Flört Dönemi



Böyle bir konu açmak cinayet işlemeden önce tüm planlarını gazetelerde yayımlamak gibi aslında. "Konuşmamalıyız, yoksa büyüsü bozulur." gibisinden bir konu. En çok da büyüsünün var olduğuna inananlar için... Bir de hoş görmeyeneler var. Aslında hoş görmeme konusunu da açmalıyız biraz. Flört güzeldir, önermesine herkes bir noktada "evet" der ama belirli koşulları da vardır. Bunlara biraz sonra geleyim. Önce ben neden böyle bir bahis açtım, onu konuşalım.

Herkesin çekinceli konuları vardır ama ben bu konuların üzerine gitmekle biraz kaşınıyorum sanırım. Aslında bu konunun o kadar hassas olmadığını, sadece "büyüsünü" bozabileceğimi düşünüyorum. Çünkü (bu cümleyi söylemeyi sevmiyorum ama) bizler, belirsiz bir durumu kesinleştirmeyi seven yaratıklarız. (Burada yazar cinsiyetçi olmamak adına kadınlar demekten kaçınıyor.) En azından bende hep böyle bir takıntı vardı. -Dı'lı cümle kurdum ama bundan sonra yok mu? Meçhul. Aslında tam da bu durumu düzeltmek için böyle bir şey yazıp kendimi ikna etmek istiyorum. Özetlemek gerekirse biraz kaşınmak ve kendimi bazı belirsizliklerin de güzel olabileceğini göstermek için bu yazıyı yazmaya baş koydum. Fakat sorarsanız ne zaman aklıma geldi diye, on dakika öncesine kadar "flört dönemi" ile ilgili bir yazı yazmaya dair hiçbir şey yoktu.

Tamam, Biraz toparlanalım şimdi.

Öncelikle flört sözcüğünün etimolojisinden başlayarak uzak ve yakın tarihine değinelim biraz. Flört sözcüğü bize ingilizce doğrudan "flirt" kelimesinden geçmiştir. Biz okuduğumuz gibi yazmışız ama ingilizce yazılışında i harfi var. Kelimenin kökeni latinceden gelip fransızcada "fleurette" diye yazılıyormuş.Fransızcada ilk anlamı "küçük çiçek, buket" olan bu kelimenin ikinci anlamı "hoş söz, işve" imiş. Bu, benim çok hoşuma gitti. Çünkü ben flörtü oldum olası böyle bilirdim ve hoş muhabbet edilen görüşmeler diye aklıma geçirmiştim. Çok iyi hatırlıyorum, annem bana anlatmıştı bunu. O zamanlar sadece "sevgililerin buluşması" olarak düşünmüştüm ama aslında sevgili olmadan önce yapılan görüşmelerin flört kelimesine daha uygun olduğunu düşünüyorum şu anda. Doğrusu nedir, bilemem tabii.

Uzak ve yakın tarihini anlatmak bana düşmez deyip şakamı burada sonlandırıyorum. :) Flört kelimesinin ahenginden biraz uzaklaşıp bende uyandırdığı duyguları benim için ne ifade ettiğinden bahsetmem gerekirse aklıma işve, oynaşmak gibi sözcüklerden önce "konuşabilmek" geliyor. Uzun süreli bir ilişkisi hiç olmamış biri olarak, sevgililerin muhabbet edebildiğini pek görmüş (doğal olarak da yaşamış) değilim. Ancak ben muhabbetle ve meveddetle (sevgiyle) ilişki kurulabileceğine inanan (en azından kendim için) biri olarak sevginin tek başına işi götürdüğüne birçok defa tanık oldum. Fakat o meveddeti güçlendirecek olanın muhabbet olduğuna dair bazı takıntılarım var ve o muhabbetin de flört diye adlandırdığımız dönemde açığa çıktığını düşünüyorum. Kısacası, birbirini tanımaktan sonra gelecek olan o muhabbetin var olan sevgiyi arttırdığına ya da sevgiyi ortaya çıkarttığına/ desteklediğine inanıyorum. Haliyle flört dönemine olan ilgim, çağın gençlerinin yaygın inancından olan "olmazsa olmaz"ı gibi değil de, "olsa dünyalar benim olur" gibisinden bir şey. :) Biraz açarsam, bu dönemi (aslında dönem demek de hoşuma gitmiyor ama neyse) olacak ya da olmayacak olan ilişkinin en güzel dönemi, cicim aylarının yapmacıksız olanı, muhabbetin ön gösterimi ve gelecek kaygısı olmadan da yaşanan anların mutluluk verebileceği bir zaman olarak görüyorum.

