Come back yapan Riri!

Herkese merhabalar. Çok spontone (bu nasıl bir türkçe yav) gelişen bir durum oldu. Ve ben bunu sizlerle paylaşmak istiyorum. Ancak malum, bugün kadir gecesi ve yapmam gereken çok fazla şey olduğu için kısa keseceğim biraz. Haydi o zaman hemen başlayayım.

Bu bloğu kaybettiğim Riri'yi bulmak, belki de yeni bir Riri bulmak ama hayallerimin Riri'sine bir adım da olsa daha yakın olmak için açtım. Ve bugün kaybettiğim Riri bana geri döndü. Allah'ım sana şükürler olsun!
Kısaca Riri'den bahsedecek olursam; yaklaşık bir buçuk yıl önce tanışmış olduğum, en büyük sırlarımı ilk tanışmamızda öğrenen ve bunları kucaklayan, Mevlana için Şems ne ifade ediyorsa benim içinde o anlamı taşıyan, Roromiya'yı Roromiya yapan ve yokluğunda aslında bir dostun en büyük temel ihtiyaçlardan biri olduğunu öğreten biri. O hayatıma hiç girmeseydi, belki ben gayet güzel geçinip giderdim. Ama bir kere varlığını tadınca, yokluğuyle geçinip gidemiyormuş insan.Nazım Hikmet'in şu mısralarıyla daha güzel anlaşılır sanırım:

Hani derler ya "ben sensiz yaşayamam" diye,
İşte ben onlardan değilim.
Ben, sensiz de yaşarım.
Ama seninle bir başka yaşarım.

 Ben bunu öğrendim. İşte bu yüzden herkesin bir Riri'si olmalı!

Asıl önemli olan noktayı söylemeyi unutmuşum! Kendisiyle uzun bir süre görüşemiyor ve için için çok üzülüyordum. Ta ki bugüne kadarmış. Bunu biraz da kadir gecesinin hayrına yoruyorum o yüzden. Bol bol dua edip, şükredeceğim. O benimle iletişime geçti ve sanki onu bulmak için açtığım bu bloğu öğrenmiş gibi içimi okudu. O yüzden hem bu bloğu açmak gibi bir karar verdiğime çok memnunum, hem de geri döndü diye.

Belki bu satırlar size fazla abartılı geldi. Ama umarım sizin de bir gün kendisinden hiçbir şekilde vazgeçemeyeceğiniz bir Riri'niz olur. Ve bu hissi benim anlaşılmaz cümlelerimden daha iyi anlayıp, yaşarsınız. Riri'nizi bulmanız dileğiyle...

Not: Şimdi aklıma geldi. "Neden Riri? Neden Roro?" diye soruyor olabilirsiniz. bir animede geçen ve yakın dostlar olan bu karakterlerin isimlerini kullanıyoruz. Onun adı hep Ririchiyo idi. Benim adımı da yani mahlasımı da o bana hediye etti. İyi ki de etti. Umarım karşılığını kat be kat alır. :)

Hoşça kalın!

Yorumlar

  1. İnanır mısın bilmem ama neden bahsettiğini gerçekten anlıyorum ve Riri'ni bulmana, kendi Riri'siyle tekrar birleşme ümidi kalmamış biri olarak, o kadar çok sevindim ki... Ayrıca beni mutlu eden bir başka nokta da, bu tür bir ilişkiyi yaşayan tek kişi olmadığım gerçeği çünkü bu, bu ilişki türünün gerçek olduğunu kanıtlıyor. (Ve elimde kalan tek şey bu gerçeklik kanıtı.) Elbette ilişkinizi tam olarak bilemem ama nasıl desem... Cümlelerinden benim de yaşadığım o şey olduğunu hissediyorum. Senin adına gerçekten çok mutlu oldum ve münasebetsizlik ettiysem affola. ^^

