23 Mayıs 2017 Salı

İyi Ki Var!

Yine ders çalışmaktan kaçtığım bir yerdeyim, bloğumdayım.

Burayı seviyorum. Filmlerde başrollerin düşünmek için gittiği harika manzaralı yerleri hatırlatıyor bana. Üzgün olduğumda, düşünmek istediğimde, iş yapmaya üşendiğim zaman kaçtığım bir yer. Ama aynı zamanda kaçarken motivasyonumu da şarj eden bir yer. İyi ki blog açmışım.

Bir de, iyi ki benim insanlarım var. Mesela kız kardeşim. Mesela Urfalım. Mesela Hemşehirlim. Mesela Samsunlum. Mesela Vartolum. İyi ki bunlar yetmezmiş gibi, başka insanlarım da var.

Ama bir şeylere "iyi ki var" demek, onları benden uzaklaştırmaz umarım. Bazen kendi nazarımı kendime değdireceğime çok inanırım. Ha bir de, şehirler ne güzel şeyler. Farklı farklı ve uzaklı yakınlı. İyi ki insan dışında da aktörler var. Mekan ve zaman gibi. Olay ve durum gibi.

Bir de mutlu sonlar var. En güzelleri onlar sanırım. İmkansızı mükemmele dönüştüren ve insanları mutlu ederken ağlatanlar. Mutluluk gözyaşı diye bir şeyin varlığını kanıtlayanlar. Ben hiç gerçek hayatta mutluluk gözyaşı dökmedim. Yalnızca filmlerin sonunda döktüm mesela. O zaman iyi ki filmler de var.

Bir de bağımlılık var. Çikolataya olduğum gibi. İnsanlara olmadığım gibi. Ama en çok aşka olduğum gibi. Aşka saygı duymak var. Çikolataya ve insanlara olmadığım gibi, var. Ama aşk dediğin nedir ki? Başarı, huzur, bir kahve ve hayal... Ama iyi ki o da var.

Bir de hayal doğurtanlar var. İşte onlar en sevilesi olanlar. Onlar ki beni kendilerine hayran edenler. Onlar ki bana hem dostluğu, hem mutlu sonları, hem de bağımlılığı öğrettiler. Onlar ki, beni kendilerine bağımlı hale getirdiler. Onlar ki, bana hayatta iken hayal doğurmayı öğrettiler.



19 Mayıs 2017 Cuma

Aşk, Ölüm ve Diğer Önemsiz Şeyler Üzerine...

Geçen gün kız kardeşim bana "Sen aşık olamazsın," dedi.

Ben de "Biliyorum," dedim.

Biliyorum ama bilmek istemezdim aslında. Bilmiyormuş gibi yaşamak isterdim. Bazı şeyleri bilmek hayatı sıkıcı hale getiriyor.

Kendimi hep 16-17 yaşımdaymış gibi hissediyorum. Hala ağlamaya ihtiyacım var. Hala kahkaha atmaya ihtiyacım var. Ve hala ikisini bir arada yapmaya ihtiyacım var. Genç olmaya, heyecan duymaya, çılgınca düşünmeye ve istediğim gibi hareket etmeye... Hala hayatımın son günüymüş gibi insanlara onları sevmediği ve onlarsız yapamayacağımı söylemeye ihtiyacım var. Hala bunlara ihtiyacım var.


14 Mayıs 2017 Pazar

CHALLENGE #11: Bozuk Düzenim Elden Gidiyor!

Bir kez daha ben merkezli bir yazıya hoş geldiniz. Bu sefer neyden şikayet edeceğim? Ne diye sitem edeceğim? Ya da kimi yerden yere vuracağım?

Bu sefer, birçok sefer olduğu gibi, kendimi yerden yere vurmak istiyordum aslında. Ama bu iktidarsız hâllerim beni benden alıp sinirlerimi iyice tepeme çıkardığı için kendime meydan okumak ve bir önceki yazımda bahsettiğim ben doğurmak amacıyla harekete geçmeyi daha yerinde gördüm. Bugün belki de şu ana kadar yaptığım en basit meydan okumayı yapacağım kendime. Ancak bünyem uzun zamandır kendine meydan okumayıp doğal yaşama alanında bedenini ve zihnini akışa bıraktığı için zorlanacaktır. Fakat asıl amacım her daim iradeyi istikrara bağlamak olduğu için kendime iltimas geçtiğim düşünülmesin. Sıradan özellikleri sabit ama uygulaması zor bir döneme denk gelen bir meydan okuma bu sadece.

İrade, istikrar, basit dedim. Peki bu sefer ne yapmayı düşünüyorum?

12 Mayıs 2017 Cuma

Bir Hayal Doğurmak



İlk defa bir şey yaptım. Ne yazacağımı düşündüm ve bulamadım. Ama yine de bir başlık seçtim kendime.

Ne yazacağımı düşünüp bulamamak yeni bir şey değil benim için. Ama başlık seçmek yeni. Yeni ama yinelenebilir.

Yeni bir ben doğurmanın vakti geldi. Mayısın bugünü baharı getirdiğini ve bu istikrarı sağlayacağına dair bir teminat imzaladı. Bu bahar, her yıl olduğu gibi yenilenmiş bir ben doğurmayacağım. Bu bahar, yinelenmekten uzak bir ben doğuracağım. İçimde ne varsa önce dökmek, sonra gözümün arkada kaldığı konuları bir bir toplayacağım. Bu bahar, başka bir bahar olmayacak belki. Fakat ben onu başkalaştıracağım. Hayatımın döngüsü bu zaten. Süresiz restorasyon, challenge'lı ve iç dökmeli her yazımda yaptığım gibi bu baharı da bu döngüye dahil ediyorum. Bir bahar, ancak bir ömürlük olabilir zaten.