En ilginç yanlarından biri de, eğer flört ettiğiniz kişi önceden samimi bir arkadaşınız değilse, ona olan yaklaşımınızdır. Düşünsenize, bir insana yaklaşımınız ona verdiğiniz izlenimler ve ondan aldığınız etkileşimler bağlamında aranızdaki frekansın uyup uymadığını gösterebiliyor. Ona arkadaş olarak yaklaştığınızda onun size yaklaşımı da az-çok aynı olacaktır. Elbette farklı da olabilir ama bu, sizin ona gönderdiğiniz sinyallere göre değişen bir durum. Ne hissettiğinizi bilmediğiniz anda, arkadaş çemberinden çıkmış ya da arada bir yerlerde sıkışmış olabilirsiniz. Bunun kaynağı o ya da sizsinizdir, hiç fark etmez. Önemli olan yine bundan sonraki yaklaşımınızın yani tavırlarınızın ve davranışlarınızın aranızdakileri hangi noktaya taşıyacağını belirliyor/yönlendiriyor olması.

Çok dolandırdım. Bu şekilde noktalamak istemiyorum, bu sebepten şu şekilde mesajımı vermeye çalışacağım:

 Bu çizimi flörtleşmenin simgesel tezahürü olarak kafanızda canlandırın. Onun size nasıl dokunacağını bilmiyorsunuz. Dokunduğunda sıkı sıkı mı tutacağını, yoksa her an kayıp gidebilir gibi mi tutacağını da bilmiyorsunuz. Bildiğiniz tek şey, ona dokunduğunuzda hissettiğiniz ve kumaşının dokusu. Sanırım en önemli nokta bu işte. Kumaşının dokusu sizde ne gibi hisler uyandırıyor? Yumuşak ya da sıcak olmasında öte, sizin bu dokudaki hisleriniz. Bu hislerle yaşamak isteyip istemediğiniz. Tabii en önemlisi de, bunu ileri bir adıma taşımayı isteyip istemediğiniz. Sorularınızın cevabı ne yazık ki ilişkiye bir isim koymaya geldiğinde tek başına yeterli olmuyor. Karşınızdaki kişi ile cevaplarınızın uyuşması da bir o kadar önemli. Peki bu cevaplar nasıl sonuçlar doğurabilir? Sonuçların "bence"leri nelerdir? Ya "sizce"leri nelerdir? Haydi, bu da bizim sorgulayışımız olsun. Sizceleri yorumlarda görmek ve bunlar üzerine bir tahlil yapmak istiyorum. Şu aralar etrafımdakilerin düşünceleri ile ne kadar orantılı olacak, en çok da bunu merak ediyorum.





Sonuç A. Flört gibi muhteşem yüzyıl adını verebileceğimiz bir dönemin sonunda yaşanabilecek sonuçlardan biri budur. Artık bu bir "ilişki"dir. Ciddiyeti size kalmış, önemli olan muhabbetin meveddeti desteklediği ya da doğurduğu, muhtemel sonuçlardan akla ilk gelendir. Bundan sonra işveli konuşmalarınız bir süre daha "cicim ayları" adı altında gerçekleşebilir. Sonrası ise meçhul bir gemidir, limanını ilişkinin gidişatı belirler. Biraz ego tatmini, biraz gelecek planları ile başlı başına hayata doğrudan etkisini gösterir. Fakat kıyaslama gibi gerçek ama iğrenç bir kelimemiz var. Flört dönemi ile sevgili olunan dönem arasında yapılırsa, bazen yüzü solduran sonuçlar doğurabilir. Eğer bir de flörtten önceki yaşayış ile kıyas yapılırsa, vay halinize! O yüzden bu dönemde gerçeklerden korkabilirsiniz, yargılanabilir ve yargılayabilirsiniz. Dürüst olduğunuza pişman olabilirsiniz, ama en önemlisi de oyun oynamaktan vaz geçtiğiniz için kendinize küfredebilirsiniz. Elveda flört, merhaba gerçekler!


