kısacası :D

      Sil
  2. yazıya öyle bir giriş yapmışsın ki eyvah dedim, challenge yüzünden kızcağız düştü bayıldı mı yoksa falan. neyse ki haksız çıktım :D gayet güzel bi çelınc ortaya koymuşsun, zaten ilk başta tamamen tutturamamak çok doğal. gayet güzel ilerlemişsin :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder