CHALLENGE #1

"İnsanız, hepimiz hata yaparız." Elbette hata yapabiliriz, ancak asıl insan olduğumuz için bilerek hata yapmamamız gerekmez mi? Bazen bu tür sözlerin gerçekten neyi ima ettiğini anlamakta zorluk çekiyorum sanırım. Ya da ben yanlış anlıyorum. Olabilir, sonuçta "herkes hata yapar". Evet, belki her insanın hata yapma özgürlüğü vardır. Fakat çenesini tutma özgürlüğü de vardır. Ne yazık ki susmaktansa konuşmayı yeğleyen bir türüz (tür derken gerçekten de ne demek istediğimi bilmiyorum). Örneğin, birbirini tanıma esnasında sorulan ütopik sorulara "sallama" gibi bir yeteneğimiz var. Ama "ne kadarı tutar" hiç kimse bilmiyor. Bende işsiz, güçsüz ve hayatında heyecan arayan biri olarak "diyelim ki" diye başlayan sorulara bir cevap bulmak istiyorum. Ve bunu ispatlamak için kendime meydan okuyorum. Kendime okuyorum çünkü başkalarındansa kendi iradem beni daha çok alakadar ediyor. Başkaları da yaparsa eğer, dinlemekten zevk alırım. Ama temel olarak -kendime meydan okuyorum" fikrinden çıktığı için benim meydan okumalarım belki size fazla kolay ya da anlamsız gelebilir. O yüzden şimdilik "kendi çapımda" kalsın. Ama yapan olursa bana da çıtlatsın ki, neler yaşadığını dinlemeyi çok isterim. (Kimse yapmayacak, biliyorum.)

Bu kadar çok konuşup konuya gelememek alışkanlığım oldu. Ama sadece yazarken. Konuşurken genelde lafı uzatmadan, doğrudan doğruya sorarım her şeyi. Ya da bazen hiç sormam. İçimi kemirip durur oda.

Şimdi ben yaz tatili geldi çattı diyerek kendimi bilgisayara vermişim. İşte o film senin, bu dizi benim, animeler de hepimizin diyerek internette çılgın çılgın dolaşıp durmuşum. Ama toplasan bir dizi izledim, birkaç film, bir elin parmağını geçmeyecek kadar da anime. Şimdi bunun sebeplerini saysam çok uzayacak (çünkü yazdım ve çok uzun oldu. Sonra da uzunluğuna sebep sildim.). Doğrusu bana çok şey kattılar mı? Belki. Ne anlam yüklediğinize göre değişir. Ama şöyle bir şey var ki, internete bu kadar bağlandığımı daha önce hiç hatırlamıyorum. Gün içinde bir siteye iki kere girince, o günü iki defa yaşıyormuşum gibi geliyor. Bende çareyi bundan uzak durmakta buldum. Yani bir gün girmesem ne değişecek ki? "Diyelim ki, bir gün boyunca internetle alakanı kessen, nasıl olur?" Evet meydan okumam tamamen bunun üzerine. Ama doğrusu bir gün girmesem hiçbir halt olmayacağını bende biliyorum. Bu yüzden bu sayıyı üç güne çıkarttım. Hatta o da yetmedi, şöyle bir şey düşündüm. Bu fikir uzun zamandır aklımdaydı ama şimdiye nasip oldu. Çok da güzel oldu bence. 

Şimdi benim kitaplığımdaki sadece dört tane distopik dünyaların anlatıldığı kitap var. Ama aklımda iki tane daha kitap var ki, onları da daha sonraya bırakıyorum. Bu dört distopya konulu romanın ikisini okudum, ikisini okumadım. Bu üç günde, elimdeki dört distopik kitabı okumayı ve bu süreçte internetle olan bağlantımı kesmeye bir challenge/ meydan okuma adını vererek kendime kafa tutuyorum. Okuduğum kitapları tekrar neden okuyorum? Çünkü bu şekilde birbirleriyle karşılaştırmak daha kolay ve taze taze okumanın üzerine yapılacak bir karşılaştırma olacağı için daha sağlıklı olacağını düşünüyorum. Böylece tek kişilik bir okuma grubu ile yapılan distopik romanlar serisinin ilkine başlamış olacağım. Normal şartlar altında herhangi biri bana bu kitapları üç günde okuyabilir misin diye sorsa, üç dakikalık düşünmemin ardından "okurum tabii" derdim. Yine bana, üç gün boyunca internetsiz kalabilir misin diye sorsa. Bu sefer bir dakika bile düşünmeden "kalırım tabii" derdim. Ama karşımdaki kişi ne kadarına inanırdı bilmiyorum. Doğrusu ben ne kadar inanırdım, onu da bilmiyorum. İşte tam da bu yüzden iki tane zorlu görevi (Aman ne zorlu!) birleştirip aslında kendi içinde hem avantaj barındıran, hem de dezavantajı olan bir challenge yapıyorum. Bakalım sonuç nasıl olacak? Başarabilecek miyim? Yoksa çok mu iyimserim?

Kurallar

  1. Sadece internet geçerli. Yani televizyonu açıp önüme çıkan herhangi bir filmi izleyebileceğim ama bilgisayar yasaklı listesinde. Hem içerisinde barındıran anime arşivi yüzünden, hem de çok fazla tehlikeli bölge ve risk barındırıyor. Şimdi kulağa çok saçma geliyor ama "bilgisayara girebilirim, sadece internete giremem" lafı daha saçma bence. Hem insanın adapte olması için bazen sevdiklerini uzakta tutması gerekir.
  2. Telefonumun wifi'si ve hücresel verisi kapalı olacak. Yani whatsapp ile bağlantım da olmayacak ve kimseye haber vermeyi de düşünmüyorum. Önemliyse ararlar herhalde.
  3. Pazar gecesi 00.00'da başlayıp çarşamba gecesi aynı saatte bitecek. Tam üç gün. 
  4. Hiçbir kitaba pazar 00.00'dan önce başlamayacağım.
  5. Kitaplar
  • Cesur Yeni Dünya
  • 1984
  • Hayvan Çiftliği
  • Fahrenheit 451
Şimdilik aklıma başka bir şey gelmiyor. Gelirse altına not düşerim zaten. Öyleyse çarşambadan sonra görüşmek üzere hoşça kalın! 

Ve bana dua edin. Nedense şimdi tırsmaya başladım.

Yorumlar

  1. Aslında bayağ eğlenceli duruyor ama malesef dört tane distopya kitabım yok, sadece 1984 var, onu da okudum. Diğer kitapları ise almayı çok istiyorum. Belki internetten uzak kalmayı uygulayabilirdim ama önce bitirmem gereken yazıları bititmeliyim, yoksa içimde kalırlar, hayatta tamamlayamam, biliyorum. Bu arada hayatını canlandırmak için kendine görevler koyanlar olarak bir grup filan mı açsak ki? Neyse, bu gece başlayacaksın, iyi şanslar sana! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Süper olu bence. :) Aklımda birkaç tane daha böyle fikir var ve onları da katarak challenge serisi yapmayı düşünüyorum zamanla. Eğer senin de aklında böyle fikirler varsa ve elimden geliyorsa, uygulamayı çok isterim. Dediğin gibi, bir halka ya da grup şeklinde yapılırsa hem çok daha eğlenceli olur.
      Çok teşekkür ederim, umarım başarıyla tamamlarım. :)

      Sil
    2. Ben dalgasına demiştim ama güzel olur hakikatten, her türlü varım! Yalnız benim görevler, senin challengelar gibi yararlı şeyler olmuyor, sırf o can sıkıntısından kurtulmaya yarayan saçmasapan şeyler oluyor. Önce düzgün bir şeyler düşünmeliyim. :D

      Sil
    3. Ahaha :D Tamam bende biraz daha eğlenceli olacak bir şeyler düşünürüm bu üç günde. Bir liste yapıp sana gönderirim, üzerine kouşabiliriz böylece. :)

      Sil
    4. Olur tabii, iyi şanslar sana tekrardan ^^

      Sil
  2. Ara sıra uzaklaşmak iyidir ancak sende bir çeşit bağımlılık oluşmuş gibi anladım ben.
    Bu ara verme olayını 3 gün internetten uzak durayım yerine günlük hayatının bir parçası haline getirirsen daha iyi sonuçlar alacağını düşünüyorum.

    Mesela kısıtla kendini, bilgisayar/telefon başında 3 saatten fazla geçirme. O sınıra ulaşınca çık dolaş kitap oku 1-2 saat. Her şey ile bağlantıyı koparmakla eline bir şey geçmez.
    Hiç kullanmamaktansa bilinçli kullanmak çok daha yararlı olacaktır.

    Hadi iyi şanslar. Bu yorumu okuduğunda muhtemelen 3 gün geçmiş olacak ama olsun yazdık artık silmek olmaz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dün sana cevaben yorum yazmıştım ama bugün göremedim. Çok ilginç...
      İlk olarak yorum yaptığın için teşekkür ederim Shinku. :) (Adını söylemek çok hoşuma gidiyor, kulağa güzel geliyor.)
      Okul zamanında internette gönlümce takılamıyor olmak beni bu hallere getirdi. Yaz tatilinin gelmesiyle internet sarhoşu olmuştum ama artık doyuma ulaştım. Yani bir ara bağımlılık yaptığı doğru, fakat şu an için öyle olduğu söylenemez. Telefonla genelde de pek işim olmaz. Fakat bu challege'ı yapmamın amacı biraz farklılık olsun biraz çılgınlık, az biraz da irademi zorlamak olsun diyeydi. Ama üç günle irade mi zorlanır? Bir ay desen, belki evet. :)
      Okullar açılınca elveda sınırsız internet diyecektim zaten. Ama bu olayın yardımıyla artık bunu şimdi diyorum.

      Sil

Yorum Gönder