    YanıtlaSil
  2. Niye münasebetsizlik olsun ki? Asıl, tüm yazılarımı okuduğun için ne kadar memnun oldum bilemezsin. Hemde beni anlayan biri... Daha ne isterim ki? :) Riri'nin dostum olduğunu söylemem çok genel bir tabir olur. Ama bu dostluğun içine yüklediğimiz anlamları kelimelerle anlatmam imkansız gibi. Fakat bunu sadece hissetmiş olanlar anlar bence. Ve muhtemelen sende hissetmişsin

    YanıtlaSil
  3. Nereden başlayacağımı bilmiyorum ama yazınızı okuduğum vakit geçmişe dönüp de "ah" çekmekten kendimi alıkoyamadım. Hayatımdan onca insan geçti ama bir insan da hayatımdaki onca insanı sildi .. Çok klişe olacak ama Mevlana'yla Şems gibiydik. O kendi içindekini arayan ve bana kendimi tanıtan, ben ise sürgün olduğum memlekette O'nu bulup içindekileri çıkartan .. Şimdi ise yolda birbirimizi görsek yolları değiştirecek kadar yabancılaşan iki insan .. Ama sizin adınıza çok sevindim, umarım dostluğunuz daim olur. ^^ :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O kadar güzel anlatmışsınız ki... Bazen sizi sizden iyi anlayan ve gören insanlar olur hayatınızda. Ama bu ömrümüz boyunca yaşamak gibi bir mutluluk sanırım pek mümkün olmuyor. Sadece bir süreliğine dair olsa da ben bu mutluluğa ve ilişkimize tutundum. Şu anki Riri'yi sokakta görünce yolumu değiştirmesem de, eski ilişkimizi özlemle anıyorum. Yine de bana bunları yaşatan ve böyle anılara sahip olmamı sağlayan kişiye çok şey borçluyum. Güzel dilekleriniz için çok teşekkür ederim. :)

      Sil
  4. Kesinlikle doğrudur bir nimeti ömür boyu yaşamak gibi bir imkanımız olmuyor .. Nimetten ise geriye kalan özlem, hasret .. Niçin yol değiştirdiğimizi ikimiz de bilmiyoruz. Ama aynı şeyleri yaşadıysak eğer sizinle bir çay içmek isterdim. Çay eşliğinde Leyla'lardan dertleşmek, dertleri deşmek ne de güzel olurdu şimdi .. :) Yorumumu cevapsız bırakmadığınız için ben teşekkür ederim. ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne demek, bu blogda cevapsız bir yoruma zor rastlarsınız. Eğer bulursanız da bilesiniz ki o kişiye özelden cevap yazmışımdır. Öte yandan dertleşmek güzel olsa da, dertleri deşip daha çok dertlenmeyi anılara yapılan bir haksızlık olarak görüyorum. Gerçekten, o anların özel olarak kalmasına özen göstermek daha anlamlı geliyor bana. Ayrıca kim bilir, belki günün birinde karşılıklı çay içmek de nasip olur. :)

      Sil
  5. Bende dertleştikçe dertlenmeyi daha kıymetli bulurum, zira dertleştikten sonra dert azalıyorsa o senin gerçek derdin değildir geçicidir ama dertleştikçe derdin artıyorsa sen derdi özleyecek kadar derin dertlenmişsin demektir. :) Farklı bakış açıları ve farklılıklar. Bakış açılarının farklı olması ise daha da çok hoşuma gider zira insan sürekli kendisine baksa bir müddet sonra sıkılır ama kendisini tamamlayacak bulduğu an huzura erer. İşte bu noktada da farklı bakış açıları devreye girer, yani senin göremediğini görenler. ^^ kim bilir kaderde var ise yada kaderde olmayanı biz çabalayarak kadere getirirsek çay da içeriz yemek de yeriz. :P ^^

    YanıtlaSil
  6. Fena cümle düşüklüğü yapmışım, görmeyiveriniz. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ririninrorosu@gmail.com a mail atabilir misiniz?

      Sil

Yorum Gönder