Challenge #3'ün Sonucu

Başlığa aldanmayın demek istemiyorum ama birazcık da son zamanlarda yaptığım/yapamadığım şeylerden bahsetmek istiyorum.

Bir de şuna tıklayın.

  • Dün gece yurda taşındım. Daha doğrusu ara sıra eşyalarımı yerleştirip tekrar eve gidiyordum. Ancak dün gece son eşyalarımı getirip kaldım. Ayrıca bugün tekrar eve gidip akam geri geleceğim. Bunları yaparken canımdan can gidiyormuşçasına yorulmam, eziyet ve trafik çekmem ailemin umurunda filan değil. Gerçi benim de umurumda değil, çünkü birkaç hafta onları görmeyeceğim ve en azından son kez onları göreyim istedim. Ayrıca bugün misafirler geleceği için anneme yardım etmem gerekiyor.
  • Gece boyunca hiç uyuyamadım. Neden böyle oldu bende anlamadım. Ben bu yurtta bir yıl boyunca kalacağım. Daha okullar açılmadan bu kadar yorulmam yetmiyormuş ki, bir de okul beni yoracak. Üstüne üstlük bir de uykumu alamazsam, bilmiyorum ne yaparım. Zombi Roro olup çıkarım herhalde. Ya da kendi evime geri döner, işten çıkar ve hayatımı dağın başında yaşamaya mahkum olurum. Aslında kulağa daha az yorucu gelmeye başladı. Bir düşünsem mi acaba?
  • GEEK FESTİVAL AVRASYA kapsamında düzenlenecek olan Japon Matsuri ertelendi. Zaten bir gün için bir plan yaparım, sadece kendim için olsun isterim, o da bana çok görülür. Şikayetim kimseye değil, kendime. Bunları göz önünde bulundurup artık sadece kendime odaklansam, belki de gerçekleşme olasılıkları artar böylece. Emin değilim. Sadece ertelenmesine çok üzüldüm ve ne zaman olacağı belli olmadığı için kaçıracağıma eminim.
  • Üzgünüm, bu yazının güzel bir sonu yok.

Challenge #3'ün sonucuna gelirsek, ilk dört gün gayet ısrarla sürdürdüğüm ama aslında baştan kaybettiğim bir challenge'tı. Çünkü o gün çok yanlış bir karar verdim. Bunu sizde anladınız değil mi? Herkesin suskunluğunu koruması ve benim içten içe kendimi yemem ama yine de imkansıza para koyup her şey yolundaymış gibi davranmam bunu kanıtlıyor bence. O hatayı yapmayacaktım.

Yine de tüm suçu ona değil, kendi irademe ve istikrarsızlığıma atmayı yeğlerim. Çünkü kitap yerine light novel okumaya dönüş yapmanın nasıl bir döneklik olduğunu adım gibi bilip yine de görmezlikten geldim ve ikisi arasında hiçbir fark olmadığını kendime yineleyip durdum. Oysa öyle bir şey yok. Light novel okumak size kitabın tadını vermiyor, vermez de zaten. Bir kere elle tutulur bir şey değil bunlar, elime alıp da otobüste okuyayım? Ekrana ve internete bağlı olmaya bu kadar karşı olup kendimi yine onun kölesi yaptım ya, artık bundan daha kötü ne olabilir ki? Kendime, benliğime aykırı olan şeyleri bile bu kadar doğal ve olağan karşılamayı kimden öğrenmişim ben? Yok öyle bir şey. Bundan sonra prensiplerimden çıkmıyorum. Hele de aykırılık boyutunda olanlardan.

Sonuç olarak, light novel okumak bir zorunluluk haline dönüşmeye başlayınca okumayı bıraktım. Yürüyüşlere devam ettim. Galiba birkaç kilo da verdim. Yani galiba değil aslında, çarşamba günü tartıldığımda iki buçuk kilo verdiğimi gördüm zaten. Ama iki günde bu kadar kilo vermek beni biraz korkuttu. Sadece yürüyüşler yüzünden değil tabii, akşam yemeklerini bir süredir yemeyi unutuyorum. Eve gelince yemek yemek, sanki dışarı çıkınca yemek yemeden eve girmemek gibi bir şey oldu. Kısacası bir tercih, keyif düşkünlüğü ve zevk işi. Ve bunların hiçbirinin karşısında durmadığımı belirtmeliyim. Sadece artık hayattan ne zaman zevk alamadığımı merak etmeye başladım. Lezzetli bir  yemeğe hayır demek ve bunun olasılığını bile unutmak bana göre şeyler değil. Sanırım 20 yaşımdan sonra alışkanlıklarım ve kişiliğim değişmeye başlıyor. Oysa kişiliğimin değişeceğine hiç ihtimal vermezdim. 

Bayramları sadece ben mi sevmiyorum? Öpünce yanaklarımın ıslanmasından bir tek ben mi iğreniyorum? Herkesin "nasılsın" diye sorup cevabını almakla ilgilenmediği bu tür ortamlar bir tek beni mi geriyor? Bayramlık almaktan nefret eden ve normal kıyafetler giyince annesiyle arası bozulan sadece ben miyim? 

Belki de sadece benim. Ama bunu da önemsemiyorum. Bazen yalnız olmak da iyidir. Sanırım...

Challenge #3 başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

Yeniden yapılacaktır. Ama yakında değil.

Beni örnek almayın. Siz kendinize iyi bakın. Hoşça kalın!

Yorumlar

  1. Ben de bugun geldim antepe. Kitabıma aldığım zaman challange başlayacağım.
    Açık konuşmak gerekirse light novel ne demek bilmiyorum. :) Özellikle anime severler arasında sürekli konuşuluyor ama merak edip googleda bile aratmadım. ^^
    Ben bayramları sevmiyorum. Çünkü genelde yalnız oluyoruz biz bayramlarda ya. :(
    Yurtta kaldığım zaman ilk gün bende öyle olmuştum. Sonradan alışırsın merak etme. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkinci gün iyi uyudum. Cidden alışılıyormuş demek. :D light novel, çin işi romanlar diyebiliriz kısaca. İnternet üzerinden yayınlanıyor, en azından ben öyle biliyorum. Başka da bir şey bilmiyorum hakkında.
      Bayramlar cidden bir değişik oluyor. Kalabalık olsa bunalırım, yalnız olsam sıkılırım. Hiçbir şey yetmiyor bu insanoğluna. :)

      Sil
  2. Bayramının iyi geçmediğine üzüldüm...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bayram gibi geçmedi sadece, o kadar. Yani tatil olmadı ama o kadar da kötü sayılmazdı. En azından şu anda daha iyiyim. :)

      Sil

Yorum Gönder