Sonuç B. Her ne kadar acımasız olan bu çizim gibi görünse de, bu ayrılık size uzun vadede yaşadıklarınızdan pişman olmayacağınızı, aksine "iyi ki yaşamışım" diyeceğiniz bir dönemi hatırlamanızın giriş kapısıdır. Flört dönemi, flört dönemi olarak kalmış ve sebebi her ne olursa olsun sonucunda muhatabınız ile romantik bir ilişkiye başlamamışsınızdır. Fakat başlarda üzüleceğiniz yahut kararsızlıktan/ belirsizlikten içinizi yiyip bitirecek olan bu sonuç, aslında hayatın güzelliklerinin anılarda saklı olduğunu fark etmenize yardımcı olacaktır. Siz, hoş muhabbet edebildiğiniz/edemediğiniz veya bu durumdan zevk aldığınız/almadığınız birisiyle vakit geçirdiniz. Artık neyi sevdiğinizi, nelerden hoşlanmadığınızı daha iyi biliyorsunuz. Ama en önemlisi de, yeni biriyle tanışmanın ve kendinizi birine tanıtmanın şerefini yaşadınız. Bas bas bağırıp duyurmak istediğiniz ama kimsenin ilgilenmediği bazı şeyleri paylaşabileceğiniz biri vardı. Dürüst olalım. Ona dürüst tarafınızı göstermek için can attınız, önemli olan onun duyup duymamasından öte sizin bunları paylaşabiliyor olmanızdı. Artık kim sokaklarda kendini dile getirebiliyor ki? İşiten kimse olmadıktan sonra, sizin varlığınız bir hiç gibi gelmiyordu size de? Oysa flört döneminde en saçma fikirlerinizi dile getirdiniz, bu fırsatı geri tepmediğiniz için artık tatmin olmuş bir şekilde hayatınıza geri dönebilirsiniz. Flört dönemi şimdilik bitmiştir.

Yine karmaşık sözcüğünün sözlük karşılığında yanına koyabileceğiniz bir yazı yazdım. Bu kadar karıştıracağımı bende tahmin etmiyordum, ancak bu konuda tatmin olduğumu söyleyebilirim. Eğer aklıma sonradan söylemek istediğim şeyler gelirse, bu yazıya devam yazısı da ekleyebilirim. Tabii, önce bu yazını anlaşılması gerekiyor sanırım. :)

Hepsinden önce, güzel flörtlü zamanlar yaşamanızı diliyorum! Hoşça kalın!

Yorumlar

  1. Benim flört dönemim direk sevgililik oldu.Eşim 10 ay tabiri caizse ki caiz 😀 peşimden koştu ancak benim en sinir olduğum erkek tipi bakan erkek olduğundan (bana bakan herkese bakar mantığımdır niyeyse 😀 ) inatla yüz vermedim.Daha sonrasinda 3 kere hakkini deneyince 3. De kabul etmeden havadan sudan başladık tanımaya ve apar topar sevgili olduk.Muhabbetimizde accayip koyudur.En sonunda uykusuz kalinca yeter artk uyuyalim deriz 😀 Flört elini tutmadan da kalbini tutabilmektir bence.Ve ayni anda onunda kalbine tünel kazıp inceden inceden sızmaktır 😄 ellerine saglik rorocum.Sayende bu yazinla da tanismis oldum 💕💕💕😚 kalbi kalbine deyecek biriyle karşılasman dilegimle 😘

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Flört elini tutmadan da kalbini tutabilmektir..." O kadar haklı ve doğru bir söz ki bu. Çok teşekkür ederim hem gönlümü bu güzel yorumunuzla açtığınız için, hem de samimi dilekleriniz için. :) Size de ömür boyu mutluluklar dilerim. Yavrunuzla birlikte aşkınız hep daim olsun. :)

      Sil

Yorum Gönder